Dünya Suriye firavunundan daha küçük mü?

Dünya Suriye firavunundan daha küçük mü?


Dünya Suriye firavunundan daha küçük mü?

 

 

Yaşadığımız bu asırda genelde dünyanın, özelde ise Müslümanların gözleri önünde Suriye’de Beşar Esed denilen kanlı ve katliamlı bir firavun, bir milyonun üzerinde masum insanı katletti. Dünyanın bu firavunu durdurmaya, canını cehenneme postalamaya gücü yetmedi. “Birleşmiş Milletler Teşkilatı”, Suriye firavunu Beşar Esed’in katliamları karşısında adeta bir “Birleşmiş Leşler Teşkilatı”na dönüştü. Dünyada hak ve hukuk olsaydı, hak ve hukuk adına hareket eden bir teşkilat olsaydı bu kanlı katil çoktan cehenneme postalanırdı. Suriye’nin kanlı-katliamlı firavunu Beşar Esed hukuk eliyle idam edilip cehenneme gönderilmediğine göre;  hala onu muhatab alan Küresel Dünya Düzeni de bir katiller düzenidir. 

“Dünya beşten büyüktür” söylemi, küresel dünya düzenine bir isyandır. Ancak bugün itibariyle bir milyonun katili Firavun Beşar Esed hukukun eliyle cehenneme postalanmamışsa, hâlâ dünyada dolaşıyorsa beşten daha büyük olan dünya da, dünyadan daha küçük olan beşte Suriye firavunu Beşar Esed’den daha küçük konuma düşmüştür.

Bir milyonun üzerinde masum insanı katletmiş Beşar Esed denilen Suriye firavununa Türkiye’de muhabbet besleyenlere, hâlâ ondan övgüyle bahsedenlere şahid olmamız bizi dilhun etmektedir. Ülkemiz terörist ve katliamcı katil sevicileriyle doldu. Ülkemizde Emperyalist güçlerin işareti ve yardımıyla “Cümle Haramlar Partisi”“Cümle Haşhaşiler Partisi”ne dönüşüyor. Bu tamamen yepyeni bir dönemdir. “Cümle Haşhaşiler Partisi”ne biçilen yeni misyon ise; özelde Türkiye’de, genelde ise İslâm coğrafyasında terörü ve teröristi, kanı ve katliamı meşrulaştırmak. Bu günlerde bir milyon insanın katili olan Suriye firavunu Beşar Esed’e gönderilen gülücüklerin ana sebebi de budur. Bu nedenle önümüzdeki yıllar çok sancılı geçecektir.

“Küresel Dünya Düzeni” bir kanlı katiller düzenidir. Bu düzen İslâm coğrafyasında kendisine bağlı olan kanlı katil firavunlar eliyle varlığını hissettirmek istiyor. İslâm coğrafyasında kanlı katil firavunları sevenler, savunanlar, Emperyalistlerin gözdeleridir. Çünkü Emperyalistlerin emellerini gerçekleştirenler, kendi coğrafyalarındaki kanlı firavunlara, terörizmi yaşam tarzına dönüştürmüş teröristlere avanelik edenlerdir.  

Halkı Müslüman olan bir ülkenin televizyon ekranlarında bir milyon insanın katiline gülücükler gönderiliyorsa, bu kanlı katil övülüyorsa, bununla aynı masada oturmak tavsiye ediliyorsa, o ülke Allah’ın azabına davetiye çıkarmış demektir. Altını çizerek diyoruz ki; geldiğimiz noktada bir milyon masum insanın katili Suriye Firavunu Beşar Esed başlı başına bir ateştir. Onunla değil bir araya gelmek ona milimlik kalbi bir meyil göstermek bile helak olmak için yeterli sebeptir. Rabbimiz uyarıyor:

“Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” (Hud Sûresi/ 113)

İnsan olan, Hakk’a ve hukuka inanan ve vicdanı delinmemiş olan herkes için anın vacibi, kanlı katil Suriye firavunu Beşar Esed’in biran önce hukukun eliyle idam edilip cehenneme postalanması için çalışmaktır. Bunun aksi bir durum onu temize çıkarmaya çalışmak, onunla birlikte İslâm coğrafyasını cehenneme dönüştürmeye çalışmaktır. 

“Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helâk etmez.” (Hud Sûresi/ 117)

İslâm coğrafyası bir bütündür. Suriye bu coğrafyanın bir parçasıdır. Günümüzde Suriye; kanın ve katliamın iktidar olduğu, vahşetin kol gezdiği, zulmün ve zalimliğin doruğa çıktığı, Kabil’in öz kardeşi Habil’i öldürdüğü virane olmuş diyarın adı olmuştur. Hâlihazırda Suriye’deki rejim Firavunidir, bu rejimin başında bulunan kanlı katil Beşar Esed ise tam bir Firavun’dur. Bu firavunu sevenler, savunanlar, yardım edip destekleyenler de Âl-i Firavun’durlar. Yani Firavun ailesine mensup kimselerdir. Rasûlüllah (sav) uyarıyor: 

“Bir kelimenin ucu (bir kelimenin yarısı/yarım bir kelime) ile dahi olsa, bir Müslümanın öldürülmesine yardım edenin alnına ahirette ‘Allah’ın rahmetinden ümitsizdir.’ diye yazılacak...” (Sünen-i İbn Mace, Diyat, 1)

Suriye’nin kanlı katil Firavunu Beşar Esed’i durdurmayı, cezalandırmayı Avrupa’ya, Avrupa’nın sosyal ve siyasal örgütlerine havale edenler, görevden kaçışın bahanelerine sığınanlardır. Avrupa; katiller, firavunlar, zalim ve zorbalar diyarıdır. İslâm coğrafyasında iktidar olmuş her firavunun arkasında mutlaka Avrupa, Batı vardır. Batıdan getirilip hakkın ve hukukun yegâne kaynağı olan İslâm’ın önüne ve yerine geçirilen kanunlar, sistemler, firavunlar yetiştirmekten ve firavunların katliamlarını koruma altına almaktan başka bir şeye yaramadılar. Bu nedenle altını çizerek diyoruz ki; hilafetin ilgasından bu yana dar geliyor bize giydirilen Avrupa’nın kumaşları. İmanı zayıf olanları cezbediyor cehenneme giden yolun taşları. Her gün biraz daha çoğaltıyoruz ipleri Avrupa’nın elinde olan akılsız kalmış başları. Galiba sermaye edinmişiz meyve vermeyen gözyaşları!

 

YENİ AKİT

Google+ WhatsApp