Erdoğan da, Erbakan’a ihanet mi etmişti?

Erdoğan da, Erbakan’a ihanet mi etmişti?


Erdoğan da, Erbakan’a ihanet mi etmişti?

 

 

Yeni dönem parti kurma furyasında..

Aklına esen “Ben yeni parti kuruyorum” diyor..

Kursunlar, sorun yok..

Ama argümanlarını mantıklı oluştursunlar..

“Hesap adamı” diye tanıtılan..

Ekonomi konusunda büyük tecrübesi olduğu iddia edilen..

“Ah ah.. Ekonominin başına bir gelse, şu sorunların hepsini çifter çifter çözer” diye düşünülen Ali Babacan da, aynı argümanla kendisini savunuyor..

 “Çok prensipli bir ilim adamı.. İlkeli.. Disiplinli.. Olayların derinliklerine vakıf.. Öyle ki Stratejik Derinlik kitabının da yazarı” denilerek dolduruşa getirilen Ahmet Davutoğlu da, aynı argümanları öne sürüyor.. 

Nedir o argümanlar?

“Biz uzun yıllar birlikte hareket ettiğimiz yol arkadaşlarımıza ihanet etmiyoruz. Ümmeti bölmüyoruz.”

Devam ediyorlar..

Bu tezlerini savunmak için, delil olarak kendilerine göre çok akıllıca bir somut örnek getiriyorlar:

“Aksini düşünecek olursanız, Tayyip Erdoğan’ı da, Erbakan’a karşı ihanet etmekle suçlamanız gerekir.. Erbakan hareketini bölmekle suçlamanız gerekir. Erdoğan, AK Parti’yi kurarken Erbakan’a ihanet etmemiştir. Biz de şimdi, yeni parti kurarken, Erdoğan’a ihanet etmiş olmuyoruz!”

Arkasından da kahkahalarla gülüyor olmalılar..

“Nasıl yakaladık ama.. Erdoğan taraftarları, aşağı tükürseler sakal, yukarı tükürseler bıyık.. Ne kadar zekiyiz.. Ne kadar akıllıyız biz.. Buna hiçbir cevap veremezler.. Erbakan’a karşı AK Parti’nin kurulmasını izah etmeye kalkışsalar. Biz de aynı gerekçelerle, kendi partimizin kuruluşunu izah ederiz.. Erbakan varken, AK Parti’nin kuruluşunun ihanet olmadığını söylediklerinde, biz de aynı gerekçe ile kuracağımız partinin ihanet olmadığını söyleriz, bize cevap veremezler” diyorlar..

Çok zeki oldukları konusunda, benim kısır tartışmaya girme niyetim yok.

Çok akıllı oldukları konusunda, “Sen akıllı, ben senden akıllı” tartışması yapmaya niyetim yok..

Ama.. Erbakan hayatta iken, AK Parti’nin kurulması ile..

AK Parti var iken aynı tabandan gelen isimlerin farklı partiler kurmasının birbirine benzemediğini, genel hatları ile anlatalım..

Anlatalım ki..

Bu arkadaşların ne kadar akıllı, ne kadar zeki, olayları değerlendirme konusunda ne kadar kabiliyetli olduklarını da anlamış olalım..

AK Parti 2001 yılında kurulurken, iktidarda kim vardı?

Fazilet Partisi mi vardı?

Saadet Partisi mi vardı?

Erbakan Hoca, başbakan mıydı?

Yooo..

4 yıl önce Refah Partisi kapatılmıştı. Yerine kurulan Fazilet Partisi de o yıl kapatılmıştı.

Erbakan Hoca mı?

Onun başbakanlığı değil, partiye üye olması bile yasaktı..

RP’nin kapanmasına sebep olan yöneticiler listesinde yer aldığı için, 5 yıl siyaset yasağı getirilmişti..

Yasak, 2003 yılında bitecekti..

Ondan önce, Erbakan’ın ne partiye üye olma imkanı vardı, ne de seçimlere girip, milletvekili olma imkanı vardı..

Hatta dahası var..

Gerek Babacan’ın, gerekse Davutoğlu’nun.. Gerekse her ikisine birden abilik rolüne soyunan Abdullah Gül’ün şimdilerde sıkı fıkı olduğu CHP’li despotların baskısı ile..

Erbakan Hoca’ya bir de, “kayıp trilyon davası” ile mahkumiyet verilmiş, asgarisinden 10 yıl daha siyasete girmesi engellenmişti..

Böyle bir tabloda kurulan AK Parti’ye, “Erbakan’a ihanet ettiler, yeni parti kurdular” nasıl diyebilirsiniz ki?

Zaten Erbakan Hoca siyasette değil..

Zaten, Erbakan Hoca’nın perde gerisinden yönetme durumunda kaldığı Fazilet Partisi ya da onun yerine yeni kurulacak olan Saadet Partisi iktidarda değil..

Değil ki, “Erbakan’a ihanet ettiniz” diyebiliesiniz.. Veya “Erbakan’ın desteklediği parti var iken, onun yerine başka parti kurdunuz” diyerek, Erdoğan’a ihanet suçlaması yapabilesiniz..

AK Parti, Necmettin Erbakan’ın başbakan olduğu 1997 yılında kurulmuş olur..

Refah Partisi daha kapatılmamış iken, AK Parti kurulur..

“Göz göre göre ihanet edilmiş.. Erbakan’ın başbakan olduğu bir dönemde, onun talebeleri nasıl yeni parti kurarlar” derim..

“Erbakan Hoca bir yandan askeri vesayetçilerle mücadele etmiş. Bir yandan İHL’lerin orta kısımlarının kapatılmaması için uğraş vermiş. Bir yandan başörtü yasağının uygulanmaması için mücadele vermiş. Bir yandan da, partisinin içindeki hainlere karşı mücadele vermiş.. Tam anlamı ile, dört düvele karşı savaş vermiş” derim..

RP hakkındaki kapatma davası daha sonuçlanmadan, Erdoğan ve arkadaşları partiden istifa etmiş olsalardı..

“Gemiyi ilk fareler terkedermiş.. Yıllardır geceli gündüzlü çalıştıkları partilerinin ayağına çelme takılmak istendiği bir dönemde, partiden istifa etmek de ne oluyor? Yapılan kesinlikle ihanettir” derdim..

Ama Erbakan başbakan iken.

Sonrasında, RP kapatılana kadar..

Sonrasında, RP yerine kurulan Fazilet Partisi de seçime girerken.. Seçime girdikten sonra, yalnızlaştırılırken.. FP hakkında da kapatma davası açılırken.. Kapatma kararı verilene kadar.. Bu çizgiden ayrılma olmadı ise..

Kimse kusura bakmasın..

Bugünkü tablo ile, kimse karşılaştırma yapmasın..

O tarihte ihanet yok.

O tarihte, Erbakan Hoca’nın hareketini bölmek yok..

O tarihte, koltuk uğruna savrulma yok..

O tarihte, iktidardan indirmek için hedef alınan hükümetin başında Erbakan yok. 

Ama bugün..

Erdoğan ile birlikte siyaset yapan insanlar..

Erdoğan Cumhurbaşkanı iken..

Tüm bakanlar, Erdoğan tarafından belirlenmiş iken..

Yeni parti kurulduğunda, iktidardan indirilecek olan partinin AK Parti olduğu bir tabloda..

Cumhurbaşkanlığı koltuğundan indirilecek olan, Tayyip Erdoğan olduğu halde..

Yeni arayışlar içine giriliyorsa..

“Yeni bir parti kuruyoruz” deniliyorsa..

İşte buna..

Tam da ihanet denir..

İhanetin dört dörtlük örneği denir..

Ali Babacan da..

Diğerleri de..

“Biz bölmek için değil, birleştirmek için yola çıkıyoruz” diyorlar..

Affedersiniz, siz kimi birleştireceksiniz?

AK Parti %45 oy almış..

MHP % 7’ye yakın oy almış.

Zaten bu iki parti birlikte hareket ediyorlar..

Siz, bu tabloda, kimi birleştireceksiniz?

CHP ile Saadet Partisi’ni mi birleştireceksiniz?

CHP ile İp’i mi birleştireceksiniz?

CHP ile HDP’yi mi birleştireceksiniz?

Eğer iddianız bu ise..

Açık açık, onu söyleyin.

“AK Parti tabanı ile işimiz yok.. Bizim işimiz, CHP tabanı ile” deyin..

“CHP tabanı ile HDP tabanı benzerlik gösteriyor. Bizim kafamız da, CHP kafası ile çok iyi örtüşüyor. Onun için bu iki partiyi birleştirerek seçim hazırlığı yapmak istiyoruz” deyin..

Daha parti kurulurken, mantıkla çelişen söylemlerle, seçmenin karşısına çıkmayın.

Seçmen dinler, seçmen başını sallar..

Ama..

Böyle ikircikli hareketle oy vermez..

Tam aksine, okkalı bir tokat vurur.. 

Hatırlatmış olalım..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp