Bu millet muhteşem bir millet

Bu millet muhteşem bir millet


Bu millet muhteşem bir millet

 

 

Şahsen seçim sonuçlarını şöyle okuyorum…

Halkımız, siyaset dışı odakların siyasete müdahale etme, dışarıdan gazel atma, sorumluluk almadan yetki kullanma, kısacası toplum mühendisliği yapma hevesinde olanların hevesini kursağında bıraktı… Bu mantıkla oluşturulan Paralel Yapıya ve her türlü teröre, teröriste müthiş bir reddiye çekti…

Siyasetin siyasi aktörler tarafından yapılmasını, bunun dışında bir yapılanmaya asla izin vermeyeceğini açık biçimde gösterdi…

Dışarıdan gelen resmi-gayriresmi yayınlarla telkinleri elinin tersiyle itti…

Algı operasyonlarına, yönlendirici kamuoyu yoklamalarına, dedikodulara, iftiralara ve isnatlara göre değil, somut verilere göre hareket ettiğini, iktidar partisi karşısında “Husumet Cephesi” oluşturulmasını onaylamadığını, itibarsızlaştırma oyunlarına gelmediğini, hükümetin kalkınma hamlelerinden memnun olduğunu bildirdi…

Kimi liberallerden, bir kısım aydınlardan, bir kısım “sanatçı”lardan, bir kısım işadamlarından, bir kısım medyadan ve çeşitli muhalif unsurlardan oluşan “MuarızBlok”a ve herkese, beşeri en büyük gücün kendisi olduğunu ispatladı…

Bazılarını sildi, bazılarına çizik attı, bazılarına bir şans daha verdi, bazılarını ise uyardı…

En belirgin uyarıyı da iktidar partisine yaptı. AK Parti’nin oylarını bir önceki seçime göre yüzde yedi civarında düşürdü. Bunun sebepleri üzerinde elbette durulması gerekiyor. Katkım olması açısından bir hususu hatırlatacağım: AK Partihükümetleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın defalarca uyarısına rağmen eğitim konusuyla kültür konusuna eğilmediler. Okul, öğretmen ve öğrencilerle ilişkileri derslik yapma, atama ve bedava kitap/süt verme seviyesinde kaldı. Hâlbuki bu konularda “devrimci” ve “radikal” bir yaklaşıma ihtiyaç var. Ders kitapları bile ufat-tefek dokunmalar dışında ele alınamadı.

AK Parti hükümetleri teknik yatırımlarda ne kadar başarılı ise, eğitim ve kültür konusunda maalesef o kadar başarısız!

Kimse unutmasın ki, siyaseti ayakta tutan şey yol, köprü, havalimanı, tünel değil, insandır. Osmanlı, “insan” yetiştiren kurumlar ihmalden dolayı yozlaşınca çöküş sürecine girdi. Sovyetler Birliği de aynı sebepten dağıldı.

Ders alınması lâzım…

Bu konuda umut ve teminat yine Sayın Cumhurbaşkanımızdır: Umarım yeni dönemde, “Yeni Türkiye”yi “birinci sınıf devlet” yapacak ve bunu sürdürülebilir kılacak “insan” yetiştirilmesine önayak olur. 

CHP’ye gelince: AK Parti girdiği tüm seçimleri ve referandumları kazanırken, CHP kim bilir kaçıncı başarısızlığına bir imza daha attı…

Hüsranı da beklentisi ölçüsünde büyük oldu: Lideri uzun zaman ortalıkta gözükmedi. Umarım başını ellerinin arasına alıp, neden girdikleri her seçimi, her referandumu kaybettiklerini düşünmüştür. Bunu yapmaz da geçmiş seçimlerden sonraki alışkanlığını devam ettirir, bir takım mazeretlere sığınırsa, geldiğinden beter gider.

“Mazeret” siyasette prim yapmaz! Bu saatten sonra genel başkan ve yönetim kadrosunu değiştirmek de pek bir işe yaramaz. Bunu kaç kez denediler, olmadı.

Zihniyet değiştirecekler: Kesintisiz/rakipsiz 27 sene yönettikleri Türkiye’de, toplum şuurunda yaptıkları tahribattan dolayı milletten uzun bir özür dileyecekler ve taze bir başlangıç yapacaklar…

Tutar mı, tutmaz mı bilemem; fakat bunun dışında bir yol gözükmüyor.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp