GKB MSB’YE

GKB MSB’YE


GKB MSB’YE

 

 

Erdoğan haberi NATO toplantısında vermişti: Genelkurmay Milli Savunma Bakanlığına bağlanıyordu. Aslında idari bakımdan Savunma Bakanlığına bağlanıyor. Ama Başkomutanlık sıfatı ile TSK yine sonuçta, bir biçimde doğrudan Cumhurbaşkanına da bağlı olacak. YAŞ ve MGK’da da önemli düzenlemeler sözkonusu.

Daha birçok kurumda köklü değişiklikler kapıda. Bu tam anlamı ile Cumhuriyetin yeni bir evresine işaret ediyor.. Bu evre 2023’e kadar sürecek. Kemalistlere tavsiyem sabırlı olsunlar ve alışmaya çalışsınlar. Hem zaten “İnkılabcı” değiller mi idi. İnkılaba az kaldı! Bu değişim tarihin dayattığı bir zorunluluktur. Bu coğrafyanın ve yeniden şekillenen dünyanın dayattığı bir zorunluluktur. AK Parti değişimin lokomotifi değil, zamanın ruhuna uygun hareket etmeye çalıştığı için bu tarihi yönelişin sözcüsü oldu. AK Parti tarihin akış yönünde hareket ediyor. CHP bu akışı karşı direniyor.

Irmak yatağını arıyor.

Cumhuriyet Tanzimat’la başlayan sürecin sonucunda ortaya çıkan bir durum. “Türkiye”den önce daha 1919’larda Anadolu’da başkanlıkla yönetilen, konfederatif bir Cumhuriyet denemesi var. 

Cumhuriyeti yeni bir başlangıç olarak kabul edersek, kesinlikle 1946-1950 süreci Cumhuriyetin 2. Evresidir. Bugün ise, başkanlık sistemi ile 2018-2023 3. Evreye işaret ediyor.

Cumhuriyeti biz icad etmedik. Batıdan aldık. Fransa’da 1. Cumhuriyet de var, 2., 3., 4., 5. Cumhuriyet de. Fransa 6’ncısını tartışıyor. Almanya’da da Cumhuriyetler var. Fransa’da 5 Ekim 1958’de 5. Cumhuriyet Anayasası ilan edildi. Fransızlar buna Beşinci Cumhuriyet diyorlar.

Almanya’da önce Weimar Cumhuriyeti (1918-1933) vardı. Sonra 2. Cumhuriyet olarak Bonn Cumhuriyeti, Federal Cumhuriyet (1949) kuruldu.. Duvar yıkıldı. Başkent Berlin’e taşındı 3. Cumhuriyete Federal Cumhuriyet adı verildi.

Bizde ilk “2. Cumhuriyet” ifadesini CHP’liler kullandı. 29 Ekim 1961’de, Ankara’da Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklar gökyüzüne sis bulutu şeklinde 2. Cumhuriyet yazdılar. Hayat Mecmuası da bu fotoğrafı iftiharla kapağına basıp altına şunları yazdı: “Üstte kahraman hava kuvvetlerimize mensup uçakların Türk göklerine yazdığı ‘2. Türkiye Cumhuriyeti’ ibaresi görülmektedir. Bu heyecan verici tabloyu Hava Kuvvetleri Kumandanlığı´nın özel fotoğrafçıları çekmiştir.” 

İlhan Kesici’yi bilen bilir. Fikirlerine katılırsınız, katılmazsınız, beyefendi biridir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kutlayan bir tweet attı, kızılca kıyamet koptu.

Kesici ne demişti: Cumhuriyetimizin 3. Dönemi 09.07.2018 tarihi itibariyle Sayın Devlet Başkanı-Cumhurbaşkanımızın TBMM’de yemin etmesiyle başlamış bulunmaktadır. Allah vatanımız, devletimiz, milletimiz ve halkımız için hayırlı uğurlu etsin. Devletimiz ve Cumhuriyetimiz ilelebed payidar olsun.

Mesela, CHP’nin 4 evresi var. Siz 3 deyin, başkası 5 desin. Ne var bunda.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay bir gazetecinin sorusu üzerine, “Bizim Cumhurbaşkanı’nın kutlanmasına bir itirazımız olamaz. Yemin törenine biz de katıldık. Sayın Kesici’nin mesajında bizim kabul edemediğimiz şey 3. Dönem vurgusudur. Biz parti olarak Cumhuriyeti asla numaralandırmayız, numaralandırılmasına da her zaman karşı olduk. Yoksa kutlamak elbette herkesin hakkıdır” diyor.

Engin Altay “dönem” açıklamasından tatmin olmamış. “Fark etmez. Cumhuriyet numaralandırılamaz” diyor. Patent CHP’de. O hâlâ “Cumhuriyet Merkez Bankası gibi “Cumhuriyet Halk Partisi”..  

2. Cumhuriyet tanımı daha önce tartışıldı. Mehmet Altan’ın bu konuda bir de kitabı var. Bu konuda yapılan tartışmalar, makaleler var. Altan’a göre bu durum ‘Kemalist bir cumhuriyetten Demokratik bir cumhuriyete geçme” durumunu ifade ediyor. İnternete, “İkinci Cumhuriyet” yazın bakın kaç on milyon doküman gelecek. Her kesimden birçok kişinin konuştuğu ve yazdığı bir konuda biri çıkıp 3. Dönemden söz ediyor, birileri ayağa kalkıyor. 

 Soldan Oya Baydar da yazdı bu konuyu. Bu olabilir dedi. Ona göre bu reaksiyon devleti ve rejimi kutsamaktan kaynaklanan bir durum. Öyle ya “CHP’nin Cumhuriyeti” “Değişmez, değiştirilemez ilkeler ve düzenlemeler”den oluşuyor.

Tek parti döneminde bir emrivaki şeklinde dayatılan kavramlar ve kurumlar yeniden tanımlanacak. Anayasa yeniden değişecek. Başlangıç bölümü, and, hepsi değişecek. “Değiştirilmesi teklif dahi edilemez, değiştirilemez” maddesi değiştirilemez değil. CHP’nin imtiyazlı durumu da değişecek.

Adına “Kemalizm” dedikleri, dinleştirdikleri resmi ideolojileri 19.YY sonunda, savaş yıllarında, kapitalizm, komünizm ve faşizmin gölgesinde şekillenen kavram ve kurumlarla 21. YY açıklamak mümkün değil. Hepsi değişecek, CHP istemese de. Kendileri de değişecek. Halkla inatlaşılmaz. Halka rağmen bir Demokrasi, halka rağmen bir Cumhuriyet olmaz, olamaz.

1., 2., 3., 5. Cumhuriyet de olabilir. Bütün bunlar Cumhuriyetin kendi içinde evrimini ifade ediyor. Kaldı ki, Kesici bir “dönem”den söz ediyor. Buna karşı çıkmak, akla, mantığa aykırı. AK Parti’nin de çıraklık, kalfalık, ustalık dönemi yok mu?

CHP’nin asıl meselesi, tekamüle karşı çıkmasıdır. Gelişmeye karşı direniyor. Oysa bu halk genel olarak İslam’dır ve İslam Peygamberi, “iki günü birbirine eş olan aldanmıştır” diyor. Bize “muhafazakar” diyenler, kendileri artık Türkiye’nin en “muhafazakar” partisidirler. İlerlemeye karşı çıktıkları için de “gerici”dirler.

CHP de bu yeniliklere alışacak, ayak uyduracak, bağırsa da, çağırsa da, yorulacak ve susacak. O da öğrenecek Milli İrade ile inatlaşılmaz. Halka vekalet etmek istiyorsan halkın sesine kulak vereceksin. Halkın veli-i nimetin olduğunu bileceksin.

Artık MGK da yeniden tanımlanacak. MGK’nın başkanı kimdi? Cumhurbaşkanı.. MGK hükümete tavsiyede bulunurdu değil mi? Artık hükümet yok. Kime neyi tavsiye edeceksin. MGK’nın bir “Kırmızı kitab”ı vardı, hani şu “Milli Siyaset Belgesi”. Her şey yeniden düzenlenecek.. Düne dair ne varsa dünde kaldı, mazi oldu.

Bu değişim biraz zaman alacak. Zaman dar, kadrolar oluşturulurken yine aceleye geliyor. Mevzuat oluşturulurken de sıkıntılar var. Bana kalırsa yerel seçimlerden hemen sonra Bakanlar Kurulu da, üst bürokrasi de getirilen düzenlemeler de yeniden gözden geçirilecek ve revize edilecek. İnşallah kural koyarken, adam getirirken aceleye getirilmez. Elbette geç de kalmamak gerek. Kifayetsiz muhterisler konusunda aman dikkat.. Selâm ve dua ile..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp