Danıştay Başkanı! Açtırma kutuyu, söyletme gerçeği!

Danıştay Başkanı! Açtırma kutuyu, söyletme gerçeği!


Danıştay Başkanı! Açtırma kutuyu, söyletme gerçeği!

 

 

İşaret verildi ya..

Herkes durumdan vazife çıkartıyor..

Sırada Danıştay Başkanı varmış..

Kadınlarla ilgili ayrımcılık, şiddet gibi konularda ağzını hiç açmaması gereken..

Şahsı adına belki ama..

Danıştay Başkanı olarak kesinlikle tek kelime etmemesi gereken..

Birisi sorsa bile, “Lütfen.. Bizim bu konuda günahımız çok büyük.. Bizim ne haddimize, uygulamada olumsuz hiçbir şey yaşanmamış olan, bir hocaefendinin sözü ile ilgili açıklama yapmak.. Biz açıklama yapacaksak, Danıştay’da bugün hâlâ görevde olan ve kadınları üniversitelerden kovan, avukatlık yapmalarına engel olan, doktorluk yapmalarını önleyen üyelerimize söz söylememiz lazım. Öyle sıradan üyeler de değil.. Danıştay’da daire başkanlığı yapan yasakçı arkadaşlarımıza laf söylememiz lazım..” demesi gerekirken..

Gözlerini yummuş..

Ağzını açmış, saydırmış..

Zerrin Güngör Hanımefendi’nin sözleri aynen şöyle:

“Söylenenlerin İslam ile alakası yok. Bunlar cahilliktir, yobazlıktır, gericiliktir. Bunlar doğrudan topluma zararlıdır. Bu tür sözlerin mutlaka hukuki müeyyidesi olmalı.”

Kim için söylüyor bunu?

Nureddin Hoca için..

Hem kendisine..

Hem Nureddin Hoca’yı hedef gösterenlere..

Hem de her  gün ekranlarında, gazetelerinde Nureddin Hoca’ya hakaret edenlere soralım:

Tek bir tane örnek gösterebilir misiniz ki.. “Nureddin Hoca’dan dinlemiştim.. Ben de gittim evde karıyı güzelce bir dövdüm” diyen bir vaka olsun!

Böyle bir örnek yok..

Buna rağmen..

Danıştay Başkanı’mız “Bunlara müeyyide uygulanmalı” diyor..

Ortada işlemiş bir eylem yok. Bir suç yok. İdari yetkisi olan bir kişinin açıklaması yok..

“Müeyyide uygulanmalı. Cezalandırmaya gidilmeli” diyor, Zerrin Hanım..

O zaman siz istediniz bunu..

Açalım kutuyu..

Söyleyelim gerçekleri..

Belki, hayata geçiren olur..

Veyahut da..

Utanan olur..

Afedersiniz, Zerrin Hanım..

Danıştay’ınızın 15 dairesinden birisi olan 11. Daire’nizin başkanı kimdir?

Sizinle hiç alakası olmayan Nureddin Yıldız Hoca ile ilgili açıklama yapmaya kalkıyorsunuz da..

Aynı binada görev yaptığınız..

Üstelik kamu yetkisi kullanan, Orhan Cem Erbük Beyefendi’yi tanımıyor musunuz?

Bu kişinin, daha yakın tarihe kadar..

“Üniversitede, kız öğrenciler başları örtülü olarak okuyamaz” kararına imza attığını bilmiyor musunuz?

Sizin arkadaşınız, Türkiye genelinde yüz binlerce genç kızımızın başörtü yasağı ile dövülmesine, ayrımcılığa tabi tutulmasına sebep olan karara imza atacak..

Bugün dahi..

Sizin Danıştay’ınızda, 15 daireden birisinin başında görev yapmaya devam edecek..

Siz, o daire başkanı ile ilgili olarak, “Bu arkadaş, başörtü yasağı kararı ile, kadınlara şiddet uygulanmasını emretmiştir. Polislerin, hiçbir haklı gerekçe olmaksızın, kızlarımızı cebren fakültelere almama işlemlerini yapmalarına imkan tanımıştır.. Bu arkadaşa hukuki müeyyide uygulanmalıdır.. Hemen soruşturmayı açıyorum.. Gereken yapılacaktır. Cahillere, gericilere, yobazlara, Danıştay’da fırsat vermeyeceğiz” demeniz gerekir iken..

Yasakçı o daire başkanı için, tek kelime etmiyorsunuz..

Cem Erbük tekil bir örnek de değil..

Mesela..

Bir başka daire başkanınız, Kırdar Özsoylu var..

15. Daire’nin başkanı.. İmza attığı kararlardan birisinde, bakın ne deniyor: “Sandık alanının kamusal alan olması ve sandık kurullarında görev alanların da hizmet veren konumunda bulunmaları nedeniyle, sınırları yasalarla ve yargı kararlarıyla çizilmiş bulunan kılık ve kıyafet ölçülerine..”

Hani üniversiteyi geçtik.. Oy verme sırasında sandıkta görevli olan kadınlara kadar dayatmaya imza atan bir isim..

Ona bir müeyyide uygulasanız..

“Bu çağda, böyle bir şeyi nasıl imzalamışsınız?.. Böyle şey olur mu? Kusura bakmayın.. Kabul edemem.. Biz cahilliği, gericiliği, yobazlığı sona erdirmeye kararlıyız. Böyle bir karara imza atan arkadaşla çalışamayız..” deyiversenize..

Bakmayın siz, Nureddin Hoca ve benzeri hocalarımızı topa tutanların toplumda oluşturdukları algı sayesinde, “Siyasi iktidar, Danıştay’da da kadrolaştı”mavallarına..

Şu an Danıştay içinde, başörtü yasakçılığı yönünde çeşitli kararlara imza atan üyelerin sayısını çıkartsam, küçük dilinizi yutarsınız..

FETÖ’cüleri attık..

FETÖ’cü olduğu iddiası ile, Zerrin Hanım’ın anlaşamadığı üyeleri de attık...

Başörtü yasakçısı daire başkanlarının anlaşamadığı dindar üyeleri de, yine FETÖ’cü iftirası ile attık..

Ama..

Kadına şiddeti konuştuğumuz şu günlerde bile..

Danıştay Başkanı olarak..

Bir tane başörtü yasakçısının kapısına gidip, “Affedersiniz, siz hâlâ Danıştay’da nasıl çalışıyorsunuz? Sizin kafa emekli olmadı mı? Sizin yasakçılığınız, tarihe gömülmedi mi? Hâlâ ne yapıyorsunuz burada?” diyemiyoruz..

Aynı Danıştay Başkanı’mız..

Bizim hocalarımıza..

Hocalarımızın hiçbir idari yetkisi olmadığı halde..

Hiçbir kamu güçleri olmadığı halde..

Sözlerinin, insanlar tarafından cebren yerine getirilmesine yönelik hiçbir yetkileri olmadığı halde.

10 yıl önce yaptıkları sohbetin hesabını sormaya kalkıp, müeyyide uygulama arayışlarına giriyor..

Sorsam Zerrin Hanım’a: 

“Şunun şurasında, daha 4 yıl önce, 5 yıl önce.. ‘Avukata başörtülü kimlik verilmez.. Doktor, başörtüsü ile vazife yapamaz. Öğrenci, üniversiteye başörtüsü ile gidemez’ diyerek, binlerce, on binlerce, yüz binlerce kadını ayrımcılığa tabi tutan, cebri uygulamalarla öğrenim görmelerini engelleten, mesleklerini yapmalarını önleyen sözde hukukçuları, Danıştay’da daire başkanı yapıp, kendi başkanlığınızı mı sürdürmeye çalışıyorsunuz?.. Bir kadın olarak.. Seçimlerde anlaşmalar yapıp, kadın karşıtlarını daire başkanı seçtirip, siz de onların başkanı seçilince.. Her şey, güllük gülistanlık mı oluyor? İlahiyatçılara,‘Gerici’ diyorsunuz.. Kadına şiddeti öneren üyelerinize niye aynı sıfatı layık görmüyorsunuz?”

Olmaz Zerrin Hanım, olmaz..

Böyle adalet olmaz..

Sabrediyoruz, sabrediyoruz ama.. 

Çatlatmayın bizi..

Kurum olarak, şöyle bir tarihinize bakın..

Tarihinizde kadına yönelik en zalimane kararları alan üyelerin isimlerine bir bakın.

O isimlerin, bugün hâlâ Danıştay’da görev yaptıklarına bakın..

Sonra ilahiyatçılara konuşun..

Konuşma gücünü, kendinizde görebilirseniz eğer!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp