CHP’nin dış politika beyannamesi: ‘Telefondaki Amerikalı’...

CHP’nin dış politika beyannamesi: ‘Telefondaki Amerikalı’...


CHP’nin dış politika beyannamesi: ‘Telefondaki Amerikalı’...

 

 

Özel bilgiler için bizzat Amerikalıların aradığı bir Cumhurbaşkanı adayı ve arkasındaki partinin şümullü bir dış politika hazırlığı/okuması/vaadi olduğunu varsaymak herkesin hakkıdır. Kaldı ki, iç-dış politikanın bir tür ‘hibrit’ yaşam formu oluşturduğu küresel konjonktürde...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

Hayal kırıklığı ve sıradanlık CHP tipi politikalarda standart olabilir ama dış politikada bu, ‘dışarıyı dışarıya bırakmak’ şeklinde tezahür eder.

Bu yüzden, dünyayı anlamakta/kavramakta Sayın İnce ve CHP’nin ne kadar derinleştiğini bilmemiz gerekiyor...

Seçim meydanları konuları esnetmenize müsamahakâr davranabilir ama ‘ABD, Türkiye’yi kâtiple yönetiyor’ dediğinizde, ‘gerçeklik algınız’ hakkında şüphe uyandırırsınız.

Dünya dengelerinin, sizi yıkmaya çalışan bir süper güçle dahi ilişkilerinizi düzenleyen/zorlayan bir yapısı vardır fakat ‘dünyayı ABD’ye karşı davet eden’ bir meydan okuma kuran ülkeyi kâtiple yönetiyorlar demek...

Bakalım...

CHP AÇISINDAN TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ...

“Türk iş insanlarının Rusya’daki girişimlerini destekleyecek, sorunlarını çözmek için gerekli mekanizmaları kuracağız. Rusya ile enerji ticareti ve güvenliği konularında şeffaf ve sürdürülebilir ilişkiler kuracağız. Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilimin çözülmesi için dönemsel olmayan, tutarlı ve barışçıl politikalar yürüteceğiz.”

Boş.

Türkiye-Rusya ilişkileri bugün ‘stratejik ortaklık’ seviyesindedir ve zaten Batı’yla yaşanan sorunların bir boyutu da bu. S-400’ler konusunda ne düşünüyor İnce/CHP? Ukrayna hiç anlaşılmamış. Bu mesele dünyayı yakar! Bu metinde siyasi boyut yok? Artı, maddelendirilen ilişkilerin hepsi şu anki hükümet tarafından zaten sağlandı.

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

“ABD ile stratejik ve askeri ilişkilerle sınırlı olmayan, başta ekonomik, bilimsel ve kültürel etkileşime açık yeni ortaklıklar tesis edeceğiz.”

Süper! ‘Siyasi boyut’ var. CHP’nin bu vaadlerinin tamamı her türlü sınırı aşacak biçimde 1945-2002 arasında inşa edildi zaten! FETÖ? Yok. PKK/YPG/PYD? Yok. 15 Temmuz yok. Ak Parti de ABD ile sağlıklı ilişkiler kurmak istiyor ama ‘stratejik ve askeri ilişkiler’in komplikasyonlarını yutmuyor.

TÜRKİYE-AB...

“AB’nin yeni fasıl açmasını beklemeden, kendi irademizle gereken reformları yapacağız. AB ile bozulan ilişkileri ve zayıflatılan üyelik perspektifini onaracağız. Tam üyelik hedefimizi sosyal demokratik ilkeler ışığında güçlü ve kararlı şekilde yeniden tesis edeceğiz. AB ile ilişkilerimizde etkin müzakereler yürüteceğiz”.

Yani? Teslim...

Şu bile yok; ‘AB’nin içinde bulunduğu süreci değerlendirerek, tam üyelik hedefimize uygun formüller geliştirmek’.. Avrupa’nın halini, ‘hangi Avrupa’yı gördüğünü işaret eden farkındalık dahi koyulmamış. Zaten gerek de yok, Almanya yerinde duruyorsa tamam. Ama o da bize yanaşıyor!

SURİYE...

“Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamaya dönük bütün uluslararası barış girişimlerini ve BM çalışmalarını destekleyeceğiz. Suriye’de istikrarın sağlanmasından, devlet dışı aktörlerin silahsızlandırılmasından sonra Suriye halkının kendi iradesiyle karar verebileceği siyasi çözümü destekleyeceğiz. TSK’nin Suriye’deki misyonunun gerekli diplomatik adımlarla desteklenerek, en kısa zamanda başarıyla sona erdirilmesini temin edeceğiz”...

E, bunlar Ankara’nın yaptıkları zaten! Ancak Suriye’deki kaotik dengeleri/tarafları/ilişkileri anlıyor mu İnce veya CHP; TSK’nin Suriye’deki görevinin ‘en kısa zamanda’ sona erdirilmesi hedefi, dış politika vaadleri içine konacak madde değildir!

İRAN...

“İran’ın nükleer programı ile ilgili olarak yapılan anlaşmanın sürdürülmesi için gösterilen çabaları destekleyeceğiz. İran’la yapılan enerji anlaşmalarını yurttaşlarımızın çıkarlarını gözetecek şekilde yeniden ele alacağız”...

Peki ABD size, “anlaşma yok” derse ne yapacaksınız? İran’ın bölgede İsrail ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerindeki gerginlikte nerede duracaksınız? Irak ve Suriye’deki etkisi hakkında nerede duracaksınız?

IRAK...

“Irak’ı oluşturan tüm unsurlarla eşit ve iyi ilişkiler kuracağız. Irak ile enerji iş birliğimizi en üst seviyeye çıkarmaya çalışacağız. Irak topraklarından Türkiye’ye herhangi bir tehdidin yöneltilmesine olanak verilmemesi için girişimlerde bulunacağız”...

Polyanna Beyannamesi. Soralım, ‘anlamadım’ diyorlarsa, derinlik sığ mertebesindedir; şu an Bağdat’ta yeni bir düzen kuruluyor. Mesela ABD bu yeni düzende Türkiye’nin potansiyeli hakkında düşünceli. Bu tuzağa davet mi yoksa gerçekten böyle bir konjonktür var mı?

Dış politika bu kadar, bitti.

Hadi beyannameler kabaca anlatır.. Ama biliyoruz ki, CHP temsilcilerinin, TBMM, TV ve gazetelerdeki dış politika tartışmaları bir milim üstte değil.

Şunu anlamalarını umuyoruz...

Sayın İnce çıkıp dedi ya, “FETÖ elebaşı usulüne uygun istenmedi”.. (Bununla amaçlananı görmemek için aptal olmak lazım. Cevabı da verildi zaten.)

FETÖ elebaşının 15 Temmuz ihaneti/darbe girişimi için iadesi istenirken, Kasım 1980 tarihinde, yani 12 Eylül’den iki ay sonra, yani ‘bizim çocuklar tarafından imzalanmış’ bir ABD ile işbirliği anlaşmasına-mecburen-dayanıyoruz...

Dram burada!

Bütün yakın siyasi tarihimiz, ABD/Batı’ya teslimiyetin öyküsüdür. CHP ve seçmenleri bunu görüyor mu?

‘Bağımsız karakter’ arayışımız odur...

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp