Göçmen ve Müslüman düşmanı “beyaz ırkçı” terör

Göçmen ve Müslüman düşmanı “beyaz ırkçı” terör


Göçmen ve Müslüman düşmanı “beyaz ırkçı” terör 

 

 

Yeni Zelanda’da terörist Brenton Tarrant, cumartesi günü mahkemeye çıkarıldı.

Al Noor ve Linwood camilerine, cuma namazı sırasında düzenlediği silahlı saldırılardan ötürü elleri kelepçeli duruşma salonuna getirilen Tarrant’ın gülümsemesi dikkat çekiyor.

Tarrant, duruşmada, “beyaz ırkın” üstünlüğünü savunan bir el işareti yapıyor. Mahkeme kararında, bir sonraki duruşma tarihi olan 5 Nisan’a kadar tutuklu kalmasına karar verildi.

Yeni Zelanda’da yaşanan olayla da görüldüğü gibi mülteciler, göçmenler, Asya ve Afrikalılar için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Orta Doğu’dan, Afrika’dan, Asya’dan ve Latin Amerika’dan Batı’ya gelen göçmenlerin yaşadığı sorunlar hiç bitmeyecek gibi görülüyor. Bu kez karşımıza “beyaz terör” manifestosu çıktı.

Fukuyama’nın Tarihin Sonu, Henry Kissenger’in Yeni Dünya Düzeni, Hungtington’un Medeniyetler Çatışması, ABD’de ise Neoconlar’ın Tanrı’yı kıyamete zorlama teziyle beraber yakın zamanda yaşananlar bir savaşın eşiğinde değil tam da içinde olduğumuzu göstermektedir.

Avustralya’nın Queensland eyaletinden ırkçı bağımsız senatör Fraser Anning’in, cami saldırısının hemen ardından “Yeni Zelanda sokaklarında bugün kan dökülmesinin gerçek nedeni, her şeyden önce Müslüman fanatiklerin Yeni Zelanda’ya göç etmesine izin veren göçmen programıdır” sözünde, son 15 yıldır Batı dünyasında körüklenen ırkçı, yabancı ve göçmen politikalarının bir akıl tarafından yürütüldüğünü görüyoruz.

California Eyalet Üniversitesi’nden Nefret ve Ekstremizm Araştırmaları Merkezi’nin direktörü Brian Levin, “Beyaz milliyetçilik ve aşırı sağcı ekstremizm, ABD’nin yüz yüze kaldığı bir tehdit ve aslında tüm dünya çapında bir fenomen. Demografik değişimden korkuyorlar. Bu nedenle ‘beyaz soykırımı’ kavramını kullanıyorlar” diyor. 

“Beyaz soykırımı” fikrinin ilk ABD’de çıktığı ve Fransız yazar Renaud Camus aracılığıyla Avrupa’ya yayıldığı belirtiliyor. Nitekim Tarrant da manifestosuna Camus’nun 2011 tarihli “Büyük Yer Değiştirme” kitabının adını vermiş. Irkçıların özellikle göç karşıtı popülist liderlerin giderek daha fazla oy almasıyla kendilerine artan bir yer bulduğu konuşuluyor.

Manifesto ve saldırı öncesinde Türkiye dahil bazı Avrupa ve Asya ülkelerine yaptığı seyahatler, aşırı sağcı gruplarla irtibatları dikkatle yorumlanmalı. 

Manifestosunda Tarrant, İngiltere’de 2017’de Müslümanlara yönelik saldırı düzenleyen Darren Osborne’dan ilham aldığını söylemiş.

Terörist kendisini Hristiyan bir savaşçı olarak görürken hedefine göçmenleri, Asyalı ve Doğulu toplumları, dinleri tolere eden herkesi yerleştirmiş.

Beyaz ırkçı teröristin, manifestosunda, hedefinde göçmen çocuğu ve Hıristiyan olan Almanya Başbakanı Merkel de var.

Manifestoda şu kısımlar dikkat çekiyor:

“İnsansız hava araçlarına aseton peroksit (TATP) bağlayarak, motosikletlere, Patlayarak Oluşan Nüfuz Edici (EFP) yerleştirerek, çimento kamyonlarıyla baskın düzenleyerek…” 

“Bu hainlere hak ettiği ödülü verecek her yöntem mubahtır ve teşvik edilmelidir. İrade varsa yol bulunur.”

“Listenin başında anti beyaz, anti Alman her şeyin anası Merkel var. Onun kadar Avrupa’ya zarar veren ve Avrupa’yı kendi halkından ırksal olarak temizleyen az bulunur.”

“Erdoğan da insanımızın en eski düşmanının ve Avrupa’daki en büyük İslamcı gruplardan birinin lideridir. Bu savaş ağası, şu sıra Avrupa’yı işgal etmiş durumdaki etnik askerlerini ziyaret ederken kanının son damlasını vermeli. Ölümü halihazırda topraklarımızı işgal etmiş Türk istilacılar ile etnik Avrupa halkları arasında yarılmaya yol açarken aynı zamanda Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu zayıflatacak, Rusya’nın baş düşmanlarından birini ortadan kaldıracak ve NATO’yu istikrarsızlaştırıp parçalayacak.”

“Bunu yazarken Londra Belediye Başkanı olan Sadiq Khan, Britanya adalarında Britanya halkının etnik olarak yerinin alınmasının ve haklarından mahrum edilmesinin en açık işareti. Bu Pakistanlı Müslüman istilacı şimdi Londra insanlarının temsilcisi olarak oturuyor. Londinium (Antik Londra), Britanya adalarının tam kalbi. Beyazların yeniden doğuşunun bu istilacıyı ortadan kaldırmaktan daha iyi bir işareti olabilir mi?”

GÖÇMENLER İÇİN BUGÜN AVRUPA’NIN 

CİDDİ BİR GÜVENLİK SORUNU VAR

Tarrant’ın, Aralık 2016’da Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve Bosna Hersek gibi Balkan ülkelerine seyahat ettiği belirlendi. 

9-15 Kasım 2018 tarihlerinde Bulgaristan’da olduğu tespit edilen Tarrant, burada Osmanlı güçleriyle Hıristiyan güçlerinin karşı karşıya geldiği savaşlara ilişkin yerleri ziyaret etmiş. Tarrant’ın buradan Romanya’ya, ardından da Macaristan’a geçtiği belirtiliyor. Aşırı sağcı terörist, yazdığı manifestoda Hıristiyan-Batı kültürünün en büyük düşmanlarından biri olarak Osmanlı İmparatorluğu’nu gördüğünü yazmış.

Avrupa da göçmen düşmanlığının her geçen gün körüklendiğine şahid oluyoruz.

Belçika İstihbarat Servisi (VSSE), Batı Avrupa’da aşırı sağın şekil değiştirmeye başladığını ve bazı aşırı sağcı grup liderlerinin “militanlarına atış eğitimi almaları, yasal ya da yasa dışı yollardan silah edinmeleri çağrısında bulunduğunu” belirtti.

Cuma günü yeni Zelanda olayının ardından İngiltere’nin Londra şehrinde bir grup, cami önünde Müslümanlara saldırı gerçekleştirildi.

Cumartesi günü Almanya’nın Düsseldorf yakınındaki Mettmann şehrinde üniformalı Nazilerin şehir merkezinde askeri yürüyüş içinde ırkçı sloganlarla Müslümanları ve yabancıları hedef alması çok düşündürücü bir durum. Göçmenler için bugün Avrupa’nın ciddi bir güvenlik sorunu var.

Siyasi ihtirasların, insan hayatı karşısında hiçbir değerinin olmadığı zor zamanlardayız… Akıl, adalet ve merhamete önce kendi içimizde çok ama çok ihtiyacımız var. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp