Dünya İnsan Hakları Günü ve katledilen adalet (1)

Dünya İnsan Hakları Günü ve katledilen adalet (1)


Dünya İnsan Hakları Günü ve katledilen adalet (1)

 

 

Geçen ay İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulü dolayısıyla bütün dünyada adalet ve barış mesajları verildi, siyasi ve sivil kuruluşlar hak ihlallerinden bahsettiler. Hak, özgürlük, barış… Kulaklarımıza ne kadar da hoş geliyor değil mi? Fakat şu soruyu da sorma ihtiyacı hissediyoruz: Acaba İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kabul edildiği tarihten bu yana kimin ya da kimlerin hakları için çaba göstermiştir? Filistin’de katledilen insanların, bombaların parçaladığı bebeklerin haklarını iade edebilmiş midir? Irak’ta kimliklerini koruyabilmek için mücadele eden insanların seslerini duyabilmiş midir? Yemen’de açlığa terk edilen çocukların haklarını koruyabilmiş midir? Suriye’de göçe zorlanan, ağır işkencelere maruz bırakılan insanlar için bir çağrıda bulunmuş mudur? Myanmar’da Müslümanları canlı canlı yakan Budistlere dur diyebilmiş midir? Mısır’da seçilmiş liderleri ile mağdur edilen onlarca İhvan üyesinin çağrılarına kulak vermiş midir? Hakları gasp edilen, ölüme, açlığa, yoksulluğa çile içinde çileye maruz bırakılan insanlar için ne yapmıştır ya da hangi çabayı göstermiştir? Afrika’da kaynakları sömürülen, açlığa ve bulaşıcı hastalıklara maruz bırakılan insanlar için bir çözüm üretebilmiş midir? Peki, adını hemen her dakika işittiğimiz İnsan Hakları Beyannamesi kim için çalışır ya da kime hizmet eder? Bu kuruluş belli ki ezilen, hakları gasp edilen masum halkın safında değil, aksine onların haklarını gasp eden despotların safında yer alıyor ve onların çıkarları için çalışıyor.

 

10 Aralık’ta bütün lider ve söz sahibi kişilerin adaletten, haktan dem vurduklarına şahit olduk. Peki, ama hangi hak? Hangi adalet? Hangi özgürlük? Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye’de 2011’den bu yana devam eden iç savaşta ölenlerin sayısının 500 bini geçtiğini açıklıyor. Yemen de ise 70 bini çocuklardan oluşan 90 bini aşkın kişi hayatını kaybetti.  Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansı raporuna göre Myanmar’da geçtiğimiz dönem 24 binden fazla Müslüman katledildi. Filistin’de ise son 20 yılda ölenlerin sayısı 1483’ü aştı.

Yılın bir gününü İnsan Hakları Günü ilan eden ve hemen her fırsatta hak ve özgürlüklerden dem vuran zihniyetlerin tarihlerinde karanlık sayfaların yer aldığını ve bu toplumların hak ihlallerinde başı çektiklerini görürsünüz. Sanırım şer zihniyeti, yeni dünya düzeni ekseninde vicdanlarını zulmettikleri toplumlar nezdinde aklayabilmek için böyle bir söyleme ihtiyaç duyuyor ve bu söylemin arkasına sığınarak zulmü masum göstermeye çalışıyorlar. Bilmiyorum siz ne dersiniz!

 

milli gazete

Google+ WhatsApp