Edep ve ahlâk

Edep ve ahlâk


İnsan erdemleriyle var ve kalıcı. Erdem, güzellikler, iyilikler ve hayırlardan oluşur. İnsanlığın dönemleri var. Koşullar ve durumlar çok şeyde belirleyici olur. Matbaanın oluşumu bir dönem. Gazete, dergi kültür yeni bir dönem. Magazin kültürü çok daha farklı. Reklâm ve medya dönemi ile birlikte diji dünya çok daha yeni bir dönem. İnsanlığın belli bir terbiyesi yok artık. Aile kültürünü, çevre kültürünü aşan bir süreçte bulunuyoruz.

İnsan insanın aynası. Ayanlar çok kültürlü, belki de kültürsüz. Görgüsüz ve kuralsız. Sosyal medya üzerinde iyi niyet ve düşünce ile var olanlar bir süre sonra kendilerini çok çarpık aynalar karşısında buluyorlar. Sınır tanımayan, kimin ne olduğu bilinmeden. Saldırganlık başını almış gidiyor. Muhatabın kadın, yaşlı, çocuk olması çok da önemli değil. Yanılsatıcı bir durum söz konusu. Belirsizlikler üzerine kurulu bir dünya. Güvenilir ortamlar giderek azaldı. Kurumlar ve kişiler tartışma konusu. Para, sermaye söz konusu olunca insanların nevri döndü. Bu, en güvenilir çevreleri, kişileri bile etkisi altına aldı.
Irkçılık, partizanlık, siyasal gerilimler düşünce özlü olmaktan uzak. Her bir kesim ve çevre artık bir kabile, aşiret görünümünde. Kan davasına dönüşmüş durumda. Nefret ile düşman olarak bellenenlere korkunç saldırılar var. Ahlâk ve edep sınırları aşıyor ne yazık ki. Düşünce üretemeyenler saldırganlaşıyorlar. Faşizm sadece ırkçılık ile sınırlı değil, çok boyutlu. Bir Müslüman’ın her davranışı kendisini sorumlu tutar. Hemen her Müslüman, vebal, kul hakkı, hakkaniyet bilenler ve bilinçli olanlar doğal bir korunma içindedirler. Ağızdan çıkan söz, eyleme geçen her davranış kayda geçer.

Aile kültürü insanın oluşumunun ilk mayası. İnsanlar aileden gördükleriyle şekillenirler. İnsanların ömürleri boyunca etkisini taşıdıkları bir durum. Şimdiki çocuklar medya ile mayalanıyorlar. Gözlerini açar açmaz medya nesneleriyle yüz yüzedirler. Çocukları okul ve öğretmenler de çok etkilemiyor ve belirleyici olmuyor ne yazık ki. Küresel kültürsüzlük hayata egemen. Ahlâk ve edepten yoksunluk. Bu, çocukları ve gençleri de aşan bir durum. Yaşlı başlı insanların ne kadar saldırgan oldukları gerçek. Sosyal medya bugünün insanlığının çirkin bir aynası. Bu ifadeyi yazmak hoş değil ama ne yazık ki kaçınılmaz bir durum. Ahlâk ve edep insanın güzellikleri. Onunla bir insanı iyi bilme mümkün olabilir. Bu unsurlarla insanlar kendilerini daha iyi belli ederler. Düşünce yoksunluğu, kısırlığı, yüzeyselliği insanları saldırganlaştırıyorlar. Bununla yani kaba güç ile kendilerini ortaya koyuyorlar. Kendilerini güçlü sayıyorlar.

İnsan güzel sözleriyle, diliyle, davranışlarıyla insanların gönüllerini kazanır, dostluk kurar. Başaklarının diliyle ve üslubuyla yaşamak ve var olmak, var olmamadır. Başkası olmadır. Kendi ahlâkı ve inancı üzere yaşamamadır. Şeytanların çokluğu insanı kuşatmış bulunuyor. İnsanlar bu hâl ve davranışlara kapılıyorlar. İyi ve güzel olanı tercihten uzak duruyorlar. Her kötülük, çirkinlik ve kabalık şeytanidir.

Hayatı anlamlı kılan güzelliklerdir. Güzelliklerle güzel olunabilir ve güzel yaşanabilir. Sık vurguluyoruz. Aşk ve sevgi dili insanı insan konumunda tutar. Diğeri insan olmaktan çıkarır. İnsan, gene insan. Aziz varlık. Yaratılmışların en azizi, en güzeli, en değerlisi. İnsanı insan yapan da kendi olmaktan çıkaran da insan. Dilimize sahip çıkalım, güzelliklerle olalım. Kin ve nefretten uzak, insanları aşağılamadan, herkese değer vererek ve insan yerine koyarak.

Sosyal medya ve diji dünya artık bir gerçek. Burada da dilimizi, tutumumuzu güzel ve iyi olarak ortaya koyalım. Hal ve tutumlumuzla insanlarla dostluklar kuralım. Sevgi dili ile.

Google+ WhatsApp