“Gel bakalım Muharrem!”

“Gel bakalım Muharrem!”


“Gel bakalım Muharrem!”

 

 

Bu iş böyle yapılmaz mirim. Milleti balık hafızalı zannederseniz, sadece kendinizi kandırırsınız…

Çünkü genel başkanınıza söylediklerinizi net olarak hatırlıyoruz…

Unutur gibi olunca da internetteki görüntülerinize bakıyoruz…

“Yenildin de yenildin, yenildin de yenildin!”

“Cumhurbaşkanlığına aday olmayacaksan genel başkanlık koltuğunu boşalt!”

Aday gösterilince de tuttunuz, “Cumhurbaşkanının partili olmamasını hep savundunuz, ben de bu sözlerinize hep katıldım” deyiverdiniz…

Sahi ne zaman katıldınız?

Din kardeşiyiz Muharrem Bey, rica ederim bu kadar desteksiz atmayın!

Demagoji yapmayın!..

Demagoji ya da mugalâta, kemikleşmiş CHP seçmenlerinden başkasını etkilemez… 

Kendi fasit dairenizin dışına çıkamazsınız…

O dairenin dışına çıkamazsanız, seçilemezsiniz!

Şu sizinkilere de söyleyin, bari seçim sürecinde gevezelik etmesinler! Benim bile “zeki” sandığım CHP milletvekillerinden Tuncay Özkan öyle bir hayal kurdu ki, “zeki” sanmakla yanıldığımı düşünmeye başladım.

Güya ki, Avrasya Tüneli’niBülent Ecevit yapmış!

Sanırım şaka!..

Çünkü o yapmadı. Övünmeyi hiç sevmem, ama Sayın Özkan’ın bu beyanı beni fena halde tahrik etmiş bulunuyor.

Artık gerçeği tüm çıplaklığıyla kamuoyuna açıklamak zorundayım: Avrasya Tüneli’ni ben yaptım!

Hikâye şudur…

Yıl 1960. Çocuk yaştayım. Hava güneşli. Lâkin deniz kaba dalgalı. Ne boğaz vapurları işliyor, ne motorlar çalışıyor. Bu yüzden canım burnumda: Çünkü Üsküdar’a geçmem lâzım. 

Dertli dertli Yenikapı kıyısına oturmuş ne yapacağımı düşünürken, bir yandan da her nasılsa elime geçen bir dal parçasıyla kumları eşeliyorum.

Meşhur bir Deli Yunus vardı o tarihte. Yenikapı’da balıkçılık yapardı. Yanıma geldi. Kısa bir süre beni seyrettikten sonra, ne yaptığımı sordu.

 “Tünel kazıyorum” dedim.

Yüzü asıldı:

“Sus!” dedi, “yavaş ol, kimse duymasın!”

“Duysalar ne olur?” dedim.

“İçeri atarlar!”

O tarihte Türkiye’nin üzerine 27 Mayıs 1960 darbesi çökmüştü. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere Demokrat Parti’nin tüm mensupları Yassıada’ya kapatılmıştı. 

Hattâ Sarayburnu’ndaki evinin bahçesine su kuyusu kazan bir amca, “Menderes’i kurtarmak amacıyla Yassıada’ya tünel kazdığı” gerekçesiyle CHP’liler tarafından sıkıyönetime gammazlanmış, mantıksız ihbar ciddiye alınıp amca tutuklanmış (amcayı değil, ama oğlunu tanıdım, bu hikâyeyi de bizzat onun ağzından dinledim, zaten o günkü gazetelerde de yer almıştı), günlerce işkence edilerek “itiraf”a zorlanmıştı…

Amcanın, o günden sonra kafasını bir daha toparlayamadığı kulaktan kulağa fısıldanırdı…

Anlayacağınız, Avrasya Tüneli işini biraz o amca başlattı, can sıkıntısından biraz ben başlattım: Deli Yunus da yardımcı oldu. Ecevit’le bir ilgisi yok… 

27 sene kesintisiz ve muhalefetsiz iktidarda kalmış olan ve neredeyse yüz yaşına girmiş olan CHP’nin tek projesi, Ecevit’in “köykent” adını verdiği bir köy projesidir ki, o da gerçekleşmemiştir.

Durum bundan ibarettir.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp