Erkek kardeşlerimizin kadın algısı

Erkek kardeşlerimizin kadın algısı


Hemen her gün katledilen bir kadının dramatik hikâyesine tanık oluyoruz. Gerekçe hep aynı, kadın şiddete boyun eğmedi, karşı çıktı, kadın boşanmak istedi, kadın reddetti… Düşünün size verilmiş olan en temel hakları dahi kullanamıyorsunuz, kullanmaktan kaçınıyorsunuz. Neden? Çünkü işin ucunda şiddet var, ölüm var, işkence var… Ülkemde kadınlar cani kocaları tarafından katledilirken erkek kardeşlerimiz her şey yolundaymış gibi kadının ihmalkârlığından, kadının sorunlarından bahsediyorlar. Biri çıkıp da katledilen benim kız kardeşim buna geçit veremeyiz diyemiyor. Erkek kardeşlerimiz onlarca cani erkeğin durumuna zerre kadar değinmezken kadına ait sorunların içinde boğuluyorlar: Kadının içinde bulunduğu durum, kadının çalışması, kadının çocuğu ile ilişkileri, kadının itaati, kadının sorumlulukları… Tamam bunları elbette tartışacağız, İslam’ın kendilerine bahşettiği muhteremlikten uzaklaşan kadınlarımızın sorunlarına elbette çözüm arayacağız ama be kardeşim kadınları katleden katil erkekler hiç mi dikkatinizi çekmiyor? Neden bu katiller için birkaç kelam etmiyor ya da edemiyorsunuz? Sokak ortasında katledilen kadınlar sizin kız kardeşleriniz değil mi? Bu din sadece kadınlara mı geldi? Ahlaki değerler sadece kadınlara ait değerler mi? İffet ve hayâ sadece kadına has değerler mi? Çocukları büyütüp hayata hazırlamak sadece kadının işi mi?

 

Kimse üstüne alınmasın, kimse kendini geri çekip ben yapmam demesin, kimse kadınları ikinci sınıf varlıklar olarak gördüğünü inkâr etmesin ama bazı erkek kardeşlerimizin kadına bakışı Resulullahın tavsiyeleriyle zerre kadar uyuşmuyor. Olaya hak temelli bakmak yerine yanlı bir tavır sergiliyor ve katledilen kadınlar için “hak etmiştir” diyebiliyorlar. Olayı yanlı bir bakış açısı ile değerlendiren kardeşlerimizin, eşleri ile ilişkilerinde şefkat ve adaleti merkeze alan Hz. Peygamberi anlamadıklarını, anlamak da istemediklerini düşünüyorum.

 

Erkek kardeşlerimiz çocukların eğitimsizliğinden, güvensizliğinden, suça eğilim göstermelerinden, iyi terbiye edilememişliğinden yakınıyor ve suçu annenin üzerine yıkıveriyorlar. Oysa anne baba köklü bir ağaç gibidir, ağacın kokusu, renkleri gölgesinde yetişen çocuklara bulaşacaktır. Dolayısıyla çocuğun eğitiminden anne kadar baba da sorumludur. Bir diğer husus ise bazı erkek kardeşlerimizin söylemleri ile beklentileri arasındaki çelişkili durumdur. Siz hem kadını şiddeti hak eden atıl bir varlık gibi görecek ve dışlayacaksınız hem de ondan ayakları yere basan özgüveni yüksek ahlaki değerleri kuşanmış çocuklar yetiştirmelerini bekleyeceksiniz bu mümkün olabilir mi?

 

Kadına dair sorunlara yer vermişseniz erkek kardeşlerimiz tarafından feminist olarak damgalanıyor ve yuhalanmaya başlıyoruz. Hamdolsun bir etikete sığınmaya hiç ihtiyaç duymadım, inandığım dinin ihtiyacım olan her konuda bana vereceği bir cevabı var. Hamdolsun Müslüman’ım, hamdolsun Resulullahın izinde yürümeye çalışan bir mümineyim… Ve dinim bana olayları yanlı şekilde değerlendirmeyi yasak kılıyor, adalet merkezli bakmamı ve  bu minvalde hareket etmemi istiyor. Eğer katledilenler kadınlar değil de erkekler olsaydı o vakit hitabımı kadınlara çevirirdim bundan emin olabilirsiniz.

 

Adalet ne kadın içindir ne de erkek için… Adalet kadın, erkek, çocuk ve bütün canlılar için elzem bir değerdir. O nedenle erkek kardeşlerimizin katledilen kadınlara yanlı şekilde bakmayıp, adalet merkezli bakmalarını temenni ediyorum. Aile bir kadın ve bir erkeğin emeği ile kuruluyor ki, siz annelerin destekçisi olacağınız yerde maruz kaldığı zulmü meşru görmeye kalkarsanız ailenin güçlenmesini ve buradan sağlıklı nesillerin yetişmesini bekleyemezsiniz.

Google+ WhatsApp