Fanatizmin renkleri vardır

Fanatizmin renkleri vardır


Fanatizmin renkleri vardır

 

 

Akşamüstü yorgun vaziyette işimden evime dönerken yanıma orta yaşlarda bir bayan oturdu. Hanımefendi anlamsızca boşluğa bakıyor ve kendi kendine konuşuyordu. Etrafındaki insanları unutmuş gibiydi ıssız bir vadide tek başına kalmış gibi davranıyordu. Bir ara ölçüyü iyice kaçırdı ve beddualar yağdırmaya başladı. Öfkeli tavırları aralıksız devam edince dayanamadım sordum… Sanki içini açacak birini arıyormuşçasına öfke ve sitem karışımı duygularını aktarmaya başladı. Hanımefendinin ifadelerine göre geçtiğimiz yerel seçimlerde köyde yaşayan kaynı muhtar adayı olmuş. Eşi kendisinden ailesi ile birlikte ikamet adresini geçici olarak köye alıp kaynını desteklemelerini istemiş. Fakat hanımefendi kendisinin farklı bir siyasi partiye oy vereceğini ifade edip eşinin bu talebini reddetmiş. Eşinin işaret ettiği partiye oy vermeyeceğini öğrenen kişi ona ve çocuklarına saldırmaya ve onları ölümle tehdit etmeye başlamış. Ağır şiddete maruz kalan kadın çocuklarıyla birlikte karakola sığınmış ve boşanmak için dilekçe vermiş…

Fanatizm deyince aklınıza sadece futbol takımları gelmesin, tuttuğu parti ya da camianın fanatiği olanlar da var. Öyle ki bu kişilerin karşı bir düşünceye, karşı bir çıkışa hiç tahammülleri yoktur. Onlar kendi takımlarının katıksız doğru olduğuna inanır ve karşı tarafa her türlü şiddeti reva görürler. Oysa kültürümüzde fertlerin inanç, düşüncelerini saygı çerçevesinde savunma ve yaşama hakları vardır.

KİMSE AYRANIM EKŞİ DEMİYOR

İstanbul için yapılan belediye seçimi, insanlarımızı birbirlerine düşürdü. Seçim sonrası beklentilerine ulaşamayan kimseler özeleştiri yapmak yerine suçu yükleyebilecekleri bir günah keçisi aramaya koyuldular. Seçimlerin ardından tartışmalar devam ederken, kimse ayranım ekşi deme cesareti gösteremedi, kardeş kardeşe, amca dayı yeğene, komşu komşuya, baba oğla husumetle bakmaya başladı. Durumu hazmedemeyen kişiler sağa sola yükleniyor ve suçlu aramaya devam ediyorlar.

Elbette her ferdin ya da her topluluğun kendi düşünce ve ideolojisini karşı tarafa aktarma ve sürdürme özgürlüğü vardır. Fakat ben şunu anlamakta güçlük çekiyorum; mademki seçimlerde halkımızın hiçbir etki altında kalmadan özgür iradeleri ile oylarını kullanabilmeleri için imkân verilmiş o halde bu baskı bu dayatma niye? Neredeyse insanların boğazına silahı uzatıp tercihinizi şu yönde yapmak zorundasınız diye dayatacaklar. Bana kalsa söz konusu kişilerin beklentilerine ulaşamamalarının nedenlerinden biri de bu dayatmacı, kışkırtıcı, ötekileştirici tahrik ve tahkir edici tavırlardır. Kendi doğrularınızı saygı çerçevesinde karşı tarafa aktarabilirsiniz ancak hiçbir şekilde insanları baskıya maruz bırakıp zorlayamazsınız. Rabbimizin gücü bütün insanların kalplerini çevirip cennetlik kılmaya elbette yeterdi. Hâl böyleyken O, doğru olanı tavsiye ettikten sonra tercihi insana bıraktı.   Fakat biz insancıklar haddi aşıp, bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi davranmayan kişileri ötekileştirmeye ve bu kişileri linç etmeye kalktık. Bu bir zulümdür.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp