Dinin magazinleştirilmesi din düşmanlığındandır/2

Dinin magazinleştirilmesi din düşmanlığındandır/2


Dinin emrettiği ibadetlerin mana ve maksadından, dinin farzından, sünnetinden, edeb ve adabından taviz veren dini magazinleştirir. Dini magazinleştirmenin sonu ise küfre varır. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: «İslâm’ın halkaları, tek tek koparılacaktır. Her bir halka koparıldığında, insanlar bir sonrakine teşebbüs edecektir.» (İbni Hibban: 6715, ec-Camiu’s Sağir, Suyuti: 7214)

 

“Adapları terk etmekle müptela olan, sünnetleri terk etmeye düşer. Sünnetleri terk eden, vacipleri terk etmeye düşer. Vacipleri terk eden, haramları işleme durumuna düşer. Haramları işleyen, farzları terk etmeye düşer. Farzları terk etmekle müptela olan, şeriatı küçümseme durumuna düşer. Bununla müptela olan ise, Allah muhafaza küfre düşer. Şu halde insan, yapabildiği kadar bütün işlerinde adapları korumalıdır.”   

 

Kur’ân ayı olan Ramazan ayı folklorlaştırma ve eğlence eğilimli bid’atlarla dejenere edilmektedir. Ramazan ayında kurulan sergiler, çadırlarda icra edilen eğlence programları, kahvehanelerde ve evlerde oynanan bir nevi kumar olan tombala oyunları, havai fişek gösterileri ve müzik programları gibi pek çok oyun ve eğlence ağırlıklı etkinlikler, Ramazan’ı giderek temel ekseninden daha fazla uzaklaştırmaktadır. Böylece, Kur’an, ibadet, rahmet ve arınma ayı olan Ramazan, tıpkı taklit edilen Batı’nın paskalya ve karnavallarını andıran bir festival boyutuna sürüklenmektedir. 

 

Günümüzde Ramazan ayında orucun arındırıcı takva boyutunu ve sosyal işlevini yitirerek, perhiz ya da diyet konumuna veya salt aç kalmaya indirgenmiştir. Böylece Ramazan, ibadet, itikâf, arınma ve infakı da içine alan sosyal boyutunu giderek kaybetmiş, nefsî, siyasi, ticari şov ve reklam aracı haline getirilmiş medyatik yardımlar, lüks otellerde verilen gösterişe dayalı iftarlar yaygınlaşmıştır. Fakir ve muhtaçlar yerine, kalburüstü tabakaya verilen iftarlar, kimileri açısından güç ve gövde gösterisine dönüşmüştür. Medyatik ortamlarda propaganda vesilesi kılınan iftarlar ve dağıtılan yardımlar, hem gösterişe imkân verdiği için Ramazan ve Kur’an’ın ruh ve manasına aykırı düşmekte, hem de fakir insanların rencide edilmesi bakımından da ahlâkilik boyutunda zaafa yol açmakta ve faziletli davranış olmaktan uzaklaşmaktadır.

 

Günümüzde Allah’ın dinini magazinleştirme görevini üstlenmiş yerel ve küresel din düşmanlarının faaliyetleri, telkinleri sayesinde hac ibadeti; bütün dünya Müslümanlarının, sorunlarını görüşecekleri, İslâmi ölçülerle çözümler üretecekleri, görüş alışverişinde bulunup İslâmi mesajın bütün insanlığa ulaşması için projeler üretecekleri ve tüm bu alanlarda güç birliği yaparak kolektif akıl ve iradeyi harekete geçirecekleri bir büyük ümmet kongresi olma işlevi görmekten çok uzaklaşarak, sadece kimi şekli ritüellerin bireysel boyutta yerine getirildiği, içerikten ve derinlikten yoksun formların öne çıktığı, turistik seyahat ve ticari alışveriş yönü baskın bir konuma getirildi ve indirgendi. Allah’tan gelmiş olan din mana ve maskadıyla Allah’ın emrettiği şekilde son Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in örnekliğinde ve önderliğinde ihya olunursa hayat olur.

 

Müslüman olmak ve Müslüman kalmak istiyorsanız ruhunuzu, kalbinizi ve aklınızı imana bağlayın. Mana ve maksadları kaybettirilmiş ibadetlere değil, ibadetlerin mana ve maksadlarını kaybettirenlere ağlayın. Dinimizi magazinleştirenler, onu oyun ve eğlence ittihaz edinenlerdir. Rabbimiz uyarıyor:

 

“Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Maide Sûresi/57)

 

Allah’ın diniyle oynayanlar, onu eğlence konusu yapanlar, dinin yegâne sahibi olan Allahû Teâla tarafından düşman kabul ilan edilmişlerdir. Allah’tan gelmiş olan dinin mana ve maksadının kaybolduğu bir yerde din fiilen magazinleştirilmiştir. Öyle bir zamana düştük ki; magazin marazının bulaşmadığı an ve alan kalmamıştır. Asrımızda İslâm ile baş edemeyenler, İslam’ın içini boşaltma, içeriksizleştirme yolunu deniyorlar. Tıpkı Yahudileşen İsrailoğulları gibi kelimeleri yerlerinden ederek tahrif ediyorlar. Dinin magazinleştirilmesi, toplumların helak sebeplerindendir. Peygamberlerini, dinlerini alaya alan toplumlar helak olmuşlardır. İbadetler üzerinden Kapitalist düzenin dayattığı rant, reyting, reklam, rövanş ve rekabet dünyasına karşı çözüm; Rabbanileşmektir, rıza ve rıdvana odaklanmaktır.

 

Dini magazinleştirenler; ahkâmı, helali-haramı, edebi-adabı olmayan, bağlayıcı herhangi bir özelliği bulunmayan bir İslâm’ı pompalıyorlar. Mübin hakikat yerine ayrıntılarda boğulmayı, uçlarda gezinmeyi, ilgi çekmek için ilginç tartışmalar yapmayı marifet sanan dinde liyakat ve ehliyetin yerine belirsizliği, bulanıklığı, muğlaklığı ve başıboşluğu geçiren çakma İslam uleması, ekran mollaları, medyatik zevat ve bunların izinde gidenler, din düşmanlarından sayılırlar. Hac ve umre ibadetinin “İnanç Turizmi” üzerinden tarihi ve turistik bir geziye, Ramazan ayının da şenlik ve festivale dönüştürülmesi, Allah’ın dinini itibarsızlaştırma operasyonudur. Bu, böyle biline!.... 

Google+ WhatsApp