CHP yasakçılıktan vazgeçti mi, buyrun görelim!

CHP yasakçılıktan vazgeçti mi, buyrun görelim!


Son yıllarda CHP öyle yumuşaklaştı ki..

Eski gaddar söylemlerinden uzaklaşır gibi öyle tavırlar sergiledi ki..

Muhafazakar partilerin hemen hepsi sıraya girdi..

Saadet Partisi’nden başlayın..

Yeni kurulan partilere kadar.

Gelecek Partisi’ne, Deva Partisi’ne kadar..

“Ne yani, insanlar değişemez mi? Söylemler değişemez mi? Eski yıllarda yasakçı bir söylem sahibi olan parti, şimdi özgürlükçü olamaz mı?” algı operasyonu ile, CHP’nin “cici çocuk” olduğuna, bizim de inanmamızı istiyorlar..

CHP’nin “cici çocuk” olmasının bize bir zararı yok..

Ama gerçekte karşımızda “cici çocuk” mu var?

Yoksa..

Yeni bir şeytanlıkla karşı karşıya mıyız, bunu sorgulamak da bizim hakkımız..

Akit TV’ye RTÜK’ün verdiği ceza üzerinden, CHP’nin eski söylemini terkedip terketmediğine bir bakalım..

CHP ne diyor?

Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor?

“Artık bizim başörtü yasağı lehine bir söylemimiz olmayacak. Yasakçılıkta ısrar eden arkadaşlarla yolumuzu da ayıracağız!”

Öyle mi, öyle..

Buyrun o zaman, başörtü yasakçılığı ile meşhur bir adama kazandırılan mevkiyi CHP yönetimi bize izah etsin..

AK Parti’nin dindar insanlara sahip çıkması üzerinden suçlamaya kalkan adamların onurlandırılmasına, CHP genel merkezi bir açıklama getirsin..

Somut örneğimiz, İlhan Taşçı..

Bu adam, yıllarca Cumhuriyet gazetesinde muhabirlik yapmış.

Hemen hemen haberlerinin tamamı, ya başörtü yasakçılığını övme, ya da dindar insanları karalama üzerine..

Öyle bir sembol ki..

Yasakçılıkta öyle militan birisi ki..

CHP’nin yasakçılığı ölümüne savunduğu dönemde konuşulsa, bu adamdan daha şedit bir yasakçıyı, RTÜK’e kimse öneremezdi..

CHP, “Başörtü yasakçılığından biz vazgeçtik” diyorsa..

Yasakçılıkta böylesine sembol olmuş, dindar insanlara karşı yalan haber yapmada böylesine uzmanlaşmış birisini RTÜK’e üye seçer miydi?

Seçmemesi gerekirdi..

Ama seçtiler işte..

Hatta belki bundan sonraki dönemde bile, kendi yasakçı tabanına mesaj göndermek için, “Bakmayın siz, saf dindarları tavlamak için, yasakçılıktan vazgeçtiğimiz açıklamalarına.. Hele bir iktidara gelelim. O yasağı bakın nasıl uyguluyoruz, memurlardan, işçilere kadar” diyebilmek için, İlhan Taşçı gibi bir yasakçıyı, RTÜK’e üye yapıyorlar..

“Suçlama yapıyorsun da.. Suçlamana dayanak aldığın bu adamın imza attığı haberlerden, hiç bahsetmedin, Ali Bey” diyeceksiniz..

Haklısınız..

İşkembeden sallamayalım..

Bir tespit yapıyorsak, o tespitin altını doldurarak, size de verileri aktararak, haklılığımızı takdirlerinize sunalım..

Şöyle bir arşive girdim..

İlhan Taşçı imzalı haberlerden bir demet toplayıp, size sunmak üzere listeledim..

22 Nisan 2003 tarihli haber ile başlayalım...

İlhan Taşçı imzalı haberin başlığı, “Hedef şeriat devleti.”

Bu haberin üzerinden 17 yıl geçti..

Etrafınızda “şeriat devleti” denilecek bir yapı görebiliyor musunuz?

Yok..

Demek ki, halkı korkutmak için, dindar insanları öcü gibi göstermek için, uydurma bir habere imza atmış İlhan efendi..

O uydursun, uydurmaya devam etsin.. Biz de onu deşifre edelim..

Bir başka haberi, İlhan efendinin:

Tarih 25 Ocak 2005.. Bu sefer biraz değiştirmiş, suçlamasını, “Amaç islam devleti kurmak” başlığına imza atmış.

Bunun da üzerinden 15 yıl geçmiş. Var mı, bir “İslam devleti” ortada?

Yok..

Devam edelim, yasakçı İlhan Taşçı’nın imza attığı haberlere:

30 Aralık 2006 tarihli manşette, şöyle deniliyor:

“Özden de ‘367’ dedi.”

367 olayını biliyorsunuz..

AK Parti’ye TBMM’de cumhurbaşkanı seçtirmemek için uydurulmuş, askeri muhtıraya yol açan süreçteki rezalet ayak oyunu..

Hukukun paspas edildiği, Anayasa Mahkemesi’ne bile konu olan, rezil mi rezil bir yasakçılık, darbecilik operasyonu..

O olayda İlhan Taşçı ne yapıyor?

Bu ülkede başörtü yasağının zalimliğini hayata geçiren Anayasa Mahkemesi kararının mimarlarından Yekta Güngör Özden’e gidip, “Ne dersin, 367 hakkında, hocam” diyor..

CHP’nin avukatlığından, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na dikey geçiş yapan Özden durur mu?

Fetvayı basıyor:

“Asla ve kata, ihlal edilemez!”

Devam ediyoruz, milli irade düşmanı İlhan Taşçı’nın imzasını taşıyan haberlere:

27 Aralık 2006 tarihli haberde ise, “Anayasa hukuku profesörü” olarak bize tanıtılan, aslında bana sorarsanız, YÖK’teki başörtü yasağının kızıştırılmasının bir numarası sorumlularından olması hasebi ile, dindar öğrenci düşmanı olan Erdoğan Teziç konuşturuluyor:

“Meclis kilitlenir!”

Hadsizliği görüyor musunuz? pervasızlığı görüyor musunuz?

Yine aynı günkü bir başka haber.. Sabih Kanadoğlu’nu kaynak göstererek, milletin iradesine nasıl tehditler savurmuşlar:

“Köşk’e çıkarsa iner!”

Nasıl ineceğini tahmin edin artık..

Askeri darbe mi istersiniz, yoksa suikast mı? Hangisi olursa artık..

Adam ne diyor: “Çıkarsa iner!”

O kadar..

Devam ediyoruz, rezaletler zincirine..

Türkiye bunalmış.. Millet bunalmış..

Başörtü yasağı, artık insanları çıldırtacak noktaya gelmiş. 

Başbakan Tayyip Erdoğan, “Şu irticanın tanımını bir yapalım” diyor.

Bakın, derinlerden emir alan İlhan Taşçı, hemen ne cevap veriyor:

6 Ekim 2006 tarihli Cumhuriyet’te çıkan haber:

“Laik düzen zedelenecek.”

Haberin içinde de şu ifadeler var:

“Erdoğan’ın ‘İrticanın tanımını yapalım’ sözlerine tepki gösteren hukukçular ‘Anayasa sözlük değildir’ dediler.”

Yaaa.

Gördünüz mü beyler?

Bugün, FETÖ’cüler için, PKK’lılar için, DHKP-C’liler için bize “Hukuka bağlı kalmamız gerekir” diyenler..

O tarihte insanların temel hak ve özgürlükleri çiğnenir iken, “Şu irticanın bari tanımını yapalım” denildiğinde..

“Anayasa sözlük mü kardeşim” demişler..

Yani?

Yani demişler ki, “Biz dindar insanları ezeceğiz.. Onun için de, İrticanın tanımını manımını yapmıyoruz.”

Daha devam ederim de.. Bu kadarı yeter sanırım.. 

İşte bu adamı, CHP bugün dahi, RTÜK’te tutuyorsa.. Buyrun siz söyleyin, bunların “özgürlükten yana tavır aldıkları” iddiası maval mı, değil mi?

Google+ WhatsApp