FET֒cüler yaygara kopardı, bidon kafayı okudum!

FET֒cüler yaygara kopardı, bidon kafayı okudum!


Prensip olarak tüm gazetelere göz atarım. Köşe yazarlarını okumaya çalışırım.

 

Ama kusura bakmasınlar, iki satır yazıp, araya bir yıldız koyanlar için, vakit harcayamam.

 

Kendisi okurlara saygı gösterip, vaktini harcamamış ise..

 

Okurların da kalkıp yıldızlara bakacak hali yok..

 

Onun için ben de okumamıştım.

 

Bize nazire eden özellikle FETÖ’cü okurlarım, “Okusana, okusana, Yılmaz Özdil’in ‘Gara’da ne oldu’ yazısını okusana” çağrısında bulundukları için..

 

Okumak zorunda kaldım..

 

Halka “Bidon kafa” diyerek hakaret eden, Bordum’daki villasına kaçak eklenti yapıp, ardından da “Bunun nesi kaçak” diyen adamın yazısını okuyunca, Türkiye’nin kimlere mahkum olduğunu bir defa daha görüp, vicdanım yaralandı..

 

Önce bir not vereyim..

 

Bu adam..

 

Ve onun gazetesindeki ulusalcı geçinen kalemler, 2015 milletvekili seçimleri öncesinde, ahlaksızca yazılar kaleme alarak, HDP’ye oy verilmesini istediler..

 

Çözüm süreci devam ediyor..

 

Bir yandan AK Parti’ye, “Niçin çözüm sürecini başlattın” diyerek, bel altı vuruşlar yapıyorlar..

 

“Ülkeyi PKK’ya sattınız” diyorlar..

 

Oysa, PKK silahı bırakmış..

 

İki sene boyunca tek bir askerimiz ne şehit olmuş, ne kaçırılmış..

 

Böyle bir süreç devam ederken, gizli mahfillerde buluşan hainler..

 

“Çözüm süreci, PKK’nın bitmesi demek. PKK biterse, Tayyip Erdoğan’ı devirmek hayal olur. PKK’nın devam etmesi gerekir. PKK’nın devam etmesi için de, HDP’nin devam etmesi, TBMM’ye girmesi gerekir” dediler..

 

Ve ulusalcı geçindikleri halde..

 

HDP’ye oy verilmesini isteyen kalemlerle karşı karşıya kaldık.

 

Çözüm sürecini yerden yere vurdukları halde..

 

“HDP barajı geçmeli. Geçmeli ki, AK Parti yıkılsın” diyenlerle karşı karşıya kaldık..

 

Yetinmediler..

 

2018 milletvekili seçiminde de aynısını yaptılar..

 

Girizgahı uzatmayalım..

 

Yılmaz Özdil’in, geçmişten, HDP’ye oy verilmesini istediği yazıdan ilgili bölümü aktaralım. Sonra da, FETÖ’cülerin bize yaptıkları tavsiyedeki yazıya geçelim.

 

 Yazının başlığı, “Tek adama karşı tek kollu adam”

 

Yazının tarihi, 5 Haziran 2018!

 

Yazarın ismi Yılmaz Özdil..

 

İfadeleri de şöyle:

 

“Ve, şimdi Veli…

 

Ankara’da Hdp listesinden birinci sıra adayı oldu.

 

Bana göre ne etnik meseledir, ne mezhep. Vay efendim Hdp’ymiş filan, geçin bunları.

 

‘Partilerüstü insan’dır. Cumhur ittifakı oy istiyor. Millet ittifakı oy istiyor.

 

Veli ise ‘şer ittifakı’nın mağdurudur!

 

Devlet adı altında insanlara eziyet eden zihniyetin kurbanıdır.

 

‘Şer ittifakı’nın mağduru olan herkesin ortak temsilcisidir.

 

Ben hayatımda Veli kadar milletvekili olmayı hakeden birini görmedim…

 

Tek adama karşı tek kollu adamdır!”

 

Yılmaz Özdil’in, “Oy verin” dediği Veli’nin tam adı, Veli Saçılık.. 2015’te iki seçim arasındaki terör gerçeğine ve o terörün HDP tarafından desteklendiği gerçeğine rağmen. 2016’larda hendeklerin kazıldığı gerçeğine ve bu hainliği HDP’nin desteklediği gerçeğine rağmen.. Veli Saçılık 2018’de HDP’den  aday olmuş.

 

Ulusalcı Yılmaz Özdil de, “HDP’ye oy verin. Ki, Veli Saçılık milletvekili olsun” diyor.

 

Çok gerekli ise, bağımsız aday olabilecek iken, bu mümkün değilmiş, HDP’den mecburiyetten aday olunmuş gibi.

 

“Veli”ye oy isteniyor, çaktırmadan HDP’nin barajı geçmesine destek sağlanıyor..

 

Gelelim, Yılmaz Özdil’in iki gün önceki “Gara’da ne oldu?” yazısına..

 

Diyor ki Yılmaz Özdil:

 

“Gara’da ne olduğunu elbette saniye saniye biliyorum ama, haddimi de biliyorum, konunun uzmanları varken anlatmak bize düşmez. O yüzden bence bu soruyu akiller heyetine sormanız lazım.

 

Rifat Hisarcıklıoğlu’na sorun mesela, Can Paker’e Abdurrahman Dilipak’a Doğu Ergil’e Murat Belge’ye Hülya Koçyiğit’e sorun.”

 

Vicdansız adam.. Zalim herif..

 

Akil adamlar heyeti ülkeyi dolaşır iken. Bu ülkede bir tane askere kurşun sıkılmıyordu. Bir polisimiz şehit edilmiyordu.. Çözüm süreci başlatılmış, PKK da silah bırakma sözü vermişti..

 

O çerçevede, akil adamlar heyeti Anadolu’yu karış karış dolaşıyordu..

 

Bu çerçevede, Gara’da olanın neyini, akil adamlara soracağız?

 

Sorsak sorsak, Veli üzerinden HDP’ye 2018’de oy verilmesi çağrısı yapan bidon kafaya sormamız lazım, “Gara’da ne oldu? Kankaların 13 insanımızı, elleri bağlı iken, gözleri kapalı iken, kafalarına tek el yakın mesafeden sıkarak öldürdüler. Ne diyorsun bu işe” dememiz lazım..

 

Aynı Özdil, yazısına yıldızları koyduktan sonra devam ediyor:

 

“Barış güvercini gibi davrandığınız Şivan Perver’e sorun, onur konuğu olarak davet ettiğiniz, Türkiye seninle gurur duyuyor diye tezahürat yaptığınız, Ankara’ya bayrak diktirdiğiniz Barzani’ye sorun.”

 

Haydi dökelim tüm gerçekleri ortaya..

 

Şivan Perver, meydanlara çıkarıldığı tarihte, geriye doğru 6 ay gidin bakın. İleriye doğru 6 ay gidin bakın..

 

PKK bir askerimize kurşun sıkmış mı?

 

Sıkmamış.. Sıkamamış..

 

Ama ben gösteriyorum işte, Yılmaz Özdil’in “HDP’ye oy verin” dediği tarihten sadece bir gün önce.. Hatta yazının bir gün önce yazıldığı gerçeğini dikkate alırsanız. Yılmaz Özdil yazısını kaleme alırken.. “HDP’ye oy verin” derken..

 

PKK Hakkari’de, üç askerimizi şehit ediyordu..

 

Buna rağmen o yazı yazılmıştı..

 

Tekil olayı verdiğimi sanmayın. 21 Mayıs 2018’de, 25 Mayıs 2018’de, 31 Mayıs 2018’de ayrı ayrı şehitlerimiz vardı, PKK saldırılarında..

 

Buna rağmen, utanmaz Yılmaz Özdil.

 

Bodrum’da 7 milyon TL’lik villada otururken, “Tek kollu adam” diyerek, gariban diye tanıttığı bir kişi üzerinden, HDP’ye oy verilmesi çağrısı yapan Yılmaz Özdil..

 

Bugün gelmiş, biz ediyor ki:

 

“Abdullah Öcalan’ı takdirle karşılıyorum,  diyen, sonra gidip Akp’den milletvekili aday adayı olan vali vardı, hatırlarsınız, ona sorun. TC’yi kaldıran valilerden daha iyi kim bilebilir, onlara sorun. Haberci arıyorsanız, Osman Öcalan’ı ekrana çıkaran Trt’ye sorun.”

 

Bre insafsız, bre vicdansız..

 

Abdullah Öcalan, askere kurşun sıkılması emri verilirken mi, takdirle karşılanmış?

 

Yoksa, “PKK artık silahı bırakmalı. Bu iş silahla olmaz” denildiğinde mi, bu sözlere atıf yaparak, bu sözler için mi takdirle karşılanmış. 

 

Osman Öcalan televizyona çıkarıldığında, PKK adına silah mı kullanıyordu? Yoksa, “PKK yanlış yapıyor. PKK silahı bırakmalı. Silahlı mücadele bitmiştir” mi diyordu?

 

Ama burada bir ilginçlik var..

 

“Öcalan’dan mektup getirdiniz” diyenler.

 

Mektupta, “silahı bırakın” denildiği halde, bunu görmezden gelenler..

 

Elinde silah ile, Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit eden Murat Karayılan’ın işareti ile, 2019’da büyükşehirlerde, AK Parti’nin karşısındaki adaylara oy verdirip kazandırdılar. 

 

“Silahı bırakın” diyen eski teröristin (Öcalan) üzerinden bile AK Parti itibarsızlaştırılırken, yeni terörist Murat Karayılan’ın “silahlı mücadeleye devam” derken dahi CHP’li adaylara oy çağrısında bulunması, örtbas ediliyor. 

 

Buyrun, okudum bidon kafayı.. Şimdi söyleyin, bir şey söyleyecek iseniz..

Google+ WhatsApp