Doğru söyle Kemal, Biden’a bayılmıyor musun!

Doğru söyle Kemal, Biden’a bayılmıyor musun!


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu güldürdü bizi.

 

Hem de kahkahalarla güldürdü.

 

Beyefendi, Biden’cı değilmiş.

 

İnanırsanız eğer, Biden da, “Muhalefetteki dostlarımızı Erdoğan’a karşı destekleyeceğiz” demedi zaten..

 

Samimi bulmasam da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerini aktarayım:

 

“Ben Biden’cı değil, Türkiye’ciyim.”

 

Türkiye’ci olan birisi, herkesin doluştuğu Suriye’de, Libya’da, ne işimiz olduğunu sorar mı?

 

Türkiye’ci olan birisi, “Azerbaycan’a maalesef yardım yolladık” diyen hain adamı danışman olarak tutmaya devam eder mi?

 

Türkiye’ci olan birisi, S-400 konusunda elimizi zayıflatacak şekilde, “Alın da görelim. Daha sözleşme imzalamadan, ABD haddinizi bildirir” açıklaması yapar mı?

 

S-400 alındıktan sonra, “Hani, hani, aldınız ama, Türkiye’ye getiremediniz” der mi?

 

Sonrasında “Türkiye’ye getirdiniz de ne oldu, hangarda bekliyor” der mi?

 

Daha daha sonrasında, “S-400’ü kurdunuz, test ettiniz de ne oldu, ABD yaptırımları yolda” der mi?

 

En sonunda da, “ABD yaptırımları Türkiye’yi iflasa götürür” der mi?

 

Türkiye’ci olsaydın, “Patriot’u vermeyen ABD’ye karşı, Türkiye’nin S-400’ü alması en doğru harekettir.. Türkiye, ABD’nin keyfini bekleyemez” demen gerekirdi, Kemal Bey..

 

Bunu dememiş, diyememiş, şimdi çıkmış;  “S-400’lerde Girit modeli diye arayışa giren bunlar. Kim Biden’cı? Biz, Türkiye’nin çıkarlarını savunuyoruz ve her ülkeye saygı gösteriyoruz” ifadelerini kullanıyor.

 

Yani, bugün şunu mu diyor Kemal Kılıçdaroğlu:

 

“S-400’ler kurulmuştur.. Bundan sonra geri adım atmak yoktur. Girit modelini kabul etmeyiz. Biz aldığımız S-400’ü, kurduk, aktif hale getirdik.. Kesinlikle hangarda bekletmeyiz..”

 

Kemal Bey bunu diyorsa, kavga çıkartmak için değil ama, bir tespiti de yapmak üzere, sorarlar o zaman adama:

 

“Daha üç yıl önce, niye ‘Alamazsınız ki?’ dedin? Daha iki yıl önce, niye ‘Türkiye’ye getiremezsiniz ki?’ dedin? Daha bir yıl önce, niye ‘Kuramazsınız ki?’ dedin? Daha altı ay önce, niye ‘Türkiye’yi iflasa götürecek yaptırımlar geliyor’ dedin?”

 

Biden’cılığa bayılan Kemal Bey, bir de demesin mi:

 

“Bir yerde insan hakkı ihlali varsa tüm ülkeler konuşur. Bu cümleyi okuyan AK Partililer, bana yine ‘Biden’cı’ diyecekler ama Myanmar’da haksızlık olduğu zaman biz konuştuk mu? Konuştuk ve haklıyız çünkü insan hakkı ihlali konusunda görev üstlenmek zorundadır uluslararası kamuoyu. Kanada’da, Japonya’da, Kore’de insan hakkı ihlali olursa konuşurlar.”

 

Nasıl da biliyor, Biden’cılığını!

 

Nasıl da biliyor ve itiraf ediyor..

 

Myanmar’dan bahsediyor..

 

“İnsan hakkı ihlaline karşı çıktık” diyor..

 

Kanada’dan, Japonya’dan, Kore’den bahsediyor..

 

ABD’den bahsedemiyor..

 

Guantamo’dan bahsedemiyor..

 

Suriye’deki PYD’ye, ABD’nin verdiği binlerce TIR silahtan bahsedemiyor.

 

Ama, haksızlık olan her yerde karşı çıktığı imasında bulunuyor..

 

“Kemal Bey bizi güldürdü” dedik..

 

Gülmenin dozunun arttığı ifadeleri ise, şöyle Kemal Bey’in:

 

“Vatandaşın anayasa diye bir gündemi de yok. Sadece belli bir entelektüel kesim bu tartışmanın içinde.”

 

Yaaa..

 

İşte böyle arkadaşlar..

 

Sabahtan akşama kadar bağır..

 

“19 yıldır AK Parti iktidarda, darbe anayasasını bile yürürlükten tümü ile kaldıramadı” de..

 

O tarihte akşam pazarında bile patates 7 TL’den satılıyor olsun..

 

Soğanı, en ucuz marketten 6,5 TL’den alıyor olun..

 

Kemal Bey “Darbe anayasasını bile değiştiremediler, tabii ki ekonomi kötü olur” diye propaganda yapsın..

 

Şimdi..

 

Darbe anayasası değiştirilmek istenince.

 

Bir el de CHP’nin vermesi gerekir iken..

 

“Vatandaşın gündeminde böyle bir şey yok” de.

 

Yetinme, “Entelektüel kesim tartışıyor” de..

 

Hızını alama, “Önceki gün Bolu’daydım. Hiçbir esnaf çıkıp da ‘Anayasa değişikliği’ demedi. Bu konu tartışılmıyor. ‘Neden dükkanım açılmıyor? Ben perde satıyorum, hafta sonu neden kapalıyım?’ diye soruyor esnaf. Vatandaşın gündemi ile Saray’ın gündemi çok farklı” diye devam et..

 

O esnafa diyemedin mi, Kemal Bey:

 

Bütün dünyada perdeciler kapalı, sen mi açacaksın?

 

Sadece perdeciler değil, okullar kapalı..

 

Yeri geldi adliyeler bile kapatıldı..

 

Duymadın mı, esnaf kardeşim?

 

Duymadın mı, perdeci kardeşim?

 

Korona diye bir illet çıktı, dünyayı kavurdu, duymadın mı, Bolulu kardeşim?

 

Diyememiş, Kemal Bey..

 

Diyememiş ama..

 

Efelenmekten de geri duramıyor.

 

Kime karşı?

 

Tabii ki Cumhurbaşkanı’na karşı.

 

Halkın % 52.5’luk oy çoğunluğunu alan Erdoğan’a karşı.. 

 

Kemal Bey’in ifadesi şöyle:

 

“Erdoğan, artık Türkiye’yi yönetemiyor. Acaba yerimi nasıl korurum, arayışı içinde. Aslında nasıl yerimde kalırım, öyle düzenlemeler yapayım ki seçim sonucunda ben yerimde kalabileyim, koltuğumu koruyabileyim, düşüncesi tam olarak.”

 

Bir anlığına bu iddiayı doğru kabul edelim..

 

Erdoğan’ın, mesela %50+1 alanın değil, % 50’nin altında da olsa, en çok oy alanın cumhurbaşkanı olacağı bir düzenleme değişikliğine gideceğini öngörelim..

 

Bunun neresini eleştiriyor, Kemal Bey?

 

Bu değişiklikte, Tayyip Erdoğan’a bir ayrıcalık tanınmıyor ki?

 

Kim, en çok oyu alırsa, o cumhurbaşkanı olacak.

 

Sen aday ol, sen en çok oyu al, sen cumhurbaşkanı ol, Kemal bey..

 

Yok, “Ben en çok oyu alamam.. Ama ben ayak oyunları oynayacağım, beş benzemezi, Biden’ın direktifi ile bir araya getireceğim.. Önce beş benzemez kendi adayına oy verecek. İkinci turda da, beş benzemezden birisi, Tayyip Erdoğan’ın rakibi olduğunda, her türlü pisliği yapacağız. FETÖ’den yardım alacağız. PKK’dan yardım alacağız. Ülkücü geçinenlerle PKK’lıları yan yana oturtup, Erdoğan’a karşı kirli ittifakı hayata geçireceğiz. Böylece iktidara geleceğiz!” diyorsan.. 

 

“Kusura bakmayın” derler adama..

 

Kirli ittifaklar yerine, adam gibi tek aday etrafında, birinci turda kazanın seçimi..

 

Alın iktidarı..

 

Ama..

 

Buna gücünüz yetmiyorsa..

 

“Demokrasiye inanıyorsanız, gelmesini bildiğiniz gibi gitmesini de bileceksiniz. Halkın oyları ile nasıl geldiyseniz, halkın oyları ile de gitmesini bileceksiniz” diyerek algı oluşturmayacaksınız..

 

Madem seçim yapılıyor.. Madem aynı şartlarla seçime giriyorsunuz..

 

Seçimde Erdoğan’ın yarısına yakın oy alıp, ikinci turda kazanmayı düşünüyorsanız.. 

 

Avucunuzu yalarsınız.. 

 

Oluşturmak istediğiniz algının içinde boğulursunuz..

Google+ WhatsApp