Cumhuriyet, FET֒cü olduğunu ne zaman itiraf edecek?

Cumhuriyet, FET֒cü olduğunu ne zaman itiraf edecek?


Cumhuriyet gazetesinde dün bir başyazı yayınlandı..

Çelişkiler dolu..

Birbirini nakzeden beyanlar dolu..

“Cumhuriyet en güvenilir gazete” diye başlıyorlar söze..

Çok değil, daha 5 yıl öncesindeki gazetenin sorumluluğunu bile üstlenmediklerini açıkça deklare ediyorlar.

Hem nasıl bir süre ile?

Bir aylık, iki aylık bir süre olur..

“Her işletmede, böyle ara dönemler olur” dersiniz..

Abartısız, tam üç yıllık bir dönemin, daha somut olarak aktaralım, 2015-2018 arasındaki dönemin sorumluluğunu üstlenmediklerini açıkça itiraf ediyorlar:

“2015 yılında gazetede tasfiyeler olmuş ve genel yayın yönetmenliğine Can Dündar’ın ve liberal ekibinin getirilmesiyle de gazetenin temel çizgisinde sarsıntı yaşanmıştı.

2018 Eylül ayında yapılan seçimlerle Cumhuriyet Vakfı ve Cumhuriyet gazetesi, yeniden temel çizgisine dönmüş, güvenilirliğini, itibarını ve temel yayın çizgisini yeniden sağlamıştır.”

Gazetelerinde tasfiyeler olmuş..

Sanki Erdoğan, bunların gazetelerine el koymuş..

Sonra da, Cumhuriyet gazetesinin yazarlarını tasfiye etmiş..

Böyle bir imada bulunuyorlar..

Açık açık söylesenize..

“Bizim gazetenin yönetimine..

Bizim içimizdeki, bizim kafadan solcu, Kemalist, sosyalist, din karşıtı adamlar el koydular..

Dünya görüşleri bizlerle tamamen aynı..

Nerede bir mescit görürlerse, kırmızı görmüş boğa gibi saldırırlar..

Nerede bir takkeli insan görürlerse, vicdansızca saldırırlar..

Aynı yolun yolcusu olan arkadaşlarımız bunlar.. Gazetemize el koydular..

Bazı arkadaşlarımızı tasfiye ettiler..

Bazı arkadaşlarımızla yola devam ettiler..

Sonra.. 2018 yılına gelince..

Sabahtan akşama kadar küfrettiğimiz..

‘Bu ülkede yargı yok.. Yargıya güven yok. Bu ülkede adalet yok’ diye bas bas bağırdığımız ve alenen hakaret ettiğimiz yargıdaki dava sayesinde..

Cumhuriyet gazetesine el koyan, bizim içimizdeki aynı dünya görüşlü o arkadaşlarımızın illegal yönetimi tescillendi..

Cumhuriyet gazetesinin yönetimi tekrar bizlere verildi..”

Böyle anlatsanıza..

Gerçekleri böyle ifade etsenize..

Hatta..

O ara dönem gibi gösterdiğiniz 2015-2018 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde çalışmasına izin verilen işbirlikçilerin..

Yeni yönetim işbaşına geldikten sonra da çalışmalarına imkan verildiğini söylesenize..

Böylece..

Aslında inkar ettiğiniz 2015-2018 yılları arasındaki yönetimle ikiz kardeş olduğunuzu, net olarak söylesenize..

Niçin önemli, 2015-2018 yılları arasındaki Cumhuriyet gazetesinin yönetiminin deşifre edilmesi?

Şunun için önemli.. Daha eski yıllarda, FETÖ karşıtı gibi gözüken bu gazete..

Sabahtan akşama kadar FETÖ aleyhine haberler üreten bu gazete..

2015-2018 yılları arasında, adeta FETÖ propagandisti haline dönüşmüştü..

MİT TIR’ları haberleri bu kapsamdadır..

IŞİD’e silah yollandığı iftirası bu kapsamdadır.. 17-25 Aralık darbe girişiminin bir FETÖ operasyonu olduğunu gizleyip, gerçekten ortada bir yolsuzluk varmış gibi algı çalışması yapılması bu kapsamdadır.

Abdullah Gül’ün, CHP’nin ve hatta SP’nin de içinde bulunduğu ittifakın çatı adayı olarak Tayyip Erdoğan’a karşı cumhurbaşkanı adayı olarak çıkarılması, onun desteklenmesi, bunun tabana kabul ettirilmesi için haberler üretilmesi operasyonu, bu kapsamdadır..

Daha sayamayacağımız onlarca operasyonel haber, hep FETÖ’nün Cumhuriyet gazetesi içindeki hakimiyetini gösteren delillerdir..

Cumhuriyet’in yeni yönetimi, 2015-2018 arası dönemi dışlamakla birlikte, o dönem atılan manşetler sebebi ile Cumhuriyet’e açılan davaların hepsinde, o yönetimi ölümüne savunmakta..

O zaman soruyorum ben:

“Siz, 2015-2018 arasındaki dönemde, illegal olarak yönetime el koyan Can Dündar ve liberal yönetimin manşetlerini niye savunuyorsunuz?”

Veya ikinci bir soru yöneltelim:

“O manşetleri savunuyorsanız, o dönemi niçin ‘Gazetenin temel çizgisinde sarsıntı yaşanan dönem’ olarak tanımlıyorsunuz?”

Açık açık itiraf etsenize..

“Cumhuriyet gazetesi, 2015-2018 yılları arasında FETÖ’ye ait bir yayın organı olarak çıkmıştır.”

Bunu söyleyin.. Kabul edin.. 

Ve o dönemde atılan manşetlerin faillerini gazetenizde savunmayın ki, samimiyetine inanalım..

Yoksa..

Okuyucunuzun aklına şu soru gelmez mi?

“Cumhuriyet’e 2015 yılında yeni bir yönetim geldi, açıktan FETÖ’cülük yaptı. Sonra ceza davaları ile başedemeyince, onlar gitti. 2018’de gelen yeni yönetim de, şimdi açıktan olmasa da, üstü kapalı olarak Can Dündar’ın yayın çizgisini sürdürüyor olmalı ki, o iftira içerikli manşetlerin yargılamalarında açık açık sanıkları savunuyor.”

Sizce haksız mıyım?

Hem 2015-2018 arasını “Cumhuriyet’in temel çizgisinden ayrılan bir dönem” olarak ilan edeceksiniz.

Hem de o dönemde gazeteyi çıkaranların yaptıklarını, mahkemeler nezdinde savunacaksınız..

O zaman aranızda ne fark var ki?

Bu basit sorulara bile cevap veremeyen Cumhuriyet, bir de o başyazısında, bakın nasıl ahkam kesiyor:

“Cumhuriyet gazetesi, eleştirel aklın gazetesidir. Bağnazlıklara karşıdır. Rehberi eleştirel akıldır.”

“Ufak at da, civcivler de yesin” diye güzel bir sözümüz var..

Cumhuriyet’çilere de aynısını söylüyorum..

Hem “Eleştirel akıl” diyorlar.. 

Hem de, reddettikleri dönemde yapılan her yayını, ölümüne savunuyorlar..

Hem de, “Yok” dedikleri “yargı” sayesinde, gazetelerinin yönetimine tekrar kavuşuyorlar, ama söylemlerinde küçücük bir özeleştiri yapmıyorlar..

Aynı başyazıda, “Cumhuriyet gazetesinde masa başı yazılan haber yayımlanmaz. Her haber belgelidir” diyorlar.. Bir günde yedikleri üç tekzibi açıklayamıyorlar..

“Hakime Man sürgünü” diye, aynı günkü gazetelerinde başlık atıp, “Erdoğan’ın, Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı davayı usûlden bozan dairenin başkanının tenzili rütbe ile başka yere atandığı”nı iddia ediyorlar.. Ama, o kararın bir hakim tarafından tek başına alınmadığını, aynı kararda imzaları olan diğer hakimlere niye dokunulmadığını, söyleyemiyorlar.. 

“Eleştirel akıl” kendi kendini de kontrol etmek demektir..

İnkar ettiğin dönemi, savunmamak demektir..  Tutarlı olmak demektir..

Siz söyleyin, var mı bunlar Cumhuriyet’çilerde?

Google+ WhatsApp