FET֒cü hainler hâlâ kuyruğu dik tutma peşinde!

FET֒cü hainler hâlâ kuyruğu dik tutma peşinde!


FETÖ’cü hainler hâlâ kuyruğu dik tutma peşinde!

 

 

17 Aralık’a kadar, “Biz eğitim ile ilgiliyiz. Bizim devlet idaresi ile işimiz olmaz. Bizim siyasi partilerle işimiz olmaz” diyen Fetullah Gülen ve avanesi, şimdi durumu kurtarmak için, özeleştiriye başlamışlar..

Ama özeleştiriye başlayınca da..

Farkında olmadan..

Boğazlarına kadar siyasete nasıl daldıklarını, devlet idaresini ele geçirmek için hangi hainliklere imza attıklarını, ne tür usulsüzlüklere soyunduklarını itiraf ediyorlar..

Danimarka’da olduğunu söyleyen, uzun yıllar Zaman gazetesinin Danimarka temsilciliğini de yapan FETÖ’cü Hasan Cücük anlatıyor:

“Herkes dürüstçe çıkıp şunun hesabını versin, hangi ilin, ilçenin veya beldenin abisi o ilin, beldenin ve ilçenin siyasileriyle içli dışlı olmadı? ‘Yolsuzluk haberleri neden 17/25 Aralık öncesi girmedi’ diyenler biraz da bunun nedenini hizmet-siyaset yakın ilişkisinde arasın.”

Yani ne diyor Cücük?

“Yolsuzluk oluyordu.. 

Ama biz dokunmuyorduk..

Çünkü siyasilerle yakın ilişkide idik..”

(Bu yolsuzluğun merkezi yönetimden ziyade, yerel olduğu, Cücük’ün anlatımından anlaşılıyor.. Çünkü, yolsuzluğu haber yapmak istediklerinde, ilçe abisi, en kralından il abisi arayıp engelliyormuş! Yani FETÖ’nün il/ilçe abisi, merkezi arayıp, yolsuzluğun haberleştirilmesini önlüyormuş!)

Aslında bu özeleştiri, FETÖ’nün derin yapılanmasının da itirafı mahiyetinde..

Bilmiyorum, savcılarımız, FETÖ’cülerin bu açıklamalarını izleyip, hazırlayacakları iddianameye alıyorlar mı, açılmış davalarda, mahkemenin önüne koyarak, örgüt yapılanmasını, dosyaya sundukları belgelerle deşifre ediyorlar mı?

Düne kadar, “Bizim ülke idaresi ile işimiz olmaz” diyenlerin..

 Gazetelerinde kullanacakları haberleri bile, abilerine sordukları, böylece kanıtlanmış oluyor..

Alın size, örgüt..

Bir yapının örgüt olması için, daha ne delil gerekir ki?

Devam ediyor Hasan Cücük, samimi  itiraflarına:

“Yangın çıkmış binamızda. Önce yangını söndürelim, sonra zaten nerede hata yaptıysak oturup tartışıp, sorumluyu buluruz.(..) Hayatımızda tat-tuz kalmadı.”

Bu sözler size neyi hatırlatıyor?

Pensilvanya’daki zatın..

17 Aralık’tan hemen sonraki bedduasını..

Ne diyordu Gülen, polis müdürlerini “Onları” ifadesi ile geçirdiği o bedduasında:

“Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın.”

Şimdi Cücük ne diyor?

“Yangın çıkmış binamızda..”

Nihayet anladılar sanırım..

“Yangın çıkmış”mış.

Örgütlerinin tepesindeki adamın bedduasında zikrettiği yangın, örgüt mensuplarının evlerinde çıkmış...

Oysa, bedduanın edildiği günlerde, kendilerinden çok emindiler..

Beddualarının, karşı tarafı yıkıp, devireceğini iddia ediyorlardı..

Öyle olmadı..

Beddua gelip, kendi evlerini yaktı..

Ama hâlâ, kuyruğu dik tutma peşindeler.

Onun için de..

Bugün dahi, şu ifadeleri kullanıyorlar:

“Bürokrasi deyince Hizmet’ten olduğu ifade edilen polislerin yaptığı 17/25 Aralık operasyonları geliyor. ‘Bir grup polis, Hizmet’i kayaya çarptı’ deniliyor. Dosyanın içeriğine bakmak lazım. Şu an hâlâ üst düzey bir gazetenin yöneticisine bir Avrupa muhabiri 17/25 Aralık’ı sorunca ‘Buz gibi yolsuzluk operasyonu, hepsi doğru ama patronun ilişkilerinden dolayı yazamıyoruz’ demiş. Yine Türkiye’de emniyette önemli görevlerde bulunmuş birine sorulduğunda‘Kesinlikle doğru bir operasyon’ demişti.”

“17 Aralık buz gibi yolsuzlukmuş!”

Vay hain vay..

Bilmiyor ki bu hain, 4 sene önce, “Bakan işin içinde.. Belediye işin içinde.. Etiler Polis Okulu arsası, peşkeş çekildi” diye gösterilen yolsuzluk operasyonundaki arsa, daha iki gün önce, yeni belediyenin şirketi olan KİPTAŞ’a satıldı..

Düşünebiliyor musunuz..

4 yıl önce, “Arsa iç edildi. Ucuza satıldı” denilen ve bakanı ile belediyesi ile AK Partililerin yolsuzluğun içinde olduğu iddia edilen Etiler Polis Okulu’nda, aslında iddia edildiği gibi satış-matış yokmuş.

Tapu belediyede imiş..

4 yıl sonra, daha yeni, tapu yine belediyenin bir şirketine, yeni devredilmiş!

Yolsuzluk nerede o zaman?

Bakanları götürecek, AK Parti’yi yıkacak yolsuzluk nerede?

Avanta para nerede?

Bir başka FETÖ’cü..

Ahmet Dönmez isimli muhabir..

O da şöyle diyor:

“Cemaat mevcut haliyle devam edecekse asla olmamalıdır. Bir daha bir muhabir, ‘x belediye başkanının belediye otobüslerine kendi benzin istasyonundan yakıt alma zorunluluğu getirdiğini’ belgelediğinde, cemaatin o hafta belediyenin tiyatro salonunu kullanacağı gerekçesiyle haberinin girmemesi gibi bir durumla karşılaşmamalı. Bir muhabir, bir belediye başkanının Halk Ekmek büfelerine kendi oğlunun fırınından ekmek alma zorunluluğu getirdiğini belgelediğinde, daha gazeteye bile ulaşmadan, falanca abinin ‘Bizim okulumuz o belediye sınırları içinde, haberi girmeyin’ telefonu ile karşılaşmamalı.”

Bu olaylar olmuş mudur bilmiyorum..

Ama, FETÖ’cü muhabir, kendi ayağına sıkarak, “Bunlar oldu” diyor..

Yani...

“Cemaat” dedikleri yapının..

Bir ilçedeki belediye başkanının yolsuzluğunu yakaladıkları halde..

Kendi yapılarına mensup “abi”lerin araya girmesi sonucunda..

Yolsuzlukların haberini yapmadıklarını itiraf ediyor..

Yolsuzluk yapan belediye başkanından menfaatlendiklerini açık açık kabul ediyor..

O tarihte, bu olaya isyan etmediğini, eyvallah ettiğini deklare ediyor..

Şimdi ben bu hainlere ne diyeyim?

“Yolsuzluğun kralı sizde” demeyeyim de, ne diyeyim?

“Şu küçük ilçede, bu küçük ilde bir küçük yolsuzluk bulduğunuzda.. Onu menfaat temin edip, gizlemişsiniz.. Açık söyleyelim, şantaj malzemesi olarak kullanmışsınız.. Şimdi bir de ‘dürüstlük’ iddiasında bulunuyorsunuz..”

Sizi gidi sahtekarlar, sizi..

Savcılarımız, bu şantaj itiraflarını da not alsınlar.

Yürüyen dosyalara bu itirafları koysunlar..

“Bizim iddialarımız ayrı. Onların kendi adamları da zaten bu suçları kabul ediyorlar” desinler..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp