Fatih ve Mimar İpsilanti Efendi

Fatih ve Mimar İpsilanti Efendi


Fatih ve Mimar İpsilanti Efendi

 

 

Biliyorsunuz, günümüzde haklı olan değil de güçlü olan davayı kazanıyor, maalesef. Adliye hikâyeleri bunun örnekleriyle dopdolu. Haklı olan güçlü olacağına, güçlü olan haklı sayılıyor. Tabii düzenin çivisi git gide çıkıyor.

Oysa bu topraklarda, bize “diktatör” olarak tanıtılan padişahlar döneminde, haklı olan güçlüydü. (Kuvvet haktadır formülü) Mahkeme karşısında padişahla sıradan “vatandaş”ın hiçbir farkı yoktu.

“Hisse” alınması dileğiyle, Fatih’le ilgili yaygın bir “kıssa”yı hatırlatmak istiyorum.

Rivayet olunur ki, Fatih Sultan Mehmed, adını taşıyan camiin inşaatında kullanılacak mermer sütunları kestiren Rum mimarlardan İpsilanti Efendi’ye kızıp elini kestirir.

Bunun üzerine İpsilanti Efendi, ilk İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi’ye başvurur. Haksızlığa uğradığını belirtip, hakkının Padişah’tan alınmasını ister.

Kadı, Padişah’ı çağırtır. Padişah girdiğinde İpsilanti Efendi dâvâcı makamında ayakta durmaktadır. Padişah “maznun” minderine bağdaş kurmak üzereyken, Kadı Efendi kükrer:

“Begüm, hasmınla mürafaai şer’ olunacaksın, (Beyim, davacı ile yüzleştirileceksin) ayağa kalk!”  

Padişah kalkar. Kendisini savunması istenince hata ettiğini belirtir. Kadı Efendi “Kısasa kısas” hükmünü verir: Hüküm gereğince Padişah’ın da eli kesilecektir.

Dinleyenler dehşetten ve hayretten dona kalmışlardır. Padişahın boyun bükmüş, hükme rıza göstermiştir. Durum o kadar alışılmışın dışındadır ki, İpsilantiEfendi’nin eli-ayağı titremeye başlamıştır: Aklı başına gelir gibi olunca da, dehşete düşer, dâvasından vaz geçtiğini bildirir.

Kadı Efendi, “kısas” hükmünü “diyet”e dönüştürür: Padişah, Rum mimarın kestirdiği kolunun diyetini şahsi parasından ödeyecektir.

Mahkeme sona erip herkes çıktıktan sonra, Padişah, Kadı’ya döner: “Bak a Hızır Çelebi, bu padişahtır deyu şerife mugayır hüküm verseydin, şu kılıçla başını keserdim.”

Kadı Hızır Çelebi minderini kaldırır, minderin altında duran demir topuzu Padişah’a gösterir:

“Siz de padişahlığınıza mağruren hükmü tanımasaydınız, billahi bu topuzla başınızı ezerdim.”

“Siz emreyleyin efendim, biz kitabına uydururuz” diyen ve bin türlü zulme “kanun” ve “hukuk” elbisesi giydiren sözde hukukçulara, veyl!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp