Büyük Yürüyüş

Büyük Yürüyüş


Büyük Yürüyüş

 

 

30 Mart’ta Filistinliler “Büyük Dönüş Yürüyüşü”nde İsrail tarafından işgal edilen topraklarına dönmekte ısrarlı olduklarını bir kez daha vurguladılar. Fakat ne acıdır ki, haklarını aramak için yola çıkan 31 kişi şehit edildi, çok sayıda kişi de yaralandı. Bir asra yakındır zulmün her türlüsüne maruz kalan Filistin halkı, özgürlük adına attıkları her adımda ölümle burun burana geldiklerinin farkındalar. Fakat ne yazık ki İslam toplumları bu görüntülere karşı duyarsızlaştılar… İçimizi acıtan da zaten bu. Yani birey ve toplumların işgal ve şiddet görüntülerine aşina olması…

Bilindiği üzere 30 Mart 1976 tarihinde Siyonistler Filistinlilerin arazilerini gasp etmiş ve çıkan olaylarda 6 Filistinli şehit edilmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Filistinliler yaşanan bu talihsiz olayın anısına her yıl 30 Mart tarihini Toprak Günü olarak ihya ediyorlar. Zulüm ve baskı altında yaşayan Filistin halkı bu yıl Toprak Günü vesilesi ile Filistin’in bütünlüğüne vurgu yapıp seslerini duyurmaya çalıştılar. Filistin Toprak Günü’nde Siyonist devletin bir işgal devleti olduğunu bütün dünyaya duyurmaya çalışan Filistinliler, bu zümrelerin Filistin topraklarında meşru bir haklarının olmadığını dile getirdiler.

30 Mart’ın Toprak Günü olarak ihya edilmesi geleneği uzun yıllardır sürdürülüyor. Fakat bu yıl Filistinliler Büyük Yürüyüş adı verdikleri protesto gösterilerinde vatanlarından kesinlikle vazgeçmeyeceklerini, yurtlarına dönmek için mücadelelerini sürdüreceklerini, Siyonist işgali tanımayacaklarını, Filistin topraklarına sahip çıkma konusunda kararlı olduklarını ortaya koydular. 1948’de topraklarından göçe zorlanan Filistinlilerin dönüş hakkını savundular ve İsrail’in işgal ve katliamlarına dikkat çektiler. Yürüyüşe katılan Hamas Lideri Heniyye Filistin halkının kararlılığını şu ifadeleri ile dile getirdi: “Eskiden düşmanların lider kadrosu büyükler ölür küçükler unutur derlerdi, işte büyükler, küçükler, dedeler ve torunlar hepsi buradalar ve geri dönüş şarkıları söylüyorlar.”

Filistinliler en tabi hakları olan bir kararla yürürken karşılarında en gelişmiş teknolojik savaş araçlarına sahip zümreler vardı. Ve bu zümreler yoksullaştırılan o insanların yüreklerinde yeşerdikçe yeşeren imanlarından korkuyorlardı. O yüzden şiddetin dozunu arttırdılar ve 31 masum insanı katlettiler. Olaya zahiri boyutuyla bakacak olursanız şimdilik kazanan taraf onlar. Ancak zafer daima inanan ve inandığını yaşayabilenlerin safında yer almıştır, bu böyle de devam edecektir…

 

milli gazete

Google+ WhatsApp