Bu sapıklara kim dur diyecek?

Bu sapıklara kim dur diyecek?


Bu sapıklara kim dur diyecek?

 

 

22 yaşında ve yüzde elli zihinsel engeli olan bir genç kıza tecavüz eden beş sapığın serbest bırakılması beni derin endişelere sürükledi. Düşünün… Mahallemizde ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşan beş sapık kendini ifade edemeyecek durumda olan engelli bir kızı tuzağa düşürüyor ve onun zayıflığını fırsat bilip istismar ediyor. Hamile kalan genç kızın DNA sonuçları çıkınca beş sapık yakayı ele veriyor. Peki, sonra ne oluyor? Beş kişinin tecavüzüne uğrayan engelli kız koruma altına alınıyor, sapıklar ise sorgulanıp serbest bırakılıyor. Neymiş efendim Sinem bağırmamış, bağırmış olsaymış tecavüz kabul edilebilirmiş. Bağırmadığına göre demek ki Sinem beş sapığa rıza göstermiş… Elimi başıma koyup bu mesnetsiz gerekçeyi anlamaya çalışıyorum fakat böyle bir şeyi ne aklım ne de vicdanım kabul ediyor…

 

Mahkeme Sinem’e bağırıp bağırmadığını, kurtulmak için çaba gösterip göstermediğini sormuş, Sinem bağırmadığını ifade etmiş. Neden bağırmadın denildiğinde ise başını yere eğip bilmiyorum demiş. Mahkeme Sinem’in bağırmadığını ve kurtulmak için çaba göstermediğini dolayısıyla bu olayın cinsel bir saldırı olarak görülemeyeceğine karar verip sapıkları serbest bırakmış. Beynime balyoz gibi inen bu ifadeleri bir türlü anlayamıyorum anlayabileceğimi de zannetmiyorum.

Adalet her insan ve her canlı için elzem bir gereksinimdir. Köşemde hep, nefes alıp veren her ferde yeryüzünde canlılık belirtisi gösteren her varlığa adaletle muamele edilmesi ve her canın haklarının korunması gerektiğini savundum. Fakat ne yazık ki ataerkil bir yapıdan gelen toplumumuzda yaşamın tüm safhalarında erkeklere bir ayrıcalık tanınır, erkek olmak üst bir kimlik olarak değerlendirilir. Mahallemizin teyzeleri amcaları genç bir erkek zinaya meylettiğinde hoşgörü ile karşılar aynı şeyi bir genç kız yaptığında onu yerden yere vurur kötü kadın olarak lanse ederler.

Toplumumuzda iffet ve hayâ sadece kadınlara mahsus bir değer olarak görülüyor. O yüzden bir erkeğin bir kadını mağdur etmesi bırakın sıradan insanları, yanlı ebeveynlerin tezgâhında büyüyen eğitimcileri, hâkimleri savcıları dahi etkiler. Eğer kız çocuklarımıza yakıştırdığımız iffet ve hayâ anlayışını erkek çocuklarımıza da yakıştırmış olsaydık bu gün tecavüzcü, sapıkların sayıları bu kadar artmazdı. Eğer oğullarımızın gönüllerine şefkat ve adalet filizleri ekmiş olsaydık onlar engelli bir genç kıza cinsel bir obje olarak bakmaz, şefkat nazarıyla bakar ve yardımcı olurlardı. Öyle değil mi?

 

milli gazete

Google+ WhatsApp