Doğru konuşanı dokuz meclisten kovarlar

Doğru konuşanı dokuz meclisten kovarlar


Doğru konuşanı dokuz meclisten kovarlar

 

 

Dünyanın efendiliğine soyunan, yeryüzünde kan dökmedik toprak parçası bırakmayan ABD’nin karar merciinde acaba adalete özlem duyan duyarlı bir kişi dahi yok mu diye düşünürken İlhan Omar’ın yükselen sesini işittim.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi’nin İsrail’i desteklemeleri için ABD’li siyasilere para ödediğini ifade eden Omar, Amerika Yahudi lobisinin hedefi haline geldi. Lobi kendisini antisemitizm suçlamasıyla taşa tutarak susturmaya çalıştı. Somalili mülteci bir ailenin kızı olan Omar, ABD Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilen ilk Müslüman üyelerinden biri. Bizler onu İsrail’in Filistin’deki katliamlarına karşı tutumu ve haklı çıkışları ile tanıyoruz.

İşgal ve zorbalıkla girdikleri toplumların bütün kaynaklarını sömüren eşkıyalar katlettikleri masum insanlarla birlikte yeryüzünü ayakta tutan adalet kavramını da yaraladılar. Adaletin yara alması demek birey ve toplumları ayakta tutan değerlerin alt üst olması demektir. Zira bu durumda doğru-yanlış, iyi-kötü, değerli-değersiz her şey birbirine karışacak, hak-haklı olana değil güçlü olana tevcih edilecektir.

 

Zulmün yayıldığı toplumlarda zulme başkaldıran birkaç vicdanlı insan mutlaka olmuştur. Bu kimseler bedeli ne olursa olsun kalkmış ve “hak ve adalet” deyip pak bir söze, aydınlık bir ize dönüşmüşlerdir. İşte küresel eşkıyaların gözünü korkutan bilinçsiz kitleler değil, inanmış ve inandığını ifade etmekten kaçınmamış olan bu şahsiyetlerdir…

İlhan Omar’ın haklı çıkışının dikkate değer olduğunu düşünüyorum. Zira yeryüzünü kan gölüne çeviren, onlarca insanın katledilmesine, çocukların yetim ve öksüz kalmalarına neden olan, toplumların bütün kaynaklarına konan cani bir zihniyete “burada hata yapıyorsun” diyebilmek dikkate değer bir çıkıştır.

Omar, kapılar ardında dönen dolapların ne olduğunun açıklanmasını istiyor ve ABD-İsrail zulmüne işaret ediyor. Omar’ın bu çıkışına başta ABD Başkanı olmak üzere malum çevrelerden tepkiler gelmeye devam etse de destekleyenler de oluyor.

Antisemitizm tartışmalarının hedefine oturtulan Omar’a başta ABD Yahudileri olmak üzere birçok kesimden destek geldi. Naomi Klein gibi ünlülerde dâhil olmak üzere Omar’ı destekleyen bir mektup imzaladılar. Söz konusu mektupta Omar’ın bu çıkışı ile kongrede mevcut olan bazı tabuları kırma cesareti gösterildiğini ifade ettiler.

Dünyanın dört bir yanında işgaller devam ediyor, çocuklar, yaşlılar, gençler katlediliyor. Peki, Müslümanlar ne yapıyor? İslam toplumlarında etkin olan liderler, bilim ve düşünce insanları, âlimler, kanaat önderleri ve toplumda söz sahibi olabilecek kişiler ne acıdır ki küresel kapitalizmin zulmü karşısında hep suskun kalıyor ve çözümü zulmün babası olan bu zihniyetlerden bekliyorlar. Birbirlerine karşı son derece acımasız olan Müslümanlar, zalimlere karşı süt dökmüş kediye dönüyorlar. Oysa inanmak büyük bir iddiadır, bu iddianın sahipleri inandıkları gibi yaşamadıkça yeryüzünde devam eden zulüm sona ermeyecektir.

 

EN GÜZEL SÖZ

“Muhammed Allah’ın Resulüdür, beraberinde olan müminlerse küffara karşı çok şiddetli ve çetin, birbirleri arasında ise çok yumuşak ve merhametlidirler” (Fetih, 29).

 

milli gazete

Google+ WhatsApp