Çelişkiye bakın: Yol arkadaşları yok, rantçılar cenazesinde!

Çelişkiye bakın: Yol arkadaşları yok, rantçılar cenazesinde!


Çelişkiye bakın: Yol arkadaşları yok, rantçılar cenazesinde!

 

 

Nasıl bir çelişki bu?

Hayatın boyunca Türk milliyetçisi ol..

12 Eylül darbecileri yüzünden yıllarca vatanından ayrı yaşamak zorunda kal..

Burda olup da, Mamak Askeri Cezaevi’nde işkencelere yatanların sesi ol..

Türküsünü yaz, söyle..

Sonra..

Devlet Bahçeli’nin katılmadığı..

Ülkücülerin buluştuğu partinin üst düzey yöneticilerinin olmadığı.. 

Ülkücülere işkence edenlerin oğlunu İzmir’e Büyükşehir Belediye başkanı yapmak için didinen İyi Partinin Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı cenaze törenine mahkum ol..

Nasıl bir çelişki bu?

Vatanından uzak kalmana sebep olanlar için..

“Hakim bey... Hakim bey... bütün dünyamı,

Yıkarak yaptılar benim sorgumu.

C-5 denen yere gözleri bağlı,

Tıkarak yaptılar benim sorgumu.” 

Diye şiir yaz..

Sonra gel..

Ülkücüleri, gözleri bağlı sorguya çekenlerle gurur duyanlarla kol kola olanlar.. Senin cenazene gelip..

Seninle birlik görüntüsü versinler..

Ülkücülere işkence yapanlar için, sen;

“Savcının ağzından şu okunanlar

Benim suçum değil hep yalan bunlar!..

Dövdüler hakim bey, ağzımdan kanlar,

Akarak yaptılar benim sorgumu.” diye yaz..

Cenazene gelen Meral Akşener, o savcının oğlunu, İzmir’e Büyükşehir Belediye Başkanı yaptırabilmek için, ülkücüleri sandığa çağırsın..

İşkencede o kadar ileriye gitmiş olsunlar ki..

Sen şiirine argo kelimeleri koyacak kadar kızmış olasın:

“Düştüm ki bir sürü moskof piçine

Biri de demedi bunun suçu ne?

Tabancayı ta ağzımın içine

Sokarak yaptılar benim sorgumu.”

Sonra..

Senin “Moskof ..” dediklerinle övünç duyanlar..

Senin arkadaşlarından oy istesin..

Moskof olarak tanımladıklarını seçtirmeye çalışsın..

Sen 12 Eylül işkencehanelerinde yaşanılanları unutturmamak için anlat:

“Döve döve işettiler altıma

Bayıldıkça sarıldılar hortuma

Islatıp ıslatıp tekrar sırtıma

Çıkarak yaptılar benim sorgumu” 

Onlar, “12 Eylül’de doğrusu ile yanlışı ile bazı şeyler oldu.. Oraya takılıp kalmamak gerekir” diyerek, yaşanılanları önemsizleştirmeye çalışsınlar..

Sen solcu savcıların emri ile yapılanları resmet:

“Kimi vurdu, kimi baktı seyrime

Cop izleri oluk oldu böğrüme,

Sigaranın ateşiyle bağrıma

Çökerek yaptılar benim sorgumu.”

Senin cenazene gelen Meral Akşener, “Babanın suçun, oğlu çekmez” deyip, olayı kapatmaya çalışsın..

Düne kadar devlete hakim olan solcu kafanın işkence başında bile ne kadar pervasız olduğunu anlatmak için, sen şunları yaz:

“Kimi şarap içti, kimisi rakı,

Karma karış oldu her türlü koku.

Döverek pisletip ağzıma boku

Dökerek yaptılar benim sorgumu.”

Kendisi de “yağlı kazığa oturtulmakla” tehdit edilen Meral Akşener, “Şikayetçi değilim” diye 28 Şubat’çılardan davacı olmasın, sonra da o kafadaki CHP’lilerle ittifak kurup, seçime girsin..

Sen, yeni nesile hümanist ayakları ile kendilerini tanıtan solcuları en güzel şekilde anlat:

“Jileti vurdular ileri geri

Dilim dilim oldu yarıldı deri

Yarılan yere tuzu biberi

Ekerek yaptılar benim sorgumu.”

Senin cenazene gelen İP’liler, CHP’yi bıraktık, HDP’lilerle birlikte gizli ittifak kursunlar..

Ne yaman çelişki bu..

Hayatın boyunca solculara karşı ol..

“Moskof” de..

Karşı çık..

Ülkücülerin sesi ol..

Sürekli eleştirdiğin solcular, siyasi rant devşirmek için..

Senin yanında  gözükmek, üç-beş ülkücüyü kendi yanlarına çekmek için..

Cenazeni en çok, sol medya haberleştirsin..

Yıllarca birlikte mücadele ettiğin ülkücü taban, sana mesafe koysun..

Nasıl bir çelişki bu?

Hayatın boyunca CHP’ye, CHP’liye karşı çık..

Ama senin cenazene, CHP listesinden Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı açıklanan Mansur Yavaş gelsin..

İzmir’de işkenceci oğlu Tunç Soyer’in CHP listesinden başkan seçilmesi için, kendi partilerinin aday göstermediğini açıklayan Meral Akşener gelsin..

CHP’ye yeni geçen Yaşar Okuyan gelsin..

Ülkücülükten istifa eden kim varsa gelsin..

Yıllarca birlikte olduğun MHP üst düzey yöneticileri gelmesin.. 

Nasıl bir çelişki bu..

Bana sorsanız..

Ozan Arif, MHP Genel Başkanı’na hakaret etmiş olsa da..

Bu hakarette ne kadar haksız olursa olsun..

Devlet Bahçeli’nin yine de, Ozan Arif’in cenazesine katılmasını arzu ederdim.

Yol arkadaşlığı, bunu gerektirir..

Yol arkadaşlığında, küçük küçük hatalar..

Sinir gerilmeleri, küçük küçük zikzaklar olur..

Liderler, bunları hoşgörü ile karşılamalı..

Önemli olan..

Nihai hedefte birliktelik..

Onda samimiyet..

Kimbilir belki..

Her şeye rağmen..

Sayın Bahçeli, en azından, mezarını ziyaret ederek, Ozan Arif ile yol arkadaşlığının gereğini yapar..

Gönlünün kırık olduğunu.. Cenazeye bunun için katılmadığını.

Ama aynı ülküye hizmet ettiklerini tekrarlamış olur..

Milliyetçi-muhafazakar kesimin zaten sanat konusunda isimleri kısıtlı..

Bir-iki tane sanatçı çıkıyor..

Onlara da sahip çıkılmıyor..

Kendi başına bırakılıyor..

Fırtınalı denizde savruluyorlar..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile arasındaki tartışmaya sebep olan o ifadeler, filmi geriye sarıp baktığında, acaba Ozan Arif’i memnun etmiş miydi?

Hiç sanmam..

O halde..

“Bu tablodan hepimiz sorumluyuz” demeli ve yol arkadaşlarının ayrılışından değil.. 

Bir arada olmasından yana tavır almalıyız.. 

Yol arkadaşlarımızı, işkencecilerin yanına terketmemeliyiz..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp