Çatlayın, patlayın: “Halkalı’ya geri dönen”(!) tren, şimdi Çin’de!

Çatlayın, patlayın: “Halkalı’ya geri dönen”(!) tren, şimdi Çin’de!


“İpek yolu” diye ünlenen, dünya ticaretinin ana damarı diyebileceğimiz bir alanda, yüzyılların hayali hayata geçirildi..

 

Planlama şu idi:

 

Çerkezköy-Marmaray-Köseköy-Ankara-Sivas-Kars güzergahını izleyerek Ahılkelek istasyonundan yurtdışına çıkacak tren, sırasıyla Gürcistan-Azerbaycan-Hazar Denizi Geçişi-Kazakistan ve Çin’in Xi’an şehrine varacaktı..

 

Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da katıldığı 4 Aralık 2020 tarihli tören ile yolculuk başladı..

 

Burada hemen bir hatırlatma yapayım..

 

Bugünden tam iki yıl önce, Halkalı Gebze arasındaki tren hattının, aslında henüz ulaşıma hazır olmadığı, fakat binlerce yolcunun canını tehlikeye atma bahasına, sırf mahalli seçimler öncesinde şov yapmak için, açılışın yapılmak istendiğini, kendilerinin çalışanlar sendikası olarak uyarılarını yaptıklarını, yaşanabilecek kazaların sorumlusunun siyasi iktidar olduğunu söyleyen Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ve onun kuyruğuna takılan sol çevreler açıklama üstüne açıklama yapmışlardı..

 

Ne yalan söyleyeyim..

 

Binde bir ihtimal ile de olsa..

 

“Allah korusun, bir kaza yaşanacak olursa, insanlar o kazada ölecek olursa, ne yaparız” diye, bu hokkabazların korku pompalayan açıklamalarından, ben de etkilenmiştim..

 

Elhamdülillah..

 

Binlerce defa elhamdülillah..

 

Tüm fitnecilerin fitnelerine rağmen.

 

İstemezük propagandalarına, her şeye itiraz eden kılçıklıklarına rağmen..

 

Bugünlerde ikinci yılını doldurmak üzere olan Gebze-Halkalı tren hattı, sorunsuz olarak, İstanbulluların hizmetine devam ediyor.

 

Yok sinyalizasyonu tamamlanmamış. Yok gerekli denemeleri yapılmamış. Yok yeterli altyapı hazır değilmiş..

 

Bu kadar eleştiriyi hakkeden bir tren hattından bahsediyorsak; 2 yıllık süreçte, illa ki bir kaza yaşanmaz mıydı!!?

 

Ellerini ovuşturarak, bir kazanın yaşanmasını bekleyen, korona ölümleri üzerinden bile sayıları çifter çifter toplayarak nerede ise sevinç gösterisi yapan sol çevreler, küçücük bir kaza halinde havalara zıplayacaklarından küçücük bir şüpheniz olabilir mi?

 

Gebze-Halkalı tren hattı ile ilgili çirkefliği not ettik.. 2 yıllık uygulamada Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’nin alnının akı ile çıktığı yeni hattın seferlerine İstanbulluların verdiği “tam not”u kayıt altına aldık..

 

Şimdi dönelim, İstanbul-Çin hattına..

 

4 Aralık 2020 günü, ilk ihracat treni Çin’e hareket ettiğinde, sol kafalıların buluştuğu BTS, nasıl bir Türkiye düşmanlığı içinde iseler, hemen kafayı çıkarıp, açıklama yaptılar: “Naniik.. siz o trenin, Çin’e doğru hareket ettiğini sanın. O tren, Halkalı’ya geri döndü?”

 

Nasıl bir ülke düşmanlığıdır bu?

 

Nasıl bir vatan hainliğidir..

 

Hani olur ya..

 

Binde bir karşılaşacağınız bir kaza ile karşı karşıya kalırsınız.. Öngörülemeyen bir şey olmuştur.. “Hayallerin hayali” diye beklediğiniz bir seferi itibarsızlaştırmamak için, bir aksama yaşansa bile..

 

Sırf ülkenize saygınız, ülkenizin itibarına zarar vermeme uğruna..

 

Görseniz bile, “görmeyeceğiniz” ve “sonuçta 4 Aralık günü olmasa da ertesi günü bir başka tren ile aynı sefer yapılır. Bir aksama yaşandı diye, bu artık İstanbul’dan Çin’e sefer yapılamaz anlamına gelmiyor ki!” diyerek, görmezden geleceğiniz aksamayı sümenaltı etmeniz gerekir iken..

 

Elin gavuru ABD’nin, onlarca yıl geçti, hâlâ Ay’a gidip gitmediği bile tartışıldığı şu algı dünyasında..

 

BTS’nin “Tren Halkalı’ya geri döndü” açıklamasının ardına, Sözcü, Cumhuriyet, solhaber, odatv, t24 hepsi takılıverdiler..

 

Amanın ki ne amanın.

 

Siz ne büyük gazetecilermişsiniz öyle!!. 

 

Halkalı’ya geri dönen treni, bir siz gördünüz, biz satılık gazeteciler, göremedik, haber yapamadık, yazıklar olsun hepimize..

 

Kısa günde, bunu söyleyebilirsiniz. 

 

Ama günlerden 18 Aralık olunca..

 

Halkalı’ya geri döndü dediğiniz tren, Çin’e ulaştığı haberi gelince..

 

BTÇS’den başlayın.

 

Sözcü’süne, Cumhuriyet’ine, sözümona ABD emperyalizmine karşı olduğu iddiasındaki solhaberine..

 

Hepsini toplayıp, koyun bir çuvalın içine..

 

Sallayın sallayın, atın denizin ortasına..

 

Hakketmiyorlar mı?

 

“Tren geri döndü” dedikten sonra.

 

O tren, haydi varsayalım aradaki diğer iddiaları doğru olsun. O tren değil ama, iki gün sonra sessiz sedasız sefere çıkan ikinci tren..

 

Şimdi tam da hedeflendiği şekilde, ülkeler kat ederek, Çin’e vardı ise..

 

Affedersiniz, “4 Aralık’ta kalkan trenin gitmesi lazımdı. Diğer trenin gidişini saymayız.. O geçerli değil” diyerek, yine mızıkçılık mı çıkaracaksınız?

 

Ne farkı var, ha 4 Aralık günü hareket eden seremonik önemi olan tren, Halkalı’dan hareketle Çin’e varmış..

 

Ha da, bir gün sonra Çerkezköy’den hareket eden tren Çin’e varmış..

 

Sonuçta bir hayal gerçekleşmiş işte..

 

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası olarak, “Çin treni mizanseni ile kamuoyunu aldatan TCDD Genel Müdürlüğü” demişsiniz.. yalancı çıkmışsınız..

 

Sözcü gazetesi olarak manşet atmışsınız: “Çin’e uğurlandığı söylenen ilk ihracat treni Maltepe’den geri dönmüş.” Rezil olmuşsunuz..

 

Cumhuriyet gazetesi olarak, “Çin’e diye yollanan tren Halkalı Garı’nda çıktı” diye başlık atmışsınız, komik duruma düşmüşsünüz.

 

t24.com olarak, “Çin’e uğurlandığı açıklanan ihracat treni Maltepe’den geri dönmüş” haberine imza atmışsınız, palavracı çıkmışsınız..

 

Habersol olarak, “Çin’e gönderilen ihracat treni Halkalı Garı’na geri getirildi” kıskançlığına imza atmışsınız, insan yüzüne çıkamaz hale düşmüşsünüz..

 

Bugün itibari ile o tren, Çin’e varmış ve bu yalanlara imza atanlar, hiçbir şey olmamış gibi, gazeteciyim diye ortalıkta dolaşmaya devam ediyorlarsa, biz ne diyelim?

 

“Kork; Allah’tan korkmayandan.. Utan; Allah’tan utanmayandan” demekten başka, bize ne demek düşer ki? 

Google+ WhatsApp