Bugün işinizi ya hakkı ile yapın, ya da ömür boyu susun!

Bugün işinizi ya hakkı ile yapın, ya da ömür boyu susun!


Bugün işinizi ya hakkı ile yapın, ya da ömür boyu susun!

 

 

Kiliselerde yapılan nikahta papazın klasik tavsiyesidir..

“Bu evliliğe engel olacak bir şey biliyorsanız, ya şimdi söyleyin.. Ya da ömür boyu susun!”

Aynı şekilde.

Bugün Türkiye genelinde yapılacak seçimlerde, madem ki, anayasa, kanun ve YSK ilkeleri çerçevesinde, her partiden temsilcinin bulunduğu sandık heyeti kontrolünde oylar kullanılacak..

O halde..

Herkes, özellikle de siyasi parti yetkilileri ve temsilcileri..

Görevlerini hakkıyla yapsınlar..

Bugün ferağatta bulunarak, hakkıyla vazifelerini yerine getirsinler..

Hile idi, sahtecilik idi hiçbir şeye fırsat vermedikleri gibi..

Özellikle de..

Maddi hataya dayalı yanlışlıklara da fırsat vermeyecek şekilde işlerini yapsınlar..

Ki..

Yarından itibaren..

Ülke gündemini meşgul edecek, “Seçimde hile” şeklinde tartışmala fırsat vermesinler..

Bugün görevlerini hakkı ile yapsınlar..

Ya da..

Dalga geçeceklerse.. Vazifelerinin başında durmayacaklarsa..

Oylar sayılırken, akşam gidecekleri meyhanenin muhabbetini yapacaklarsa..

Yarından itibaren halkın huzuruna, kafa karıştıracak iddialarla çıkmasınlar..

4 aydır mahalli seçimlerle yattık, mahalli seçimlerle kalktık..

Artık hazırlığımız tamamlanmış olmalı..

Sandık başında kimlik nasıl tespit edilir..

Oy nasıl kullanılır..

Oylar nasıl sayılır..

Nasıl tutanaklara geçirilir..

Parti temsilcileri, gördükleri yanlışlara nasıl itiraz edebilirler..

Tutanak imzalanırken, kabul edilmeyen noktalara nasıl şerh düşülür..

Tutanaklara nasıl itiraz edilir..

Tutanaklar her parti temsilcisine nasıl verilir..

Hepsi ezbere biliniyor olmalı..

Dolayısı ile lütfen..

Parti temsilcileri..

Bugün işini yapın..

ki..

Bugünkü seçimi, günlerce tartışmayalım..

İlçe Seçim Kurulu.. İl Seçim Kurulu.. Yüksek Seçim Kurulu.. 

Hatta sonrasında Anayasa Mahkemesi..

Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemeis’ne gidecek lüzumsuz tartışmalara girmeyelim..

“Kediler trafoya girdi” türünden muhabbetleri ortaya atacak olanlar..

“Seçimde hile yapıldı” marazası çıkartacak olanlar..

Gözlerini dört açsınlar..

Kediler trafoya girerken, görüntülesinler..

“Oy pusulaları çöplükte bulundu” diye haber yapacak olanlar..

Sandıkların başında beklesinler, oy pusulaların sandıklardan çıkarılmasını önlesinler..

“Şu parti az aldı. Bu parti çok aldı. Ama sonuçlarda oynama yapılarak, farklı gösterildi” itirazı yapacak olanlar..

İtirazlarını medyaya değil, önce sandık başkanına, tutanak tutulmadan önce yapsınlar..

Kabul ettiremedilerse..

Sonrasında da..

Aynı itirazlarını İlçe Seçim Kuruluna yapmak üzere, belgelerini hazırlasınlar..

Bunun için de..

Sandık başından ayrılmasınlar.

Her sandıkta, her partinin müşahidi var..

Bu, seçimlerin temel kurallarından..

Lütuf değil..

Önlenmesi mümkün değil..

Önce, partilerin kendi görevlileri sandığa sahip çıkmalı..

Sonra, yanlışlık var ise, itirazlar yapılmalı..

Şehir efsanesi türünden yalanlarla, halkın kafasını karıştırmaya, kimsenin hakkı yok..

Henüz seçim yapılmadan bu yazıyı kaleme alıyorum..

Her seçimde benzer tartışma yapıldığı için..

Şimdiden hatırlatıyorum.

Bu tartışmaların tekrar etmemesi için hatırlatıyorum..

Partilerin müşahitleri, sandığın başından ayrılmasın..

Sorunlu her işleme, usulüne uygun şekilde itiraz etsin..

Kimsenin buna bir diyeceği yok..

Ama, sandık başında uyuyup..

Ertesi günü sokaklara dökülürseniz..

Kendinize de yazık edersiniz, ülkenize de yazık edersiniz..

Hangi çağda yaşıyoruz..

Kim, kafasına göre bir partinin oyunu az yazabilir? Diğerinin oyunu çok yazabilir?

Oylar, kapalı bir odada, hiçbir partinin yetkilisi olmaksızın, sandık başkanı tarafından, kendi başına sayılıyormuş gibi iddialarla, bu ülkenin gündemini meşgul etmeye, kimin hakkı var?

Oylar, o sandıkta oy kullanan sıradan vatandaşların da bulunabileceği ortamda..

Seçime katılan tüm partilerin temsilcilerinin huzurunda sayılır..

İtirazı olan da, itirazını yapar..

Pusula mühürlü idi, mühürsüz idi tartışmalarından kimse medet ummasın.

Çünkü bu itirazlar, her şeyden önce hiçbir partiye mutlak fayda getirmez..

Bu tür tartışmalar, bir ilçede şu parti lehine ise. Diğer ilçede karşı parti lehine neticeyi değiştirebilir..

Önemli olan, seçmenin özgür iradesi ile oy kullanmak istediği adaylara mührü basmasında bir usulsüzlük var mı, yok mu? 

Kullanılan oyun yönü, sonra masabaşı oyunlarla farklı şekilde gösteriliyor mu, gösterilmiyor mu?

Bunun üzerine yoğunlaşalım..

Bunun için de, sandıklardaki parti temsilcilerini uyaralım..

Her partiden temsilciler, bugün akşam oylar sayılırken gerekli titizliği göstersin... Bugün akşam oylar sayılırken kaçamak yapıp, ertesi günü meydanlara çıkıp, “şu oldu-bu oldu” tartışması açmasın..

Şu kadar mükerrer seçmen, bu kadar Suriyeli oy kullanıyor tartışmalarını bir kenara bırakalım..

Artık seçmenler, kimlik no’ları üzerinden oy kullanıyorlar..

Kimlik no’ları ile belirlenen seçmen listesi ise, tüm siyasi partilere 2 ay öncesinden zaten verildi..

O listede olmayan bir kişinin oy kullanması mümkün değil. 

Varsa itirazınız, bugüne kadar yapmalı idiniz.

O listede ismi olanlar yerine, başkaları oy kullanabilir mi?

İşte bu mümkün..

Ama..

Teorik olarak mümkün..

Sandık başında görevli olan farklı partilerin temsilcileri uyanık olurlarsa..

Oy kullanmak üzere sandık başına gelen kişinin kimliği ile oy kullanması gereken seçmenin kimliğini karşılaştırırsanız..

Hileyi de önlersiniz..

Sandık başında kebap yapıp, ertesi gün de, “Şu kadar seçmen yerine, farklı kişi oy kullandı. Parmağı boyama işi, işte bu hile için kaldırıldı” derseniz..

Doğruyu söylemiş olmazsınız..

Kendinizi kandırırsınız..

Seçimler, ülkemize hayırlı olsun..

İnşallah..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp