Çakallar sofrasında, Türkiye’yi yalnız bırakan CHP-İP-HDP!

Çakallar sofrasında, Türkiye’yi yalnız bırakan CHP-İP-HDP!


Çakallığı görüyor musunuz?

Güney sınırımızda 30 kilometrelik bir bölgenin PYD’den temizlenerek, hem Türkiye içindeki Suriyeliler için hem de halen Suriye’de olanların göç etmek istediklerinde sığınabilecekleri bir güvenli bölge kurulmasını önerdik..

Bu öneriye, İyi Parti’sinden tutun, CHP’sine..

Eğer bir dakikalığına Kandil’den gelen emirleri kenarda tutabilirse, HDP..

Ve diğer partilerden, hiçbirisi karşı çıkabilir mi?

Hem Türkiye içindeki misafirlerimiz, kendi ülkelerine geri dönmüş olacaklar..

Kendi vatanlarında yaşayacaklar..

Suriye’de gerçekten bir seçim olacak ise, oy kullanma ve yöneticileri belirleme haklarını kaybetmemiş olacaklar..

Hem de..

Suriye içinden değişik illerden insanlar, göç ihtimali ortaya çıktığında, kendilerine kucak açacak bir bölge hazırlanmış olacak..

Güvenliğini Rusya sağlayabilir.. ABD sağlayabilir.. İran sağlayabilir.. Türkiye sağlayabilir.. Hepsi birden sağlayabilir..

Veya BM çatısı altında bir askeri güç sağlayabilir..

Kurulacak şehir için kimsenin elini cebine atmasına da gerek olmayacak..

Şu an PYD’nin işlettiği petrol gelirleri ile bu şehirler kurulacak.

Hangi zihniyete sahip olursanız olunuz.. Hangi ideolojiye bağlı olarak olaya yaklaşırsanız, yaklaşınız..

Önyargısız, saplantısız, mantıklı bir çözüm tarzı..

Ama bakın..

AK Parti bunu dillendirdiğinde.. MHP de, destek verdiğinde..

CHP bu teklife katıldı mı?

Hayır..

İyi Parti katıldı mı?

Hayır..

HDP katıldı mı? 

Hayır..

Beklediler ki, çakallar sofrasında, Türkiye yem olsun..

İki ihtimal vardı..

İkisine göre de, Türkiye’nin muhalefetinin harekat planları hazırdı..

Birinci ihtimal; PYD’nin, güneyimizde terör devleti kurmasıydı..

Bu yapıldığı an, İyi Parti sahneye sürülecek, “Terör örgütü PKK ile anlaştılar” diyeceklerdi..

İkinci ihtimal ise; PYD’nin planı önlenip, terör devleti kurulmasının önüne geçilmesi için Türkiye’nin sınır ötesine operasyon başlatması idi...

Bu ihtimalde de, HDP ortaya çıkacak: “Sınır ötesinde ne işimiz var? Başka devletlerin içişlerine karışmamamız lazım.. Bize ne sınırımızın dışında hangi devlet kurulduğundan?” 

İhtimallerden ikincisi hayata geçirildi.. 

Peki, bu şartlar altında CHP ne yapıyordu?

O da..

Hem İyi Parti’yi organize ediyor..

Hem de HDP’yi organize ediyordu..

Hangisinin sahneye çıkarılacağına, kararveriyordu...

Bu taktikleri uyguladılar mı? 

Uyguladılar.

PYD terör devletini, Türkiye önledi mi?

Önledi..

Dahası, İdlib’de de, Suriye rejiminin baskısı ile, göçmen dalgasının başlamasının önüne geçmek için, Türkiye gücünü/varlığını gösterdi mi?

Gösterdi..

Bu sefer hangi senaryolar masaya konuldu?

Türk askerine saldırılıp, Rusya ile Türkiye’nin arasının açılması..

Türkiye’nin ABD’ye, AK Parti öncesindeki yıllarda olduğu gibi yeniden koşulsuz teslim olması..

Bu senaryo da hayata geçirildi..

Ardından ne gördük?

15 Temmuz hain darbe girişiminde yer alan generalleri koruyup kollama görevini üstlenen NATO, İdlib’te askerlerimiz şehid edilince, “Türkiye’nin yanındayız” açıklaması yaptı.

ABD’den Jeffrey, acilen Türkiye’ye geldi..

Patriot’ları vermeyerek, Türkiye’yi S400 alımına iten ABD, “Konuyu tekrar gözden geçirelim” noktasına geldi..

Bu aşamada, CHP-İP-HDP ortaklığındaki muhalefet partilerinde, Türkiye’nin elini güçlendiren bir politika gördük mü?

Hayır..

Yüksek sesle, “Bu ne kirli bir oyundur? Düne kadar vermediğiniz Patriot’ları, şimdi mi bize yollayacaksınız? Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz” açıklaması gelmedi..

Türkiye; ABD’nin tuzağına düşmeden..

Aldatıcı vaadlere kanmadan..

Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, tekrar insiyatifi eline geçirdi..

Esed’in patronu konumundaki Putin ile görüşüldü..

Randevulaşıldı..

Esed, askerimizi vuran politikasından hemen tornistan yaptı..

“Suriye halkı ile Türkiye halkının kardeşliği”nden bahsetti..

Yıllardır Esed ile görüşülmesini öneren CHP’den bir itiraz geldi mi?

“Askerlerimizi şehit etmeden önce, Türk ve Suriye halkı kardeşliğini hatırlatacaktın” denildi mi?

Hayır..

Esed’e karşı açıklama yapmayarak, desteklerini sürdürdüler..

Bir yandan da..

Putin ile Erdoğan görüşmesinden bir anlaşma çıkmaması için, duaya koyuldular..

ABD mi?

Onlar her ihtimalde, yine farklı bir senaryo ile karşımızda..

Düne kadar PYD’nin terör devletini destekleyen ABD..

Şimdi Putin ile Erdoğan görüşürken, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo aracılığı ile, Türkiye lehine açıklamalarla, Erdoğan’ı kararsızlaştırmaya çalıştı...

“Biz burdayız, Putin’i bırak gel, bizimle işi bitir” dediler..

Açıklamaları tam olarak şöyle:

“Türkiye; sınırını Esad güçleri ve Rusya’ya karşı savunma hakkına sahip!”

Hani ağzınıza gelen tüm küfürleri savurup, diyesiniz geliyor:

“Sınırımızı ABD’ye karşı, ABD’nin kuracağı PYD terör devletine karşı savunma hakkımız yok muydu ki, Afrin’i bize şehitler verdirerek bırakmak zorunda kaldınız? Afrin’i verdiniz ama Münbiç’i vermediniz.. Tel Abyad’ı bıraktınız ama, Kamışlı’ya da engel çıkarttınız..”

ABD bölgeyi sömürmek için, üzerine düşen her işi yapıyor..

Rusya hakeza...

İran sessizliğini sürdürüyor

Esed, halkını katlediyor..

Böylesi bir çakallar sofrasında...

Sadece kendi güvenliğini sağlamayı arzu eden Türkiye’nin elini güçlendirecek bir destek, muhalefet partilerinden geliyor mu?

Gelmiyor..

Ne yapılırsa, ona itiraz ediliyor..

Göçmenlere kapı açılırsa da itiraz ediliyor.

Göçmenler Avrupa’ya yollanınca da itiraz ediliyor..

Yeri gelince ABD’ci.. Yeri gelince Rus’çu oluyorlar..

Hep, Türkiye’yi hedef tahtasına koyuyorlar..

Google+ WhatsApp