Kategori : Güncel

Ölülerin Rahminden Doğmak!!!

Ölülerin Rahminden Doğmak!!!

Aşağıda okuyacaklarınız, Guta’da görev yapan bir cerrahın yazdığı mektuptur.(Bu mektubu, bir akademisyen ya da bir köşe yazarı olarak değil, sâdece ve sâdece insan olmanın verdiği sorumlulukla paylaşıyorum.) Yirmi yıldan uzun süredir neşterim arkadaşım oldu. Ben işimi yaparken, sessizce parmaklarımın arasında oynardı. Her günün sonunda ona fısıldarım: Çok iyi iş çıkardın,

 28 Şubat Zalimleri ve Doğu Guta katliamcıları lanetlendi.

28 Şubat Zalimleri ve Doğu Guta katliamcıları lanetlendi.

“…Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!” (Bakara: 165) İki gün önce yine bir 28 Şubat tarihi geçti. Türkiye’nin üzerine bir karabasan gibi çullanan darbenin yıldönümüydü. O meş’um 28 Şubat’ın üzerinden 21 yıl geçti. Bu 21 yılda, başörtülü kızların saçlarından

Gençlere not: Biz bu değiliz

Gençlere not: Biz bu değiliz

Öyle şeyler yaşıyoruz ki, bazen ‘biz ne hale geldik?’ diye sorası geliyor insanın. Şaşırıyoruz, çünkü biz, yani bu millet, böyle değildi. Bu milletin tarihini bilmesek, geçmişte yaptıklarını bilmesek, bugün yaşananlara, yapılanlara hayret etmeyeceğiz. Lakin geçmişi biliyoruz ve

Büyük Mevzulara Küçük Dokunuşlar

Büyük Mevzulara Küçük Dokunuşlar

Kader meselesini, Emevi Saltanatı iktidarını meşrulaştırmak için istimal etmiştir. Kur’an’ın açtığı yol; objektif, güvenilir herkes içindir. Tarikatin açtığı yol ise subjektif uçurum tek kişiliktir. Kur’an ve sahih hadisin otoritesini teslim almak için kökeni Hint ve Yunana dayanan tasavvuf/ tarikat kendini ayet ve hadislere batini yorum icat ederek

28 Şubat ve 15 Temmuz aynı cephedir: Hedef dün Erbakan’dı, bugün Erdoğan

28 Şubat ve 15 Temmuz aynı cephedir: Hedef dün Erbakan’dı, bugün Erdoğan

28 Şubat müdahalesi, Türkiye’ye yönelik çokuluslu müdahaleler zincirinin en temel değişimiydi. Çünkü 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a uzanan bir bağ, silsile, bir yöntem birliği vardı. Çünkü 28 Şubat bir milleti durdurmanın ötesinde zihinlerini karıştırma, genetiğini bozma, değerlerini

Aliya İzzetbegoviç'in Türklere Mektubu!

Aliya İzzetbegoviç'in Türklere Mektubu!

Ben Aliya. Aliya izzetbegoviç. Bosna-Hersek'in cumhurbaşkanıyım. Sizi Devlet-i Aliyye'nin en güzel şehirlerinden birinden, Bosna Sarayı'ndan, sizin daha sık kullandığınız haliyle Saraybosna'dan selamlıyorum. Bu kısacık sohbetimizde, parçası olduğumuz Avrupa'dan, Avrupa'nın ve Batı'nın aslında ne olduğuna dair bazı tecrübelerimden

Kurtuluş İslamda (mıdır?)

Kurtuluş İslamda (mıdır?)

Din ile bir türlü, sağlıklı ilişki kuramamış bir arkadaş sormuştu ‘‘İslam, mademki kurtuluş dini, neden o zaman dünyanın savaş ve kargaşa olan yerleri hep Müslümanların ülkeleri’’ sorusunu. Elbette bu soruya İslam’ın da, bizim de verecek cevaplarımız vardı. Acı olan taraf şu ki bu arkadaşa verilecek

“siz bir şeyi savunmayın ulan”

“siz bir şeyi savunmayın ulan”

Dinimizle, dini duygularımızla fütursuzca, insafsızca, vicdansızca oynuyorlar. Güya birisi âlim, güya diğeri de şeyh efendi. Birinin adı Cübbeli bilmem kim, diğerinin adı Nurullah bilmem ne. Mahalle kahveleri şöyle dursun, mahalle karılarının performansını aratmayacak bir

"Veli"miz kim?

Mâide Suresi 51. Ayet: Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridirler. Sizden her kim onları veli edinirse (bilin ki) şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez. Ayette geçen "Veli" kelimesinin

“Küfür ehli İslam’dan intikamını tasavvufla almıştır.”

“Küfür ehli İslam’dan intikamını tasavvufla almıştır.”

Doğru bir değerlendirme yapabilmek için tasavvufu doğru konumlandırmak, doğru anlamak gerekir. Tasavvuf temelde İslami bir disiplin olup sonradan kaynağımdan saptırılan bir anlayış mıdır, yoksa İslam’ın dışında, kendine has inanç, ibadet ve ahlak anlayışı olan

Sanal Medya Sarmalında Gençlik

Sanal Medya Sarmalında Gençlik

Öyle hayati bir sorun düşünün ki, sorundan herkes şikâyetçi. Fakat yediden yetmişe her yaştan insan şikayetçi olduğu sorunun sarmalında yaşıyor. Bu sarmal sanal medya sarmalıdır. Tekniğin gelişimine paralel olarak anlayışlar, hayat biçimi ve

'Bu Fitne Ateşidir'

'Bu Fitne Ateşidir'

"Mustafa İslamoğlu’na yapılan itham ve iftiraların sonu gelmiyor. Özellikle bazı kesimlerin bunu ahlak(sızlık) haline getirmesi ve her toplumsal ve siyasal olay sonrası geçmişte yaptığı derslerinden, konferanslarından ve televizyon