Devleti eleştirmek solculara hak, sağcılara idam sebebi!

Devleti eleştirmek solculara hak, sağcılara idam sebebi!


Devleti eleştirmek solculara hak, sağcılara idam sebebi!

 

 

Sivas’ta oynanan kirli oyunun 25. yıldönümündeyiz. 25 yıldır aynı mavalı, tekrar tekrar dinliyoruz: 

“Sivas’ta yakılarak katledilen insanlar!”

Sanırsınız ki..

Sivas’ta ölen insanlar bir sahaya toplanmışlar..

Elleri kolları bağlanıp..

Bir ateşin içine atılıp, hunharca öldürülmüşler..

Yok böyle bir şey..

Zaten, yargılamanın yapılması gereken Sivas yerine, özellikle davanın taşındığı Ankara DGM bile, “toplantı ve gösteri yürüyüşüne aykırılık” suçu ile, “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan mahkumiyet kararı vermişti..

Sonrasında dosya Yargıtay’a gitti. Orada abidik gubidik işler çevrilip, ne karar verilmesi gerektiği, yerel mahkemeye dikte edildi:

“Sivas’ta göstericilerin amacı, Aziz Nesin’e protesto değil, anayasal düzeni cebren değiştirmektir. Bunun da cezası idamdır.”

Böylece..

Sivaslıların Aziz Nesin’e yönelik protestosu, bir abra kadabra oyunu ile..

“Anayasal düzeni cebren değiştirme” olarak tanımlandı..

Veee..

Belinde tek silah, elinde tek yaralayıcı alet olmayan sivil 33 kişiye, “anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs” suçundan idam cezası verildi..

**

25 yıl sonra..

Bugün Sivas’ta bir gösteri yapılmak isteniyor.

Şimdi cezaevinde olanların yaptıkları gösterinin benzeri yapılmak isteniyor..

Sivas valisi hemen tedbirleri alıyor..

25 yıl öncesinde, Sivas valisinin almadığı tedbirler alınıyor..

Olumsuz bir şey yaşanmaması için, gösteriyi düzenleyecek olanlara, Sivas valisi hatırlatmayı da yapıyor:

İstediğiniz şekilde anma gerçekleştirebilirsiniz.. Taleplerinizi, eleştirilerinizi dile getirebilirsiniz.. Ancak ülkeyi yönetenlere küfürlü veya hakaret içeren sloganlar atılırsa müdahale ederiz.”

Devletin yapması gereken ne?

İşte bu..

Gösterilerin yapılmasına imkan tanımak.. Tedbirini almak. Böylece, hem protesto hakkının kullanılmasına izin vermek, hatta imkan tanımak. Hem de devlete tehdit savrulmasının önüne geçmek..

Olumsuz bir sonuç ihtimaline karşılık...

Öncesinden, kararlı bir şekilde gerekli tüm tedbirleri almak, muhatapları da uyarmak..

Peki, valinin bu hatırlatması, solcu göstericilerde nasıl yankı buluyor?

Şöyle:

“Sivas valisi, gösteri hakkımızı kısıtlamak istiyor.. Biz gösteride kimi nasıl eleştireceğimize kendimiz karar veririz!”

Marjinal de olsalar, bu itirazı yapan solaklar, aslında şunu demiş oluyorlar:

“Madımak davasında anayasal düzeni cebren değiştirme suçundan idam cezasına çarptırılan Sivaslılara atfedilen suçun gerçek failleri biziz.. Yıllardır bu yönde gösteriler yaptık.. Devleti katil ilan ettik. Devleti faşist ilan ettik. Devletin suçluları koruduğunu iddia ederek, devletin zalim olduğunu ilan ettik.. Anayasal düzeni değiştireceğimizi deklare ettik.. Anayasal düzeni, aslında biz değiştirmek istiyoruz.. Biz burada, düzene de, yöneticilere de, cumhurbaşkanına da, Meclis’e de küfür etmek istiyoruz.. Kimse bizi engelleyemez.”

Bakıyoruz solak medya organlarına..

Marjinal solcuların isteklerine, “Temel hak ve özgürlükler çerçevesinde en tabii haklarıdır” bakışı ile yaklaşıyorlar..

Yani..

Solcular devlete küfrederlerse..

Devleti katil, zalim ilan ederlerse..

Anayasal düzeni değiştirmek isterlerse..

Bu, onlar için bir haktır..

Ama..

Dindar insanlar, “Aziz Nesin, Hz. Peygamber’e ve diğer peygamberlere iftira içerikli Şeytan Ayetleri’ni Türkçeye çevirip yayınlamaya başladığında, Şişli Sulh Ceza Mahkemesi toplatma kararı verdi. Birçok ilin valisi, Aziz Nesin’in kendi il sınırları içine girmesine izin vermedi.. Sivas valisi de, bu izni vermemeliydi. Verdiyse de, şimdi onu il sınırları dışına çıkarmalıdır” dediğinde..

Yani toptan tüm devlet ve devlet yetkilileri değil..

Tam aksine..

Devletin yargısı haklı görülerek..

Şişli Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın uygulanması istenerek..

Mahkeme kararını önemsizleştirecek nitelikte boşvermeci bir tavır takınan o dönemde görev yapan Sivas valisinin fiili eleştirildiğinde..

“Bunlar anayasal düzeni cebren değiştirmek için gösteri yaptılar. 33 kişinin ölmesi, çok önemli değil.. Anayasal düzen değiştirilmek istendiğinde, eylemin cezası idamdır” denilip..

33 Sivaslıya idam cezası verildi..

Görüyorsunuz işte..

Dindar insanların, bu ülkede gösteri yapma hakları bile yok..

Yapmaya kalkarlarsa..

Eylemleri; bir punduna getirilip.. “Anayasal düzeni cebren değiştirme” olarak gösterilip.. İdama çarptırılırlar..

Solcular ise..

Açık açık, “Anayasal düzeni değiştireceğiz” deseler de..

Ellerine molotoflar alsalar da. Silahlarla polislere saldırsalar da..

Onların eylemleri, “gösteri hakkı”dır..

Madımak olayları sebebi ile, her yıl tekrarlanan tiyatronun özeti de, kısaca budur!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp