Bunun neresi yanlış Özdemir?

Bunun neresi yanlış Özdemir?


Cumhuriyet gazetesinin “Özdemir İnce” diye bir yazarı var.

Kendisi aynı zamanda şairdir.

Nasıl bir şairdir derseniz, vasatın kıyısındadır.

Kendi kuşağından devasa şairler çıktı (mesela İsmet Özel), ama Özdemir’imiz güdük, zayıf ve sıradan kaldı.

Bunda kabahat biraz da Özdemir’e ait...

Boyuna posuna müktesebatına bakmadan “asabi laik adam”ı oynuyor. Asabi adam olabilmek için her yola, her yalana, her türlü düzeysizliğe tamah ediyor.

Bu özelliğini yazdığı şiirlere de yansıtıyor.

Mesela “gelenek” diye bir şey tanımıyor arkadaş.

Fuzuli’den, Baki’den, Şeyh Galib’den nefret ediyor.

Bununla birlikte musîkimizi de tahammülfersa buluyor...

Böyle bir adam işte Özdemir İnce...

Haa, bir de ağzı bozuk... Öyle laflar ediyor, öyle yalanlar söylüyor, öyle bühtanda bulunuyor ki, söyledikleri rahatlıkla kendisine uyarlanabilir.

Küçük bir örnek sunayım: “Bu İslamcı zevat ne yazık ki yalana alışkındır. Cumhuriyetin gerçeklerini yalanla çürütmek isterler. Yalanlarını, saptırmalarını, yanlışların, hiç utanmazları istediğiniz kadar kanıtlayıp yüzlerine vurun, tınmazlar bile ve on dakika sonra aynı yalan ve yanlışları inatla tekrarlamayı sürdürürler.” (Buradaki Türkçe ve dilbilgisi hatası Özdemir İnce marifetidir. İnsanın, “Sen Fuzuli’ye dil uzatacağına, önce Türkçe öğren” diyesi geliyor.)

Peki, Özdemir bu lafları niçin sarf ediyor?

Boşuna değil elbette.

İsterseniz kendisi anlatsın:

26 Temmuz 2020 tarihli Cumhuriyet gazetemizde Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la ilgili bir haber okudum. Bilal Erdoğan katıldığı bir televizyon programında şöyle konuşmuş: “İlkokulda olduğum yılları hatırlıyorum. Çok net bir şekilde alfabemizden dolayı geri kaldığımız bize anlatıldı. O zaman sorgulamamıştım ama sonradan düşününce... O zaman komşumuz Yunanistan niye alfabesini değiştirmemiş? Komşumuz Gürcistan... Hadi Gürcistan’ı çok ileri bir ülke olarak değerlendirmeyelim. Japonya niye alfabesini değiştirmemiş? Çin niye alfabesini değiştirmedi? O zaman insan diyor ki demek ki gelişmenin alfabeyle bir alakası yokmuş” demiş.

Özdemir İnce bu açıklamaya isyan ediyor.

Sadece isyanla kalsa sorun yok.

Küfrediyor.

Kendi sözcükleriyle cevap vereyim o halde:

Bu laikçi zevat ne yazık ki yalana alışkındır. Yalanlarını, saptırmalarını istediğiniz kadar kanıtlayıp yüzlerine vurun, tınmazlar bile.

Mesela, Bilal Erdoğan’ın söylediklerinin neresinde yalan, çarpıtma ve “yanlış” var?

Neresi sakıncalı ya da abartılı?

Var mı yani?

Gelişmenin alfabeyle bir alakası var mı?

Hayır, “En iyi alfabe Latin alfabesidir. Türkçeye de çok uygundur” diyebilirsiniz. Bence de Latin alfabesi Türkçeye son derece uygundur ve geri dönüş bahis mevzuu bile değildir. Bilal Erdoğan’ın da böyle düşündüğünü zannediyorum.

Sırf Bilal Erdoğan söylüyor diye bu çürütmecilik/küfürbazlık da ne oluyor Özdemir?

Oluyor mu yani?

Yakışıyor mu? 

Google+ WhatsApp