Eski-den

Eski-den

“Eskiden buralar hep dutluktu” Ya sizin oralar neydi? Bundan birkaç yıl evvel sosyal medyada çok kullanılan bir tabirdi (“Eskiden buralar hep dutluktu”). Şimdileri oldukça az gündemde hatta gündemde değil çünkü sosyal medya insanın en çok doyduğu, en çabuk

Eski-den

 

“Eskiden buralar hep dutluktu”

Ya sizin oralar neydi? Bundan birkaç yıl evvel sosyal medyada çok kullanılan bir tabirdi (“Eskiden buralar hep dutluktu”).  Şimdileri oldukça az gündemde hatta gündemde değil çünkü sosyal medya insanın en çok doyduğu, en çabuk tükettiği yer, neyse buralara hiç girmiyorum. Söz gelimi demem ona eskiden.

Böyle bir yazı karalayabilecek kadar eskim yoktur evvela. Ancak bir gün öncesi de eskidi ya. Bizler ya eskici yani eskiye tutsak ya da eskiden, eskilerden ibaretiz. Eskiden yaptıklarımız, eskiden konuştuklarımız, eskiden kalma dostluklarımız. Buralar hep eski, buralar hep eskiye hasret.

Bize eskiden bahsedip yenilerde eski tutumları sergilemeyenlere ne demeli peki. Evet, biz eskisi gibi bir hayat yaşamıyoruz. Lakin eskiden, eskilerden gelen bir din yaşıyoruz. Buda bizim eski yaptıklarımızla, yeni yaptıklarımızı; eski konuştuklarımızla, yeni konuştuklarımızı; eski dostluklarımızla, yeni dostluklarımızın aynı olmasına itmez mi? Aynı değilse bir sorun yok mudur?

Fikrimce vardır bir müşkilat.

Sosyal ağlara laf çakıp çabuk tüketiyor diyoruz,  şu bir gerçek ki bizde artık çabuk tükeniyoruz. Eskisi gibi değil çağa güzel ayak uydurduk. Konuşmalarımızda maziyi yâd edip özlemimizi dillendiriyoruz fakat geçmiş zaman kipinden şimdiki zamana geçiremiyoruz cümleleri.

Telefon yokken insanlar nasıl bir saatte bir yerde buluşurmuş?  diye düşünüyor gençler, çünkü biz gideceğimiz yere kadar en az üç kez araşıp bir ikide mesaj atıyoruz. Ya da internet yokken bu bilgiler nasıl öğrenilir-miş diyor gençler? Haksızda değiller.

Ben bu teknolojiden yaralanmayalım demiyorum, o zaman başarmışsınız şimdi daha da kolay diyorum. Eskiden beri sürekliliğin koruyan dostlularınızdan bizlere de bahsedin. Yenilenen dünyanın ihtiyacı var. Eski konuştuklarınızı bizlere ahkâm keser gibi değil örnek niteliğinde, geliştirilebilir nezdinde sunun. Çok şey istemiyoruz dediğimiz eskiden çıkıp eskisi gibi yenilikler yapmalıyız.

Peygamber yirmi üç yıllık risalet döneminde, davet için yeni metotlar denemişti ancak bu metotlar her gün, her ay, her yılda değişmemişti. Uzun aralıklarda farklı kriterlere büründü oysa şimdi; bir gün önce anlattığımız şekille bir gün sonra tatmin edemiyoruz. Fakat bu sıkıntı, bizim sizle yani yaşça büyüklerimizle aşabileceğimiz bir sıkıntı. Eskiden tamamdı da şimdi neden olmasın? Üstesinden yenilikle gelebileceğimiz bir konu. Eskiden olanlarla şuanı birleştirip en tazesinden kelamlar dillendirelim, en tazesinden yapalım işimizi. Metot ne kadar değişirse değişsin samimiyetimiz eskiyi anımsatsın. Her işimizde eskiden şöyle yapardık demeyelim şimdi de şunu deneyelim diyelim. Bakın düşündüğünüzden daha kolay olacak eskiye yeni katmak. Eskilerle yeniyi yapmak. Allah yolumuzu, gönlümüzü açsın.

Mazi kalbimizde bir yara olmasın.

 

 

 
hayrunnisa akça
iktibas çizgisi

Google+ WhatsApp