Büyük anneden toruna

Büyük anneden toruna


Büyük anneden toruna

 

 

Sevgili Ali Hür;

Bu hafta üniversite öğrencisi bir gençten şöyle bir mail aldım.

“Fatma abla köşenizde gençlerin sorunlarına yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Sizin de belirttiğiniz gibi gençler ahlaki değerler konusunda büyük sorun yaşıyorlar. Hamd olsun bu konularda kendimi kontrol edebildiğimi düşünüyorum. Fakat namaz konusunda kendimi bir türlü disipline edemiyorum. Karar veriyorum, kendime söz veriyorum başlıyorum birkaç gün sonra bırakıyorum… Bu konuda bana tavsiyelerde bulunursanız sevinirim.”

Namaz bilincinin zayıflaması, sadece genç bireylerin sorunu değil erişkinlerin de içinde yer aldığı bir sorun. Yani iman, ibadet ve muamelat günümüz insanının hayatın dışına ittiği değerler. Bugünün insanı maddi olanı manevi olanın önünde tutuyor ve bütün yaşamını bir şeyler elde edebilmek için harcıyor.

Sabahın erken saatinde işe gitmek için kalkan insanlar aynı saatte namaz için kalkmayı bir sorumluluk olarak göremiyor.

Yılın on iki ayında diyet yapan kişi ya da kişiler Ramazan ayında bir ay oruç tutmaktan kaçınıyorlar.

Kazançlarının büyük çoğunluğunu israf edenler, bir yoksulun karnını doyurmayı ahmaklık olarak görüyorlar.

Vaktin çoğunu yurtdışında tatil yaparak geçirenler, hacca gidip sorumluluklarını yerine getirmekten uzak kalıyorlar.

Bugünün çocukları yapabilecekleri hayır ve hasenatı bir kayıp olarak görüyor ve biriktirme hastalığına yakalanıyorlar.

Sorulması gereken bir soru daha var. Namazlarını eda edenler acaba namazın ruhuna ulaşabiliyorlar mı? Eğer namazı hakkıyla kılan bir toplum olsaydık düşmanın esaretine girer miydik? Boyun eğer miydik onlara?

Günün beş vaktinde Allah’ın huzurunda duran ve istikamet üzere kalacağına dair O’nunla ahitleşen fertlerin asli sorumluluklarını ihmal etmeleri mümkün olur muydu?

Sevgili Ali Hür;

Namaz asli görevlerimizin zirvesinde yer alan bir ibadettir. Namaz konusunda disipline olabilmek için ise öncelikle bu konuda bir bilinç kazanmamız gerekir. Namazı niçin kıldığımızı ve bu sorumluluğun bizim için ne ifade ettiğini bilmeli ve buna yürekten inanmalıyız. Namaz konusunda kendilerini disipline edemediklerini ifade eden gençlere öncelikle namazı niçin kıldığımızın farkına varmalarını ve bu konuda bilinç kazanmalarını tavsiye ediyorum. Elbette bu sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Fakat iman, sabır, azim ve samimiyetle devam edersek, namazın ruhunu hayatımıza taşıyabiliriz. Bu bir gerçek!

 

milli gazete

Google+ WhatsApp