FET֒cüler kazandırdı, FET֒cüler kaybettirecek!

FET֒cüler kazandırdı, FET֒cüler kaybettirecek!


FETÖ’cüler kazandırdı, FETÖ’cüler kaybettirecek!

 

 

Ben çocuklarımda yaşamadım ama..

Bazı “bebe”lerin bir emzik yüzünden çevrelerini nasıl perişan ettiklerine birebir şahit olmuşumdur.

Ne anne susturabilir.

Ne baba!

Kimse sakinleştiremez o “bebe”yi, ağzına alacağı plastik emziği vermeden..

Alır ve.. 

Bir saniye sonrasında.

O hırçın “bebe”.  

Biraz önce ortalığı birbirine  katan o “bebe”..

Munis mi munis.. 

Sakin mi sakin..

Sessiz bir “bebe”ye dönüşüverir..

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu da, dün akşam itibari ile emziğine kavuştu..

“Mazbata da mazbata” diye ağlaşması dün son buldu.

Verdiler mazbatayı..

Sevindirdiler yavruyu..

Demek ki o kadar ağlamaya gerek yokmuş.. 

“Mazbatamı almadım ama, sen almış say” diyerek, Anıtkabir defterine “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı” diye yazarak, kendini güldürmeye gerek yokmuş..

“Mazbatamı isterim” diye tribünleri ayaklandırmaya gerek yokmuş.

İlçe seçim kurullarına yapılan itirazlar sonuçlanınca..  İl seçim kurulunda birleştirmeler tamamlanınca..

YSK’ya yapılan olağanüstü itirazın neticesi de beklenmeden..

Kanun nezdinde bir oy fazla alana, şeklen de olsa, bir mazbata veriliyormuş. 

Hatta.

Birleştirme tutanakları tutulur tutulmaz..

“Günlerdir uykusuz çalışıyoruz.. Saat de öğle sonrası oldu.. Gidip dinlenelim.. Yarın sabah mazbatayı veririz” bile denilmiyormuş..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda oturanlar, koltuğa zamk ile falan yapıştırılmış değilmiş..

“Saat 17.00 oldu.. Mesai bitti” denmeden..

“Saat 18.00’de, gel buyur, emaneti size teslim edelim” deniliyormuş..

Heyecanlanmaya, telaş yapmaya gerek yokmuş..

Kanunda yazılı prosedür Hakkari’de Zonguldak’ta, Balıkesir’de nasıl yürüyorsa..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda da.. 

Öyle yürüyormuş..

Yokmuş öyle, “Kaybedince vermiyorlar.. Verin ya.. Hep mi kazanacaksınız.. Niye vermekten kaçınıyorsunuz” saldırılarını haklı çıkartacak bir direnç!..

2014’de Yalova’da, 22 günde verilemeyen mazbata..

Yalova’nın 60 misli seçmen sayısına sahip İstanbul’da, 17 günde veriliyormuş..

**

Demek ki ne imiş?

Zamanı gelince.. Mazbatayı alırmışsın.

Ama.. Ertesi günü, yasal prosedür gereği, o mazbata YSK tarafından iptal edilirse de, kızmaca darılmaca yok.

Niye “iptal edilirse” diyorum.

Çünkü 29 binden başlayan açık ara fark diye tanımlanan oy fazlalığı, dün mazbata hazırlanırken, 13.729 olarak kayda geçti..

15 binden fazla “hırsızlık oyu” tescillenmiş oldu..

CHP de, farkın 13.729’a indiğini kabul etti..

İtiraz etmedi.. “Oylar bir miktar çalınmış, kabulümüzdür” dedi..

Devam etti: “Oylar çalınmış olsa bile, yine biz kazanıyoruz!”

Şu anlık İl Seçim Kurulu’nun kararı da bu yönde..

Ama AK Parti’nin olağanüstü itirazındaki sebebler o kadar net ki..

Daha evvel verilen seçim iptallerindeki emsal içtihatlarla öyle örtüşüyor ki..

Kısıtlı oluğu halde oy kullanan sayısı..

Zihinsel engelli olduğu halde oy kullanan sayısı..

İstanbul dışında oturduğu halde.. İstanbul içinde hayali adreslerde oy kullanan seçmen sayısı..

En önemlisi. Bence tüm bu hırsızlıkların içinde aktif rol oynayan FETÖ’cülerden...

KHK ile ihraç edildikleri halde ve 298 sayılı Seçimlerin Temel hükümleri ve Seçmen Kütükleri hakkındaki Kanunu’nun 8. maddesine göre, “a. Kısıtlı olanlar, b. Kamu hizmetinden yasaklı olanlar” seçmen olamayacakları belirtildiği halde.. 

Ben kendim, özellikle gazetemize dava açan 100 kadar FETÖ’cüyü, kendi imkanlarımla CHP’nin internet sitesinden sorguladım..

Seçmen kütüklerinde yer aldıklarını hem de CHP’nin internet sitesinde gördüm..

Eğer bunlar..

Seçmen kütüklerinde yer aldıkları gibi..  

İlaveten. Seçimde oy kullanmış iseler..

Bu da..  Oy verme sırasında, seçmen listesine atılan imza ile belgelenince..

Kusura bakmayın..

Yüksek Seçim Kurulu’ndaki CHP çizgisindeki üyelerin bile..

İtiraz edebilecekleri hiçbir şey yok..

Ekrem İmamoğlu, ağzından emziği alınan bebe gibi, dünyayı yıkarcasına ağlasa da.. Zırlasa da..

Kimsenin yapabileceği bir şey olamaz..

Seçmen olamayacağı kanunda yazılı olduğu halde..

Yanlışlıkla seçmen yapılan..

Tabii ki seçmen yapılmış olmaları tek başına seçimin iptali için yeterli değildir..

Seçime gelip de, oy kullananların sayısı, 13,729’dan fazla ise...

O seçim iptale mahkumdur..

Binali Yıldırım Beyin “Seçim murdar olmuştur” tespitinden çok öteye..

Artık o seçime, kimse geçerlilik kazandıramaz..

Nokta..

Kızmak yok. Darılmaca yok..

**

Benim kanaatim o ki..

İstanbul’da CHP’ye seçimi kazandırmış gibi görüntüyü veren tabloda en etkin olanlar FETÖ’cüler..

Gerek Pensilvanya’daki zatı, hâlâ bir kanaat önderi gibi göstererek, haksızlığa uğradıklarını iddia ederek.

Gerek, “Bizim Pensilvanya ile bir ilgimiz yok, haksızlık yapıldı, KHK ile ihraç edildik” diyerek..

AK Parti’ye karşı, CHP’yi destekledikleri gibi..

Dindar kitlede de etkili olarak.. 

Bir kısım dindar insanı, CHP’ye oy vermeye çağırdılar..

Kendileri dışında, CHP’ye oy verildiğini sanmıyorum..

Ama bir algı oluşturdular..

AK Partili birçok seçmenin, sandığa gitmemesinde rol oynadılar..

Allah büyüktür.. Kötü niyetlilerin ayakları, böyle birbirine dolanır..

100 binden fazla KHK’lı, YSK’nın da ihmali ile, Türkiye genelinde sandığa gidip oy kullandı..

Oysa, 298 sayılı kanunun 8. maddesi gereği, seçmen olmaları mümkün değil..

Doğrudur, yanlıştır. Kanun böyle..

O KHK’lıların büyük çoğunluğu, İstanbul’dadır.. Şimdi onların içinden oy kullananlar, YSK tarafından tespit edilecektir.

Diğer seçmen olamayacaklarla birlikte, KHK ile ihraç edilenlerin toplamı, 13.726’dan bir fazla ise..

Ki, büyük ihtimalle böyle..

Seçim iptal edilecektir.

FETÖ’cüler eli ile, binbir hırsızlıkla CHP’ye kazandırılan seçim. 

FETÖ’den dolayı ihraç edilenlerin seçmen olamayacağı kanun hükmü neticesinde, şimdi iptal edilecek ve FETÖ’cülerin hakları olmadığı halde oy kullanmaları sebebi ile CHP yeniden seçime girmeye mecbur kalacaktır.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp