Deprem için hangi önlemler alındı?

Deprem için hangi önlemler alındı?


Deprem için hangi önlemler alındı?

 

 

Japonya, yaşanan ağır sarsıntılarla sık sık gündeme gelen bir ülke. Fakat Japon devleti depremin anatomisini çıkarıyor ve halkını koruyabilmek için çok yönlü önlemler alıyor.  Devlet kararıyla konutlar titizlikle denetleniyor, yüksek binalar sarsılmak yerine sallanacak şekilde inşa ediliyor ve halkın güvenliği sağlanıyor. Ağır deprem vakalarının yaşandığı Japonya’da halk hem olası felakete karşı bilinçlendiriliyor hem de psikolojik destek sağlanarak güçlendiriliyor.

Japonya’da konutların depreme dayanıklı hale getirilmesi için ciddi önlemler alınıyor. Yerel idareler vatandaşların evlerine deprem güvenliği için hizmet veriyor, depremin durumuna göre nükleer santraller otomatik olarak çalışmayı durduruyor. Ülkemizde ise kendi yağı ile kavrulmak zorunda bırakılan halk korku, endişe ve panik halinde yaşıyor. Kerli ferli adamlar, nam yapmış siyasetçiler can kaybını önlemek için çare aramak yerine sarsıntı sırasında alınabilecek tedbirleri sıralıyor ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali bir tavır sergiliyorlar. Oysa ülkemizde daha yakın tarihlerde ciddi bir deprem yaşandı ve çok sayıda kayıplarımız oldu. Fakat yetkililerimiz yaşanan sarsıcı depremin ardından kalıcı önlemler almak yerine hamasi açıklamalar yapmaya devam ettiler.

Peki, telaffuz etmekten dahi kaçındığımız bir afet olursa ne yapacağız? Böyle bir durumda tuzu kurular köşklerine çekilip, yoksul ve çaresiz kimselerin cenaze merasimlerini seyredecekler, teselli nitelikli açıklamalar yapacaklar ve insanların acıları üzerinden prim toplamaya devam edecekler. Bunu bilen halk kendince önlemler almaya çalışıyor. Fakat parklarda konaklamanın dışında bir şey yapamıyor.

Hatırlayacağınız üzere 1999 Ağustos’ta İstanbul büyük bir sarsıntı geçirdi. Çok sayıda insan öldü, evler yıkıldı, maddi hasar had safhaya ulaştı. Siyasiler ise ekranlarda boy gösterip vaatler vermeye devam ettiler. O günden sonra deprem gündemden hiç düşmedi ancak büyüklerimiz bu konuda ciddi bir çalışma yapmadılar, halkı korumaya yönelik önlemler almadılar. Bu durum insanlarımızı panik ve belirsizliğe itiyor.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul yine sallandı. Deprem korkusuyla evlerini terk edip parklarda bir araya gelen kişiler kendi aralarında konuşup çarelere aradılar. Onlara akıl verenler ve İstanbul’u terk edin diyenler oldu. Peki, bu nasıl olacak? İnsanların işi, çocukların okulları ve yerleşik düzenleri bu şehirde kurulmuşken yeni bir hayata hangi imkânlarla geçebilecekler? Tuzu kurular için bu hiç de zor olmayabilir ancak akbilini doldurup da bir semtten diğerine geçemeyen insanlarımız için taşınmak, yeni iş ve yeni imkânlara koşmak sanıldığı kadar kolay değil. Fakat derdimizi kime ve nasıl anlatabileceğiz?

 

MİLLİ GAZETE

Google+ WhatsApp