Ekrem Müdafa bizimle kafa mı buluyor?

Ekrem Müdafa bizimle kafa mı buluyor?


Ekrem Müdafa bizimle kafa mı buluyor?

 

 

Önce kendimden başlayayım..

Soyadı kanunu çıktığında, Karahasanoğlu olarak tescili istenmiş ise de..

Herkese yapıldığı üzere..

Bize de, “Yok öyle şu oğulları bu oğulları..” denilmiş.

Alternatif bir teklife de fırsat bırakılmadan, memur yazıvermiş soyadımızı: “Karasan.”

Soyadı kanunu çıktığı yıllara göre biraz daha rahatlama yaşandığı için..

1960’lı yıllarda, babam konuyu mahkemeye götürmüş..

“Karahasanoğlu” olarak soyadımızı tescil ettirmiş..

Böyle haklı ve makul bir gerekçesi olanlar bir kenara..

İsmini veya soyadını değiştirenlere hep “Acaba neden” demişimdir..

Mesela Fetullah Gülen?..

Yıllarca tartışıldı..

“Fethullah” mı? Yoksa “Fetullah” mı?

Aradaki bir harf, çok şeyleri değiştirir..

Haklı ve makul bir izahını şu ana kadar göremedim..

Şüphe duymakta da haklı olduğumuz 17-25 Aralık sonrası ortaya çıktı..

Şimdi aktüel isim, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu..

Onun da soyadı, aslında “Müdafa” imiş..

“Makul ve haklı” hangi gerekçe ile soyadını değiştirmiş, şu ana kadar bir izahat göremedim..

Ama bize açtığı davalarda, bir dosyaya giren ceza soruşturmaları listesi..

Bana “Sebep bu olabilir mi?” dedirtti..

“Kimliğini gizleme” dürtüsü..

Kendisinin toplamda bıraktığı izlenim ile, gerçek kimliği arasındaki çelişki..

Siz anladınız meseleyi..

Ben geçeyim, savcılığın suç dosyası listesine.

Liste hayli kabarık..

2006’lardan başlıyor..

Kimbilir belki de, daha öncesinde suçların bilgisayar kayıtları olmadığı için, çok önceki vukuatları listeye girmemiş olabilir..

2018’lere kadar geliyor..

Suç tipleri neler?

Bey abimiz; AVM düşmanı solcuların partisi CHP’nin, AVM ortağı olan patronlarından birisi ama..

“Ne bu ya? Her yer beton, her yer beton!” diye haykıran sözde devrimcilerin belediye başkan adayı konumundaki bir müteahhit ama..

Kuruluş felsefelerini, “Eşit paylaşım” olarak özetleyen komünistler bile, kendi adaylarını istifa ettirip, şimdi destekleme kararı verdikleri, 250 bin TL’lik saati kolundan düşürmeyen bir burjuva ama..

Kendisine yönelik eleştirilere karşılık, “Sinirlenmeme, sakin sakin cevap verme”konusunda öve öve bitirilemeyip, dindar görüntülü insanların bile, “İnsanlara tepeden bakmayan böyle bir aday lazım” diyerek göklere çıkardıkları bir kişilik görüntüsü veren bir aday ama..

Suç dosyasındaki listede, tam zıddı bir görüntü var..

Her ne kadar ilk vukuatı, “Görevi kötüye kullanma, zimmet” suçlaması ile aleyhinde açılan soruşturma olarak görünüyor ama..(Bu dosyanın, Ekrem Bey lehine sonuçlanmış gibi göründüğünü de belirtelim..)

Şüphelisi olduğu suçların çoğu “hakaret” ve “tehdit” diye yazılı..

Düşünebiliyor musunuz?

Küçücük bir ihtilafta, hemen karşısındaki muhatabına “hakaret” etmiş.

Minnacık bir uyuşmazlıkta, hemen “tehdit”ler savurmuş..

Ki..

Hakaret ve tehdit sanığı olarak savcıya ifade verdiği dosya sayısı kabarmış..

Şöyle bir düşünüyorum da..

Ekrem Bey’in son adaylık sürecinde, kendisine yönelik eleştirilere nasıl katlandığını anlayamıyorum..

Kendisine verilen ters cevaplarda; eline-ayağına, diline nasıl hakim olabildiğini algılayamıyorum.

Benzer konumdaki birçok belediye başkanına, müteahhite, siyasetçiye bakın..

Hatta çevresinde, “Sinirlidir, konuşmasına dikkat etmez” diye tanımlanan kişilere bakın., 

Adliyelik vakası olanlar çok az sayıdadır.

Ama Ekrem Bey..

Önüne gelene hakaret etmiş. Önüne geleni tehdit etmiş.

Son 4 aydır ise..

Pespembe hayaller dünyasında bizlere bambaşka bir dünya sunuyor...

“Oyunu istemek için yanaştığı” yaşlı teyze..

“Hangi partinin adayısınız” diye sorduğunda..

“CHP” diye cevap veriyor...

Yaşlı teyzenin refleksi, “Sana oy vermeyeceğim” oluyor..

Ekrem Bey’in, normal hayatında böyle bir cevaba karşı ne diyeceğini tahmin etmek için, soruşturma geçirdiği savcılık dosya listesine bakıyorum..

Edeceği küfürleri tahmin ediyorum da..

Şimdi o teyzeye, “Sen bize dua et yeter” demesinin arkasındaki dünyayı anlayamıyorum..

Bir koltuk için, insan kendi karakterinden de bu denli vazgeçer mi?

Vazgeçebilir mi?

Yoksa akşam yatağa uzandığında..

Küfürleri toptan mı ediyor?

Halkın içinde edemediği hakaretleri, evinde tek başına iken mi ediyor?

Şöyle bir saydım..

5 hakaret-tehdit dosyasında sanık..

30 kadar dosyada da müşteki..

Hayli ilginç bir kimlik ile karşı karşıyayız..

Diyeceksiniz, mali suçlar hiç yok mu?

Olmaz olur mu?

AVM patronu olacaksınız..

Müteahhit olacaksınız..

İnşaatçı olacaksınız..

Belediye başkanlığı yapacaksınız..

Mali soruşturmanız olmayacak.. 

Mümkün değil..

Onlardan da bazılarını aktarayım..

“Görevi kötüye kullanma ve zimmet” ilk vukuatı idi..

Devamında da..

Bakın ne soruşturmalar var:

“Tacir ve şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı.”

Bu suçtan birden fazla dosyası var..

Devamında yine “Görevi kötüye kullanma” soruşturma dosyaları, birden fazla.. 

Bir de 1163 sayılı kanuna muhalefetten soruşturma dosyası var..

Şöyle kabaca saydım. 

Şikayetçi ve sanık olduğu dosyaları toplam olarak söyleyecek olursak..

60 kadar soruşturma dosyasından bahsediyoruz..

Sizin huzurunuza çıkan Ekrem İmamoğlu, bu görüntüyü veriyor mu?

Bana soracak olursanız, “Vermiyor” derim..

Onun için de diyorum..

Acaba..

“Ekrem Müdafa..”

“Ekrem İmamoğlu” olurken..

Bu soruşturma dosyaları da bir gerekçe olmuş mudur?

Ama esas önemlisi..

Hakaret-tehdit suçlarından defalarca hakim önüne çıkan bir kişilik..

Nasıl oluyor da..

Son 4 aydaki o sakin rolü oynayabiliyor?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp