Ekmeğini çöpten çıkaranların hikâyesi

Ekmeğini çöpten çıkaranların hikâyesi


Ekmeğini çöpten çıkaranların hikâyesi

 

 

Onları bakmaya dahi tahammül edemediğiniz çöp konteynırlarını karıştırırken görürsünüz. Karşılaştığınızda başınızı çevirir ve atık eşyalara nasıl bakıyorsanız onlara da öyle bakarsınız. Sanırsınız ki, o insanlar sizin yaşadığınız hüzne, neşeye, heveslere, mutluluğa ve umuda dair hiçbir şey taşımaz. Sanırsınız ki o insanların evlerinde anne ya da babalarını bekleyen çocukları yok. Sanırsınız ki o insanların çöp toplamanın dışında hiç bir rolleri yok. Sanırsınız ki o insanlar çöp dağına mal edilmiş atıl birer eşya… Oysa hayata sıfır yenik başlayanların hikâyesidir atık toplayıcılığı.

Yol kıyılarında atık toplayan birine rastlarsanız anlayın ki o da tıpkı sizin gibi bakmakla yükümlü olduğu çocuklara sahip. Korkmayın, yaklaşın ve selam verin ona. Destek vermek istediğinizi belirtin, oturun birlikte bir bardak çay için, dinleyin onun dramatik hikâyelerini. Kibre kapılmayın, tiksinmeyin ondan, hâl hatır sorun, aynı geminin yolcusuyuz deyin, ona değersiz bir eşya gibi bakmayın...

 

Uzun süre iş arayıp bulamayan atık toplayıcıları son tercih olarak başladıkları işte çocuklarının karnını doyurabilmek için tonlarca atık toplamak zorundalar. Okul çağındaki çocuklar, kadınlar, erkekler ellerinde özel tasarlanmış bir çuvalla gece geç vakte kadar çalışmak zorunda kalıyor. Ekmeğini çöpten kazanan bu insanlar hijyen olmayan ortamlarda risk alarak çalışıyorlar.

Belediyeler atıkların değerlendirilmesi konusunda çalışmalar yapıyor, yeni geri dönüşüm tesisleri açılıyor, halk geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmeye çalışılıyor. Ancak atık toplayıcılarının hakları için henüz bir çalışma yapılmış değil. Devlet geri dönüşüm tesislerine verdiği ehemmiyeti bu işi yapan şahıslara da vermeli ve onları daha iyi şartlara taşıyabilmelidir.

Atık toplayıcılarının büyük çoğunluğu eski metruk evlerde kalıyor. Bu sağlıksız ortamda çoğu kaza ya da hastalıklara maruz kalıyor. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz ay Ankara’da atık toplayıcıların kaldığı metruk bir evde yangın çıkmış ve altı kişi hayatını kaybetmişti. Hayatlarını kaybeden kişilerin daha yaşanabilir bir eve çıkacak imkânları yoktu o yüzden gelebilecek her türlü tehlikeyi göze aldılar.

Atık toplayıcılarının maruz kaldığı bir başka sorun ise sosyal dışlanma sorunu. Bu insanlar toplum nazarında değersiz bir eşya gibi görülüyor. O nedenle genellikle topluma katılmaktan uzak kalıyor ve kıyıya çekiliyorlar. Oysa bir babanın ağır şartlar altında çalışarak çocuklarının rızkını kazanması küçümsenecek bir durum değil aksine takdire şayan bir çabadır. Bu ülkede eğer utanacak biri varsa o da halkın hakkını sömüren, ihaleye fesat karıştırarak kestirmeden zengin olan, türlü türlü desiselerle mülkiyet edinip halka tepeden bakan kişiler olmalıdır. Onlar utanmalı, onlar başlarını yere eğmelidirler. Bu insanları hak ettikleri imkânlardan mahrum bırakanlar utanmalıdır. Bütün gününü ağır şartlar altında çalışarak geçiren atık toplayıcı kardeşlerimiz değil…

 

milli gazete

Google+ WhatsApp