Erdemli çocukları bu anneler mi yetiştirecek?

Erdemli çocukları bu anneler mi yetiştirecek?


Erdemli çocukları bu anneler mi yetiştirecek?

 

 

Geçtiğimiz hafta bir işyerinde birkaç kadının konuşmalarına şahit oldum. Kadınlar kısa bir hasbihalleşmenin ardından sözü döndürüp dolaştırıp cilt bakımına, verilen kilolara, diyet listelerine, daha bakımlı olmak için neler yapılabileceğine getirdiler ve görünürlüğün her şeyin önünde tutulduğunu vurguladılar. Aralarından biri küçük bir çocuk gibi yerinden fırladı ve kollarını yana salarak, “Bakın bakalım ne kadar fit olmuşum. Geçenlerde yüzüme özel bir bakım yaptırdım, kaç yaşında gösteriyorum” diye sordu. Genç bir hanım, “Ne yalan söyleyeyim 50 gösteriyorsunuz” deyince bayanın rengi attı, morali bozuldu sonra arkadaşına döndü ve “Sanırım senin gözün bozulmuş. Evet, elli yaşındayım, üniversite okuyan çocuklarım var ama gittiğim her yerde otuzdan fazla göstermediğim söylenir…” diye çıkıştı. Hanımlar kısa bir gerginliğin ardında uzlaştılar ve birbirlerine güzellik tüyoları vermeye başladılar.

 

Özel bir görüşme için gittiğim iş ortamında yaklaşık iki saat boyunca, başörtülü, sözde dava kadınlarının estetik kaygılarını dinledim. Kadınlar daha güzel daha çekici görünmenin formüllerini tartışırken tavaffurumda şiddetin kol gezdiği caddeler canlandı.  Evde, sokaklarda, okullarda şiddet saçan, bencil, duyarsız ve sevgisiz çocukları düşündüm… Öğretmenini katleden üniversite öğrencisini, arkadaşını bıçaklayarak kaçan liseli genci, nişanlısını öldüren genç kızı, hayvanlara işkence eden genç bireyleri ve onların düştüğü karanlık kuyuyu düşündüm… Namazla hiç tanışmayan başörtülü kızlarımızı, sorulduğunda Müslüman olduklarını söyleyen fakat İslami kimliğinden uzaklaşan ve adeta köklerinden utanan gençleri düşündüm… Yüreklerinde sevgiden eser kalmayan, maneviyatsız, yalnız ve fıtratına yabanlaşmış gençleri ve onları eğiten gösteriş budalası kompleksli kadınları düşündüm sonra… Ve gençleri eleştirmeden önce onların ilk eğitmenlerini, aşağılık kompleksinden kurtulamayan ve hayata katabilecek hiçbir değer üretemeyen bu kadınların rehabilite edilmeleri ve asli görevlerinin farkına varmaları gerektiğini düşündüm. Yoksa bu sığ düşünceli, yönünü bulamamış, kimlik karmaşası ile yaşayan annelerden bilinçli, donanımlı ve dik duruşlu nesiller beklemek hayal olacaktır. Sık sık telaffuz ettiğimiz “erdemli çocukları” yaşının getirdiği olgunluğa ulaşamamış, hayatına yön verecek değerli hedefler belirleyememiş bu annelerin yetiştirmelerini bekleyemeyiz herhalde…

 

milli gaze

Google+ WhatsApp