CHP, 15 Temmuz’un neresinde?

CHP, 15 Temmuz’un neresinde?


Hayır, CHP’yi haksız yere suçlamak, ismi üzerinde soru işaretleri bırakmak için söylemiyorum.

Samimiyim. Dürüstçe soruyorum: “CHP, 15 Temmuz’un neresinde?”

Niçin bu soruyu soruyorum?

Çünkü CHP yöneticileri, kendileri açıklıyor, “Biz tarihimiz boyunca Fetullah Gülen’e hep karşı çıktık!”

Devam ediyorlar, “Bizim için 17-25 Aralık diye bir milat yok. Biz çok öncesinden bu yana, Gülen örgütüne hep karşı idik! 17-25’den önce de sonra da!”

İşte tam bu noktada, hafızamızla resmen alay ediliyor..

17-25 Aralık öncesine de giderim ama..

Tartışma uzar..

Bülent Ecevit’in bu örgüt lideri ile yakın ilişkileri, Gülen’in (haşa) “şefaat” eksenli açıklaması..

Gizemli ilişkiyi deşifre edecek somut deliller..

Ama kendimiz için 17-25 Aralık’ı milat kabul ederken.

Başkalarını daha öncesinden sigaya çekmenin, bir haksızlık olacağı inancındayım..

Onun için, 17-25 Aralık’tan önce dershane tartışmaları ile biz uyanmış olsak da..

Yine de o tartışmaları değil, kendimiz için de milat kabul ettiğimiz 17-25 Aralık’ı başlangıç alalım..

Ve soralım CHP’li yöneticilere:

17-25 Aralık’ın hemen ertesi günü değiştirilmek istenilen Adli Kolluk yönetmeliği tartışmasında siz nerede idiniz?

HSYK’daki FETÖ’cü üyeler, bir kısım ulusalcı-kemalist üyeleri de yanlarına alarak hazırladıkları HSYK bildirisine verdiğiniz desteğin, aslında FETÖ örgütüne destek olduğunu tahmin edemediniz mi?

17-25 Aralık milat derken, kendimiz bile arasında 8 gün fark olan iki tarihi birden veriyoruz..

Dolayısı ile tabii ki, 17-25 Aralık’la eşzamanlı bu sürecin ilk günlerindeki CHP tavrı ile konuyu bitirecek değilim.

Olabilir, ilk aşamada gerçeği fark edememiş olabilirler..

Peki ardından..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, defalarca FETÖ’nün yayın organı Samanyoluhaber’e niçin çıktı?

FETÖ’nün örgüt olduğunu, biz 17-25 Aralık’tan çok önce, söylemiştik, siyasi iktidar bizi dinlemedi” diyen CHP’lilerin açıklaması gerekmez mi; “17-25 Aralık’tan öncesinde bile örgüt olduğunu söylediğiniz FETÖ’nün bir yayın organına, 17-25 Aralık’tan sonra niçin defalarca çıktınız? Orada saatlerce konuşma yaptınız. Program moderatörlerinin sorularını, FETÖ’ye yönelik tek bir eleştiri getirmeden cevapladınız?”

Dahası var..

O programlardan birisinde, “göreceksiniz, Tayyip Erdoğan kaçacak” derken..

Hiç utanmadınız mı?

Bu ülkeye karşı ihanet içinde olduğunu yıllar öncesinden beri söylediğiniz örgütün televizyonunda, o örgütün devirmek istediği başbakanın yurtdışına kaçacağını söylerken, hiç utanmadınız mı?

“Bir televizyon kanalına davet edildik. Gidip konuştuk. Onlar ne sordularsa, onları cevapladık. Onlar Gülen ile ilgili bir şey sormadılar, biz de nezaketsizlik olmasın diye, o konuya girmedik” savunması yapabilirler.

Kabul etmem mümkün değil ama..

Bir anlığına, bu savunmayı da mazur görelim..

“Kendi kendilerini stres yapmışlar, halka ulaşamıyoruz, bu kanallar bize ekranlarını açıyor, biz de burada, o kanalın yöneticilerini, o kanalın tabi oldukları yurtdışındaki isimleri hedef almadan konuşalım istedik” savunmasını da bir anlığına haklı görelim..

Peki.. 17-25 Aralık’tan bu yana..

FETÖ’cü emniyet müdürleri başka görevlere atandıklarında niye sahip çıktınız?

Bir yanda halktan oy almış ve bir dahaki seçimde halk tercih etmezse yönetimden gidecek olan siyasi parti var.

Diğer tarafta ise, bir numarası ABD’de oturan, Türkiye’deki yönetimi illegal metodlarla ele geçirmek isteyen bir örgüt var..

Bu ikisi arasında tercihte bulunurken, niçin “seçimle zaten yönetimden gitme ihtimali olan parti” yerine, “seçimi kazansanız da sizi ülke yönetimine oturtmayacak olan illegal yapı”yı tercih ettiniz?

FETÖ’cü emniyet müdürlerinin başka görevlere atanması ile de sınırlı değil, CHP’nin örgüte desteği..

Bazı FETÖ’cü emniyet müdürleri tutuklandı.. CHP kadrosu, bu tutuklamalara da karşı çıktı..

FETÖ’ye ait dershanelerin kapatılması sürecine girildiğinde, “Üniversiteye giriş sistemi değişmeden, dershaneleri kapatamazsınız” diyerek, FETÖ’ye dershanelerden hem parasal, hem de insan katkısının akması yönünde açıklama yapan CHP değil miydi?

FETÖ’ye ait Bank Asya’nın yönetimine, TMSF tarafından iki kişi atandığında, karşı çıkan CHP yönetimi değil miydi?

Bank Asya’ya el konulduğunda, yıllar önce “F tipi yapılanmanın bankası bile var” diye karşı çıktıkları yapılanmanın devlete geçmesine CHP karşı çıkmadı mı?

CHP’li milletvekilleri, ismini de vereyim.. Mahmut Tanal, Bank Asya’ya operasyon çekiliyor diye, siyasi iktidarı protesto, Bank Asya’nın sahibi konumundaki FETÖ’ye destek amaçlı olarak o bankada hesap açmadı mı?

Bu nasıl bir mantıktır?

1990’lı yıllarda bile, “F tipi yapılanmanın okulları var, bankası var, medyası var” diyorsunuz..

Okullarına el konulduğunda karşı çıkıyorsunuz. Bankasına el konulduğunda, karşı çıkıyor, “hür teşebbüs engelleniyor” diyorsunuz..

Yıllar öncesinden ilan ettiğiniz F tipi yapılanmanın medya organlarına el konuluyor..

Bugün gazetesine, samanyoluhaber’e, Zaman gazetesine devlet el koyuyor...

CHP milletvekilleri koşa koşa gidip, FETÖ’nün bu medya organlarına destek veriyor..

“Basın özgürlüğü kısıtlanıyor” diye açıklama üzerine açıklama yapıyorlar..

Sorularım net..

Yürekleri varsa, CHP’li yöneticiler de cevaplasın..

Kemal Kılıçdaroğlu cevaplasın.. Diğer yöneticiler cevaplasın..

2011 yılında, anayasa değişikliğinden hemen sonra, Yargıtay’a yeni üyeler seçildiğinde, “Yargıtay’a 151 militan seçildi” diyerek açıklama yapan Kılıçdaroğlu..

15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ay önce, yüksek yargıdaki FETÖ’cülerin temizlenmesi için kanun değişikliği yapılmak istendiğinde, kendisinin “militan üye” olarak suçladığı FETÖ’cüleri kurtarmak için, niçin o değişikliğe karşı çıktı, açıklayabilir mi?

Nasıl olabilir, 2011 yılında militan dediğiniz yargıçlar, daha etkisiz yere gönderilmek istendiğinde, Kemal Kılıçdaroğlu, hangi amaçla, o “151 militan”a sahip çıkmış olabilir?

Kendisi açıklasın.. Kendisi açıklayamıyorsa, Kemal beyi seven birisi açıklasın..

Kemal beyin yanında olan bir CHP’li açıklasın..

Nasıl oldu da 15 Temmuz’a giden yolda, CHP hep, FETÖ ile yan yana durdu?

Her atılan adımda, meşru hükümetin karşısında, FETÖ’cülerin korunmasında boy gösterdi?

Hatta hatta.. 15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce.. Ağustos 2016 YAŞ’ında, FETÖ’cü subayların ihracı için hazırlık yapıldığında.. 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir hafta önce, iki-üç gün önce, CHP yönetimi niçin, “TSK’da tasfiye” açıklamaları yaptılar?

Buyrun CHP’liler.  

FETÖ karşıtlığında samimi iseniz açıklayın..

Açıklayamazsanız, darbe girişiminin sorumluları arasında anılmaya mahkûmsunuz!

Google+ WhatsApp