Doğalgaza sevindiremedik, bari “saman”a sevinin!

Doğalgaza sevindiremedik, bari “saman”a sevinin!


Türkiye tarihinde ilk defa, 320 milyar metreküplük bir doğalgaz rezervi bulunmuş..

Adamlar “Sevinmeyeceğiz işte. Sevinmeyeceğiz..” moduna girmişler.. 

Bin dereden, bin kova su getiriyorlar..

“O doğalgazın çıkarılması için yapılacak harcama, para ile alınacaktan daha pahalıya gelir” ile başladılar..

“Doğalgaz ne ki? Doğalgaz ile ne yapılır ki, içilir mi, yenir mi?” dediler..

“Bulunan doğalgaz, karnımızı doyurur mu?” diyen bile oldu.

Şimdi işte, Türkiye’nin sevinci ile sevinmeyen..

“Rusya’dan para verilip alınsa, daha iyi” diyen..

“Doğalgaz çıkarılırken, yandaşlar devreye girmesin” diyerek akla hayale gelmeyecek kılçıklarla karşımıza çıkanlara bir müjdemiz daha var..

Bu müjdemiz, biraz önce saydığım kılçıklıkları yapanların karnını da doyuracak cinsten..

Nedir o müjde?

Nedir Türkiye’ye çağ atlatacak, yeni keşfettiğimiz zenginliğimiz?

“Saman!”

Durun, hemen itiraz etmeyin..

“Saman” deyip geçmeyin..

“Ne zenginliği ya, kafa mı buluyorsun bizle..” demeyin..

"Saman kafalı"ların aktardıklarına göre, Türkiye’de samanın tonu, 650 TL’den, 940 TL’ye çıkmış..

Hani 4 yıl önce de bu şapşalların aktardıklarına göre, 850 TL’ye çıkmıştı ama..

Nasıl olmuşsa, şimdi yine 650 TL’ye düşürmüşler ve o fiyattan hareketle tekrar 940 TL’ye çıkarmışlar ama..

Hatta.

Kerameti kendinden menkul çiftçileri konuşturup, “Yıl başında samanın tonu 1.500 TL” diye şimdiden yeni bir müjde daha vermişler ama..

Biz yuvarlak hesap yapalım..

Eğer gerçekten, samanın tonu 1.000 TL oldu ise..

Yani samanın kilosu 1 TL ise..

Daha birkaç ay önce 25 kuruşluk bir samandan bahsediyorsak.

4 misli fiyata çıkan saman karşısında..

Doları, altını, borsayı boşverin..

Satın daireleri, satın arabaları, satın villaları, hatta satın kollarınızdaki bilezikleri, saman alın..

Acayip para var bu işte.. 

Üç ayda 1’e 4 veriyorsa..

Diğer tüm yatırım araçlarını solladı demektir.. 

Kemalist Cumhuriyet de öyle diyor zaten..

“Yatırım aracı oldu” diyor..

Ciddi ciddi yazmışlar..

“Diyarbakır’da evini, arabasını satıp, samana yatırım yapanlar var” diyorlar..

O zaman buyrun “müjde”mize.. 

Hani “320 milyar metreküplük doğalgaz rezervinin bulunmasından daha büyük bir müjde” diyeceğim ama..

Şimdilik o kadar değil..

Yan unsurları ile dikkate alacak olursak, doğalgaz ile yarışır ama..

Şimdilik, Cumhuriyet’in yaptığı kaba hesapla yetinelim..

Türkiye’de saman üretimi ne kadar?

Kabaca hesaplayalım..

Öyle özel bir üretim falan değil..

Diğer tarım ürünlerini elde ederken..

Kendiliğinden ortaya çıkan artıklardan bahsediyoruz..

 Tarım Bakanlığı’nın açıklamasına göre 25 milyon ton..

Diğer bazı kaynakların verdikleri rakamlara göre, 50 milyon ton..

Yapın hesabı..

Cumhuriyet’in aktardığı gibi, gerçekten samanın kilosu 1 TL ise..

Türkiye, başka tarımsal ürünleri elde ederken, oturduğu yerden 50 milyar TL’lik bir saman zenginliğine sahip olmuş..

Türkiye’nin gayri safi milli hasılasının (4.3 trilyon) 86’da birini, oturduğumuuz yerden üretmiş oluyoruz..

Oooh, gelsin paralar.. 

Dolara çevirirseniz..

Bir çırpıda, 7 milyar dolar..

Oh oh. Bas bas paraları..

Bu samanları ihraç etsek..

Bir çırpıda ihracatımız % 13 artar..

Tek kalemde..

Hem de saman ile..

Zenginliğe bakın..

Diyeceksiniz ki, “Hani kafa buluyor gibisin ama.. Biraz fazla ciddiyete bindirdin..”

Aynen öyle..

"Saman kafalı"lar ile başka nasıl konuşabiliriz ki?

Birbirinin fiyatını 4’e, 6’ya katlayan saman çeşitleri olduğundan habersiz..

Aslında öyle 1 TL’den satmaya kalksanız, 10 kilodan fazla satamayacağınız bir ürünün fiyatı üzerinden, algı oluşturmaya kalkarsanız..

Her yıl, fiyatının 4 misli arttığı haberlerini okuduğumuz..

Ama sonra tekrar eski fiyatına indiği halde, haberlerde ucuzladığına dair bilgileri göremediğimiz “saman” üzerinden..

Birileri böyle algı oluşturursa..

Böyle duvara toslarsınız işte..

Sadece “saman” üzerinden bile, 7 milyar dolar zenginliğimiz olur..

Haydi bakalım, samanın kilosu 1 TL ise..

Böyle bir fiyat var ise..

Böyle bir satış imkanı var ise..

Böyle bir talep var ise..

Ben yollayayım size tonlarca saman, satın bakalım..

Satabiliyorsanız..

Hani koronavirüs ile ilgili ilk haberler çıktığında.

Avrupa’da, ABD’de.. 50 kuruşluk maske için, insanlar nerede ise birbirlerini vuruyorlardı ya..

Suni bir fiyatlandırma sözkonusu idi ya..

Türkiye’de de birilerinin gaz vermesi ile..

15 TL’den maske satılıyordu ya..

Olsun olsun, bir hafta, iki hafta süren bu dönemsel fiyatlandırmayı baz alıp da..

“Bir maskenin fiyatı 15 TL oldu” derseniz.

Sanki o maske, artık ilanihaye 15 TL’den satılacakmış gibi algı oluşturursanız.. 

ABD açısından, “Bir maske, 10 dolar olmuş” derseniz..

Ne kadar doğru söylemiş olursanız..

"Samanın, bir kilo fiyatının 1 TL olduğu"nu söylediğinizde de o kadar doğru söylemiş olursunuz..

Veya şöyle söyleyelim..

Aynı "saman kafalı"lığı yapmış olursunuz..

"Saman kafalı"lıkları anlaşılmasın diye de..

Dikkat edin, belli periyotlarla, “Saman bile ithal ettik” diyorlar..

35-50 milyon tonluk saman piyasasının olduğu Türkiye’de, bir yıl önce bir aklı evvelin Türkiye’ye getirdiği 150 kiloluk saman üzerinden, “Saman bile ithal eder olduk” algısı oluşturuyorlar..

Kim bilir belki de yurtdışından samanı getiren de kendileridir..

Sırf, “Saman ithal eder olduk” demek için..

Topu topu, 30 kuruştan 150 kilo saman ne eder?

45 TL..

Yanlış okumadınız..

45 TL’lik ithalat üzerinden..

Adamlar, “Saman ithal eder olduk” diyorlar..

“Saman kafalılık”, bu kadar derin yani!

Google+ WhatsApp