Büyük değişim veya çözülme

Büyük değişim veya çözülme

Toplumların değişimleri genel anlamda geçmişten günümüze daha çok kültür ve düşünce eksenliydi. Sanatın hemen bütün türleri, edebiyat, şiir, roman, öykü ve tiyatrolar etkiliydi. Tanzimat sonrası değişimin etkileri hızlı oldu. Gençlerin yoğun ilgileri etki alanını

Büyük değişim veya çözülme

 

Toplumların değişimleri genel anlamda geçmişten günümüze daha çok kültür ve düşünce eksenliydi. Sanatın hemen bütün türleri, edebiyat, şiir, roman, öykü ve tiyatrolar etkiliydi. Tanzimat sonrası değişimin etkileri hızlı oldu. Gençlerin yoğun ilgileri etki alanını genişletiyor. Hemen her dönemde böyledir.

Sanatın gücünün büyüleyiciliği insanı etki alanına çeker. Tiyatroda özellikle insan karakterleri üzerindeki yoğunlaşmalar, aile ve mahalle kültürlerinin eleştirilmesi, alaya alınması bir yıkım süreci başlattı. Kadılar, mollalar, imamlar etrafındaki kurgular alabildiğine etkili oldu.

Roman, öykü, felsefe ve tiyatroya halkın genel anlamda mesafeli oluşu etki alanını daraltıyor ve hatta zorluyordu. Batılılaşmayla birlikte memur, sermaye, gazete ve dergilerin çevresinde hem etkili hem de zamanla kökleşmeyi sağladı. Düşünce ve kültürel oluşlar yabancı ruhlu olduklarından etkileri doğal olarak o yöne dönük oldu. Nasıl ki bizde Fransız etkisinde bir kültürel değişim var idiyse benzer durum Çarlık dönemi Rus kültüründe de Fransız ve Alman etkisi var. Rus roman yazarları Rus insanı yoğunluklu bir oluşu gerçekleştirdiler. Batılılaşmaya karşı dillerini korudular roman ve öyküler yazdılar. Büyük değişim içe dönüktü. Rus insan tipini öne çıkarma çabası yoğundu. Dönemin en güçlü romanlarında Dostoyevski’de, Tolstoy’da, Gorki’de, Puşkin ve Gogol ile diğer Rus yazarların tamamında.

Düşünce hayatımızda edebi akımların ve çevrelerin etkisi büyük. Dönemsel olarak belirgin. Milletimizin Müslüman oluşu, halkın değerlerini yaşamasından ötürü Batı etkisindeki edebiyatın etkisi sınırlı kaldı. Memur kesiminin uyumu ve değişimi çok daha hızlı oldu. Halk ile memurlar arasında belli bir mesafe bulunuyordu. Bundandır ki genelde kız çocukları okullara korunma adına gönderilmedi. Roman, öykü, tiyatro ve piyesten uzak tutuldu.

Üstat Necip Fazıl ile üstat Sezai Karakoç sonrasında edebiyatta, sanatta düşüncede hem köklü, hem sağlam hem de yerli ve medeniyet özüne bağlı bir akım başladı. Özellikle üstat Sezai Karakoç sonrasında Diriliş akımı, sağlam ve köklü olunca etki alanı genişledi. Dergiler kitaplar peş peşe geldi. Bugün sayısı bir hayli kabarık şair ve yazar kültür hayatımızda yerlerini aldılar.

Değişim ve kitlesel dönüşüm imam hatip okullarına kız öğrencilerin alınması, halkın güven duygusu değişimin başlangıcı oldu. Hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşandı. Eğitim ve öğrenim ile birlikte yaşama duygusunun ağır basması sonucuydu. İmam hatip okullarındaki binlerce kız öğrenci başörtülü olarak bulvarları ve sokakları doldurunca ciddi bir etki alanı oluşturdu.

28 Şubat darbesi sonrası büyük kesim birden kendini devre dışı gördü. İtildi, yok sayıldı. Bu kesimin kız öğrencileri var olma duygusuyla daha çok kendilerini okumaya verdiler. Artık dönüşü olmayan bir yola girilmişti. Okuyan ve yazan kadınların, kızların görünmesi bu dönemden sonradır. Başlangıçta daha içsel dünyalarını yansıtan metinler yazsalar da daha çok içten bir isyan, öfke ve karşı duruş olarak belirdi.

Daha sonra okullara dönmeleri, muhafazakâr iktidarla birlikte önlerinde geniş bir alan açıldı. Bu hem bir rahatlama, hem de gevşeme dönemi oldu. Artık sorumluluk duygusunun yerine daha çok günü yaşama duygusu ağır bastı. Bir yandan da iş dünyasında geniş alanlar açıldı.

Müslümanların düşünce ve sanattaki reformları, çıkışları aynı düzlemde ne yazık ki sürmedi, hız kesti. Eli kalem tutanların bürokrasi ve medyada yer alışları iddialarını terke neden oldu. Bu durum kitleler üzerinde de etkili oldu.

İslâm bilinçli oluş sekülerleşmeye, sıradanlaşmaya, özellikle kadınların moda tutkusu ve burjuva özentileri ileri aşamalara kadar vardı. Ve artık bireysel varoluş, aile kültüründen uzaklaşma, bireysel yaşama duyguları ağır basıyor. İdealden ve düşünceden uzak büyük çözülme ve dağılma süreci olarak hızlı bir değişim yaşanıyor. Kültürsüz, sanatsız ve edebiyatsız.

 

 

 

Ali Haydar Haksal/Milli Gazete

Google+ WhatsApp