Eski gazetelerde “Çanakkale Muzafferiyeti”

Eski gazetelerde “Çanakkale Muzafferiyeti”


Eski gazetelerde “Çanakkale Muzafferiyeti”

 

 

“Muhâbir-i mahsûsamızdan…

Saat on buçukta altısı önde dördü biraz geride olmak üzere on düşman sefinesinden (gemisinden) mürekkeb bir filo boğaz medhaline takarrub etti. Fedakâr tayyarecilerimiz daha evvel tayarân ederek istikşâfât icrâsıyla donanmanın harekâtını ihbâr eylemiş olduklarından mevki’-i müstahkem düşmanın takarrubuna muntazır bulunmakta idi. Düşman filosunun saff-ı harbi soldan başlayarak sırasıyla ‘Triumph, Agamemnon, Nelson, Queen Elisabeth, İnflexible, Majestic’ zırhlılarından ve beş torpidodan mürekkeb bulunuyordu. 

Saat onbirde sefâin-i mezkûre (adı geçen gemiler) ateşe başladılar. Birinci hatt-ı harbin arkasında ikinci bir hat teşkîl eyleyen Fransızların ‘Golva, Charlemagne, Suffren, Saint Lui’ zırhlıları da onbir buçukta endâhte (ateşe) iştirâk ettiler. Saat onikide İngilizlerin ‘İrresistible’ ve ‘Afrika’ isminde altı zırhlısı ile üç kruvazörü daha evvelki sefâine iltihâk eylediler.

Bu sûretle ondokuz gemiye bâliğ olan düşman donanması ateşinin şiddetini bir kat daha tezyîd etti (artırdı). En ileride İngilizlerin ‘Queen Elisabeth’ deridnotu bulunuyordu. Sahilin Rumeli cihetinde ilerleyen iki Fransız zırhlısı o taraftaki bataryalarımızın müessir endâhtı ile ric’ate (çekilmeye) mecbûr oldular ve Anadolu sahiline geçmek için dümen kırdılarsa da o cihetteki istihkâmlarımızdan da aynı müthiş ateşe ma’rûz kaldılar. 

Büyük bir isâbetle ateş püsküren ağır toplarımızın mermileriyle evvela bir torpido muhribi gark oldu (battı). Arkasından da Fransızların ‘Bouvet’ zırhlısına da batmazdan evvel büyük çapta iki mermi isâbet ettiği görüldü. Muhârebe kemâl-i şiddetle saat ba’de’z-zahir altıya kadar devam eyledi. 

Bataryalarımızın müessir mukâbelesinden ‘İrresistible’ zırhlısı fena halde hasara uğramış ve hareket edemeyecek bir hale gelmişti. Gemi, burada topları kâmilen suya girecek kadar sancak tarafına meyl etmiş batmak üzere bulunuyordu. Bu zırhlının imdadına şitâb eden ‘Afrika’ sefîne-i harbiyesi dahi toplarımızın taharrub ateşine ma’rûz kalarak biraz sonra yan tarafına batmış ve her iki gemi gruptan sonra büsbütün gark ve nâbûd olmuşlardır. 

Sâir düşman sefâininin kâffesine müteaddid isâbetler vuku bulduğu sûret-i kat’iyede müşâhede edilmiştir. Büyük rahnelerle hatt-ı harbden çıkarak boğazdan firara muvaffak olan diğer bir zırhlısı da ancak Bozcaada’ya kadar gidebilmiş, orada baş tarafından dalmak sûretiyle o da gark olmuştur. 

Muhârebe tamam yedi saat ve kemâl-i şiddetle devam etmiştir. Düşman gemileri tarafından atılan yedi bin mermiye mukabil şehit ve mecrûhlarımızın miktarı pek cüz’i olduğu gibi istihkâmâtımızın hasârâtı da son derece ehemmiyetsizdir. Düşmanın insanca telefâtı ise binlerce kişidir. Bataryalarımızın cümlesi hal-i fa’aliyette harbe hazır bulunmaktadır. 

Zabitân ve efradın gösterdiği bi-misal metânet, mahâret ve şeca’at bu müthiş muhârebede galibiyetimizi temîn eylemiştir.

Tayyarelerimiz oraya gelen düşman tayyaresine hücûm ederek def’ etmişlerdir. Muhârebe boğaz kasabası ahâlisinde hiçbir heyecanı mûcib olmamıştır. 

Şimdi Çanakkale’de biraz evvel dağları tepeleri inleten o müthiş top sedâları yerine itimâd-ı zaferden doğan neşeli bir sükûn ve sükûnet hükm-ü fermâdır (Tasvir-i Efkâr Gazetesi, Rumi 8 Mart 1331; Miladi 21 Mart 1915)…

 

yeni akit

Google+ WhatsApp