DEĞERSİZLEŞME

DEĞERSİZLEŞME


DEĞERSİZLEŞME

 

 

Kur’an’da Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin yoğun olarak ayetlere konu edilmesinin sebebi, Müslümanların dinlerini tahrif etme konusunda onların izlerinden gideceği tehlikesine dikkat çekmek içindir.

Gnostik akımlar tarih boyunca tevhit dinlerinin tahrif süreçlerinde en etkili faktör olmuşlardır. Gnostisizmin İslam kültüründeki karşılığı batıniliktir. İslamiyet’in batıni yorumlarında, mucize, şefaat, tevessül gibi sorgulamanın, akletmenin ve sorumluluğun rafa kaldırıldığı, kolay yoldan kurtuluşu garantileyen beklentiler hakimdir. Bu tür beklentilerin dinen onaylanması, toplumsal alanda bu hazırcı psikolojinin hayatın tüm boyutlarına aktarılmasını da beraberinde getirmektedir.

Gnostisizmle beslenen Hıristiyan ve Yahudi inancındaki toplumlarda bilimsel aydınlanma döneminin ardından dine karşı duyarsızlaşma kaçınılmaz olmuştur. İnsanın akli ve kalbi yetenekleriyle bağdaşmayan bir din anlayışının yerine gerçekliğin tek parametresi bilim olarak ikame edilmiş, din ve bilim çatışmacı kutuplara ayrılmıştır. Batı toplumlarında bu gelişmeler neticesinde Darwin’in evrim teorisinin biyolojik sunumu, psikolojiye ve sosyolojiye uyarlanarak, insanı insanın kurdu yapan felsefe hayatın merkezine taşınmıştır. Bu felsefenin günümüzde geldiği nokta ise nihilizmdir. Nihilizm, hiççilik yani hiçbir değeri tanımamak demektir.

Aşırı dünyevileşmenin sonunda dünyaya manevi virüs gibi yayılan nihilizm, ehli kitabın izini takip eden İslam aleminin de en büyük sorunu haline gelmiştir. Samimiyete, merhamete, diğergamlığa dayanan insan ilişkilerinin samimiyetsiz, çıkarcı, merhametsiz bir şekilde yozlaşmaya doğru evrilmesi aslında herkesin şikayet ettiği bir durumdur. Toplumsal dokuyu zehirleyen nihilizm tehlikesinin farkında olan aklıselim sahiplerinin insanları Kur’an’a çağırmaları da bu nedenledir. Günümüzde metinsel tahrife uğramadan, ilahi kelam olma vasfını koruyan tek dini kaynak Kur’an’dır. Kur’an’da hayatı yaşanmaya değer bir hale dönüştürebilmenin, değerlerin kaynağına bağlanmakla mümkün olabileceği bildirilmektedir.

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın! Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lütfu sayesinde kardeşler oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız. 3/Ali-İmran:103

Kur’an’ın insan ilişkilerine yönelik ahlaki öğütlerini anlayabilmek ve hayata uygulayabilmek için alim olmaya gerek yoktur. Kur’an’ın ahiret tasavvuru ve paylaşım ahlakı insanı tek dünyalı olmaktan kurtaran, insanın insan gibi yaşamasını sağlayan en büyük reçetedir. Kur’an’a samimiyetle kalbini, aklını açabilen kişinin, Allah’ın insanla irtibatını hissetmemesi mümkün değildir. Allah ile insanın buluştuğu bu anlam dünyası, yeryüzünde insanın mutluluğunu garantileyen tek adrestir.

Kur’an’ın anlamıyla buluşmak, hayatın anlam ve amacıyla buluşmaktır. Hayatı anlam ve amacından kopararak değersiz kılmak, insanı da değersizleştirmek demektir. İnsanı değersiz kılan nihilizm bataklığı bu nedenle, insana değer veren Allah’a karşı en büyük saygısızlık ve insanlığın da en büyük felaketidir.

Cebbar ismiyle iradesiz varlıkları yasalarına boyun eğdiren Allah, insanın iradeli bir varlık olmasını dilemiştir. Yeryüzü halifesi seçilen insan, hem kendi hayatını hem de dünyayı iradesiyle şekillendirme yeteneğine sahiptir ve geri dönüşü olmayan bu seçiminde insanın önünde iki yol bulunmaktadır:

İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun; ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:

Kim kendini geliştirip arındırırsa, o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır; kim de kendini geliştirmeyip (içindeki iyilik tohumunu) çürütürse, o kesinlikle kaybedecektir. 91/Şems:7-8-9-10

 

hilal haber

Google+ WhatsApp