Bu; nankörlük değil de nedir?

Bu; nankörlük değil de nedir?


Bu; nankörlük değil de nedir?

 

 

Yargı Reformu Strateji Belgesi açıklandı..

İşin kaymağını yiyecek olan baroların açıklamalarına bakıyorum..

İstanbul Barosu, Ankara Barosu, İzmir Barosu..

Hepsi, kendi havalarında..

Sanki yeşil pasaport sözü, avukatlar için değil de.. Başka bir meslek için verilmiş..

KDV indirimi, avukatlar için değil de, doktorlar için verilmiş gibi..

Bugün için tarafların rahatlıkla, avukat olmaksızın  yaptığı kira akitlerinin bazılarına, artık avukatların imzası şartının gelmesi, bu baro üyelerini paraya boğmayacakmış gibi..

Konuya tamamen yabancılarmış gibi..

Tek açıklamaları yok.

Hani genel olarak, günlük gelişmeleri zaten takip etmiyorlardır..

“Abisi, Ramazan’dalar ya.. Mahmurluk çökmüştür üzerlerine” deriz..

Ama bakıyorsunuz..

Yüksek Seçim Kurulu kararı için, günübirlik açıklamalar..

İstanbul’da yenilenecek seçim için, ardı ardına etkinlikler..

Her sandık için bir avukat görevlendirileceğine dair duyurular..

Soyut geçmeyelim.

Her birinden ayrı ayrı vereyim..

İstanbul Barosu’nun sitesinde ana sayfada, ilk 5 haber:

“Sandığa sahip çık”

“Bu bir rezilliktir”

“Demokrasi nöbeti”

“Basın açıklaması”

“3-7 Haziran tarihleri arasında adliyeler arası servis yapılmayacak” 

İlk beş haberden üçü, İstanbul seçimleri ile ilgili..

“Her sandıkta avukat bulundurma”sından, “Demokrasi nöbeti”ne kadar..

Sözde sivil toplum kuruluşları ile yapılan ve YSK kararını hakaretler eşliğinde itibarsızlaştırmak istenildiği “basın açıklaması”na kadar..

Bir tanesi de..

Mini etekli avukat ile ilgili. 

Onda da yine, HSK’ya ve Adalet Bakanlığı’na tehditler var..

Yargı Reformu Strateji Belgesi nerede?

Görmemişler, duymamışlar, bilmiyorlar..

Ankara Barosu’na bakalım..

Onların da ana sayfalarındaki haberler şöyle:

“Minik kardeşlerimize hediyeleri teslim edildi.”

“Türkiye’den ‘LGBTİ+ Kısa Filmler Seçkisi” etkinliği ile ilgili valilik kararına açtıkları davada, homoseksüellerle ilgili verilen karar!

“Halk sağlığı” bahanesi ile, Bülent Şık isimli Tayyip Erdoğan karşıtı birisinin açıklamalarına destek..

“Mini etekli avukata destek.”

“İftar yemeği etkinliği..”

Gördüğünüz gibi, Ankara Barosu’nun ilgilendiği konular da, güncel konular ama..

LGBTİ için açılan dava gibi, avukatların değil, toplumun yüz binde birisi konumundaki homoseksüellerin sorunu ile ilgili. Hükümet karşıtına destek ile ilgili.. Mini etekli avukatla ilgili.

Nerde Yargı Reformu Strateji Belgesi?

Ankara Barosu da görmemiş, duymamış, bilmiyor..

İzmir Barosu’na bakalım..

En militan olanı İzmir..

“Gezi isyanı”nı överek birinci başlığa koymuşlar..

“Gezi hep var olacak” diyerek, devamında da “Doğayı katledenler gidecek”diyerek, meşru hükümete tehditlerini savurmuşlar..

İkinci haberleri, “Mini etekli avukat ile hakim tartışması”na yönelik..

Bir avukata anma etkinliği..

YSK kararına karşı halka açıklama.. 

İstanbul Seçimleri için avukatlara eğitim semineri..

Sizin anlayacağınız, İzmir Barosu’na da, yeşil pasaport uğramamış..

Mevcut avukatlar lehine düzenlemeler görülmemiş..

Yeni avukat olacakları engelleme, onlara zorluk çıkartarak, mevcut avukatların pastadan daha fazla rant devşirmesi, yıllardır baroların söylemi olmasına rağmen..

Şimdi bu yöndeki düzenleme çalışmasına hiç ilgi göstermemişler..

Sadece Barolar Birliği, “Yargı reformu strateji belgesi neler getiriyor” başlığı altında, uzun bir analiz yapmış..

Hatta Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu gördünüz, “Yeşil pasaport sözü” verildiğinde, çılgınca alkışlıyordu.

Şimdi bu tablo karşısında, söyler misiniz?.

Bu baroların yaptıkları, nankörlük değil de nedir?

Onlarca yılın sorunları çözülmek üzere adım atılıyor..

“Görevsizlik kararları verilen kararların % 4’ünü teşkil ediyor. Gereksiz bir oyalanma” deniliyor..

Bu oyalanmayı sona erdirecek adım atılıyor..

Barolar hiç tınlamıyor bile..

Teşekkür ederiz. Gerçekten olumlu bir adım” diyeni bile yok..

Avukatlara daha fazla para kazandıracak türden, yeni alanlar açılıyor.

Şu an iki şirketin rahatça yapabildiği kira akdine, avukat imzası şartı getirilmek isteniyor..

Bu da hali ile..

Avukatlara yeni bir para kazanma aracı oluyor.

Ama siyasete o kadar dalmışlar ki..

O kadar parti taraftarlığına soyunmuşlar ki..

Gözleri hiçbir şey görmüyor..

Ceplerini dolduracak yeniliğe bile, “Biz dahi kendi cebimizi bu kadar düşünemeyiz” bile demiyorlar..

Vergide indirimler geliyor..

“Zaten doğru dürüst vergi vermiyoruz.. Bir de üstüne üstlük, KDV’de indirim mi? Oooo.. Çok güzel” diyeceklerine..

Her şeyi İstanbul seçimlerinin yenilenmesi üzerinden okudukları için, o yeniliği de görmezden geliyorlar..

Hani belediye seçimleri için..

Refah’lı başkanlara, “Bizim suyumuzu getiriyorlar.. Bizim çöpümüzü topluyorlar.. Bizim yollarımızı yapıyorlar.. Bizim hizmetçilerimiz” diyerek tahkiratta bulunuluyordu ya..

Adeta şimdi de baro yönetimleri, “Bize tabii yeşil pasaport verecekler. Vergilerimizi indirecekler. Para kazanma yollarımızı artıracaklar. Ülkeyi yönetenler, bizim hizmetçilerimiz” bakış açısı ile reforma bakıyorlar..

Yıllardır yapılmamış yenilikleri, her gün düşmanlık yaptıkları siyasi iktidar gerçekleştirmek için çaba sarfediyor, “Hay Allah razı olsun” diyeceklerine..

“Siyasi iktidara çakmak için neler bulabiliriz” arayışı ile, küçücük sorunları devasa sorun haline getirmeye devam ediyorlar..

Ben bunların yaptıklarına, “Nankörlük” diyorum..

Siyasi iktidara da çağrıda bulunuyorum..

Nankörlere, fazladan hizmet..

Kendi ayağınıza çelme takmak demektir..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp