Düşünme Zamanı

Düşünme Zamanı


İnsanın kendisiyle baş başa kaldığı zamanı en değerli olanı. Düşünebilme, tefekkür edebilme, kendine zaman ayırabilme zamanı. Hayatın hızlı akışındaki hengâmede sürekli insanı meşgul eden durumların insanın kendine zaman ayıramadığı anlarıdır. Telâş, koşturma ve gerilimli bir hayatın ne olup olmadığını anlamak için böyle dönemlere de gereksinim var.

 

Günün koşturmasında insanın kendini anlayabilmesine zamanı kalmıyor. Hayatın tamamını meşgul eden dış dünya içinde bir de iç dünya meşguliyeti. Zamanın nesneleri insanı insandan kaçırıyor, çalıyor. Kendisine zaman bırakmıyor. Dış dünyadaki koşturmanın sonunda evine vardığı zaman da iletişime dair olan nesneler kalan zamanı alıyor. Yastığa başını koyduğunda bir pelte gibi yığılıyor. Büyük felâketler insanı daha çok düşünmeye iten oluşlar. Metafizik ürperti insanı sorgulamaya sürüklüyor. Felâketler ne ve hangisi olursa olsun insanı kimi zaman aşıyor. Kimi zaman insanın neden olduklarıdır olup bitenler. İnsanı putlaştıran ve tanrı konumuna sürükleyen düşünüşlerin Düşünme Zamanı

 

İnsanın kendisiyle baş başa kaldığı zamanı en değerli olanı. Düşünebilme, tefekkür edebilme, kendine zaman ayırabilme zamanı. Hayatın hızlı akışındaki hengâmede sürekli insanı meşgul eden durumların insanın kendine zaman ayıramadığı anlarıdır. Telâş, koşturma ve gerilimli bir hayatın ne olup olmadığını anlamak için böyle dönemlere de gereksinim var.

 

Günün koşturmasında insanın kendini anlayabilmesine zamanı kalmıyor. Hayatın tamamını meşgul eden dış dünya içinde bir de iç dünya meşguliyeti. Zamanın nesneleri insanı insandan kaçırıyor, çalıyor. Kendisine zaman bırakmıyor. Dış dünyadaki koşturmanın sonunda evine vardığı zaman da iletişime dair olan nesneler kalan zamanı alıyor. çaresiz kaldığı anlardır büyük felâketlerin olduğu dönemler. İnsanın kendisine karşı çaresizliği.

 

Düşünme bir ibadettir. Eşyayı, yaradılışı, kâinatı, insanı anlama ve bilme tefekkürü. Fikredebilme hâli. İnsanın felâket anlarında sınanmadaki sabrı, dikkati ve tutumu geleceğini de belirler. İnsan bilir ve anlar ki yapıp ettiklerinin sonuçlarının nasıl bir tartıya konulabileceğinin göstergesi. İnsan gönlünü kırmanın ne denli ağır olduğu, geçip gidenin geçip gitmeyeceği ve kendisiyle yüzleştiğinde yaptıklarının ne denli anlamsız olduğunu kavrama elbette önemli. Ancak geçip giden, bir daha dönülemeyen geçmişi onarma güçlüğü her zaman insanın önünde durur. Geçen zamanda artık bir daha karşılaşamayacaklarımız var onlarla helâlleşme imkânı kalmayacağına göre! O zaman, insan yeni dönem için kendisini daha bir tartıya koyabilme şansına kavuşmuş olur. En azından bir daha yeni yanlışlara düşmemeyi öğrenmiş olur.

 

İnsan unutkan bir varlık. Belâ ile ferahlık zamanlarındaki hâlleri farklı. Eski günlerine dönme onun için yaşanmış olanın bir yararı olmamış demektir. Nefret ve öfke ânın dehşetli hâlleri. Gözü karalık, bir şeyi görememe, düşünememe insanın uçurumu. Yaşananlardan geri dönülemiyor bir daha. İnsan kendi uçurumunu kendisi oluşturuyor böylesi durumlarda. Felâket anları dolaylı veya küçük örnekli kıyamet hâlleridir. İnsanın insandan kaçtığı, sadece kendini düşündüğü anlar. Şu günlerde yaşanan felâkette, insanlar hastalarını ziyaret edemiyor, ibadethanelere gidemiyor, cenazelerin defninde bulunamıyor, komşuluk, arkadaşlık ilişkileri olmuyor. O zaman yaşanan böyle bir ânı ve durumu bir örnek alması için de düşünme zamanı. Hemen herkes kendi telâşında. İnsanlar vebalı olmadığı hâlde birbirinden kaçan vebalılar gibi. Modern zamanların da ölümcül vebaları var. İnsanın elleriyle oluşturdukları büyük yıkımlara neden. Ne yazık ki bunlar yeterince sorgulanmıyor. İnsanların zihinleri de işgal altında olduğundan düşünemiyor. Çünkü düşünmeye zamanı kalmıyor ya da zaman bırakılmıyor.

 

Hızla akan zamanda düşünebilmenin imkânsız olduğu bilinmeli. Kendileri düşünemeyince başkaları onlar adına düşünebilse ve bunlar dikkate alınsa bir anlamı olabilir. Anlamsızlıklar dünyasında insanlar ancak gerilimleri tırmandırırlar ki, başkalarına zaman kalmasın

 

Koronavirüs günlerinde hiçbir kavga yok, siyasal çekişmeler, saldırganlıklar yok. Spor çekişmeleri ve fanatizminden eser kalmadı. İletişim araçları sadece haberler veya kimi eğlenceler için var. Düşünülmeli ki bitecek olan bir hayat var ve bitiş sonrasında hesap günüdür. Dünyada yapılıp edilenlerin çoğunun ne anlamsız şeyler olduğu şu anlarda anlaşılabilinir. Düşünmeyi bir zikre dönüştürsek hayat o zaman anlam kazanır.

Google+ WhatsApp