Bu haberi sevmedim: NATO mızrağı Türkiye!

Bu haberi sevmedim: NATO mızrağı Türkiye!

Tam bunu söyleyip, yazıyorduk işte… Kaybettikleri için birbirlerini yemiyorlar… Kazanmış olsaydılar da birbirlerini yiyeceklerdi… Ve bunu seçimden bir gün sonraki şu dünyaya körleşerek yapacaklardı… ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin, 11-12 Temmuz’daki NATO (Brüksel) zirvesinin ardından

Bu haberi sevmedim: NATO mızrağı Türkiye!

 

 

Tam bunu söyleyip, yazıyorduk işte...

Kaybettikleri için birbirlerini yemiyorlar...

Kazanmış olsaydılar da birbirlerini yiyeceklerdi...

Ve bunu seçimden bir gün sonraki şu dünyaya körleşerek yapacaklardı...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


***

ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin, 11-12 Temmuz’daki NATO (Brüksel) zirvesinin ardından muhtemelen Helsinki’de buluşacaklar.

İngiltere ve kimi Avrupa ülkeleri, iki liderin ‘yakınlaşmasından’ korkuyor. Tıpkı, Washington’daki o bildik unsurlar gibi.

Anlaşma olursa, ABD’nin Avrupa’daki askerlerini çekeceğinden kaygılılar. Polonya gibi, “gel bizde üs kur, üzerine 2 milyar dolar verelim” diyen ülkelerle NATO dışında ikili bağlar kuracağından endişeliler.

Tam bu sırada AB üyesi 9 ülkenin Lüksemburg’da bir araya gelen savunma bakanları, “Avrupa Müdahale İnisiyatifi” adı altında, kriz durumlarında orduların hızla harekete geçirilmesini öngören savunma işbirliği projesine imza attı. Fransa, Almanya, Belçika, Danimarka, Hollanda, Estonya, İspanya ve Portekiz, dikkat; AB’den boşanmaya çalışan İngiltere!

Eş zamanlı olarak Atlantik ittifakının sinir noktası Almanya’da ilginç olaylar yaşanmaya başladı; önce 21 Haziran’da Norveç kıyılarında gerçekleştirilen tatbikatta Alman firkateyni FGS Sachsen’de patlama oldu. Kayıtlardan, füzenin fırlatıldıktan hemen sonra patladığı anlaşılıyor ki, ‘Alman savaş gemisi kendini vurdu’ manşeti yerindedir.

İki, yeni atanan Almanya Genelkurmay Başkanı başta hava kuvvetleri -ki 128 Eurofighter uçağından ancak 4’ünün hazır olduğu yönünde haberler çıkmıştı- kendi ordusunu yerin dibine soktu. ‘Acınası bir durum’ dedi...

Üç, Almanya Savunma Bakanı da çıkıp -bana göre en akılda tutulası cümlelerdir-, “II. Dünya Savaşı’ndan sonra savunma bütçemiz düştü. Savunma sistemimiz başka ülkelerin çıkarları için kullanılıyor. Cephaneliğimiz boşalıyor”...

Yani ABD-Avrupa arasında 70 yılda kurulan Batı düzeninin seyir defterine Trump’ın ardından ek yaptı! 3 Milyar Euro’nun Türkiye’ye gönderilmesi kararını da aynı mönüye yazabilirsiniz.

***

Putin-Trump görüşmesinin ana gündemi Suriye, Ukrayna olarak duyurulurken, Rusya, Suriye’deki askeri varlığını azaltmaya yönelik süreci hızlandırdığını sayılar vererek (1140 asker ve bir düzine savaş uçağı) dünyaya duyurdu. Seul’den çekildiği gibi ABD de Suriye’den çekilebilir!

Gölgede kaldı ama Amerika’nın PYD/YPG konusunda yardımları daralttığı hatta durdurduğu bilgileri duyuluyor.

Seçimler hakkında şu notu da düşelim; ABD, 24 Haziran sandığının içini gördü! Avrupa ise tamamen savruldu ve ancak işte o dünya savaşı sonra Amerikan politikalarından miras, “demokrasi beslemeli mühimmatla istemediği iktidarı vurma” ve PKK üzerinden kurdu. Arzu eden, ABD’nin anladığı anı Münbiç devriyelerine kadar yaslayabilir. Hatta Süleyman Şah türbesi!..

Devam...

Türkiye... Cumhurbaşkanı Sözcüsü, bu mini iyileşme sinyallerine rağmen Ankara’nın S-400 meselesini kapattığını, füze sisteminin seneye kurulacağını duyurdu. Yine Ankara; iç karışıklıkların meclise yükseldiği, Hindistan gibi ülkelerin petrol ithalini keseceğini duyurduğu, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, “Dünya kupasında cesaretinizi gösterdiniz, aynı cesareti İran sokaklarında da gösterin” kılçıkları attığı günlerde, “İran ile ilişkilerimizi bozacak angajmanlara girmeyeceğini” duyurdu!

Nihayet Cuma günü gerçekten çok ‘temkinli okuma’mız, üfleyerek ele almamız gereken bir gelişme/haber ortaya çıktı!..

TRUMP: ‘NATO’DA GÖRÜŞÜRÜZ”!

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından yurtdışında katılacağı ilk uluslararası toplantı olan NATO zirvesi, Türkiye’nin NATO’daki mevcut sorumluluklarına ek yeni roller için de önem taşıyor”...

“Bunların arasında 2014 Zirvesi’nde karar verilen Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti’nin komutasını 2021’de üstlenmesi geliyor. Bu kuvvet 2002’de oluşturulan ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı NATO Acil Müdahale Birliği’nin ‘Mızrak Ucu’, yani ‘Öncü Kuvveti’ olarak düşünülmüş. Birliğe Türkiye’nin yanı sıra Almanya-Hollanda ortaklığı, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve Polonya birlik tahsis etmiş bulunuyor”...

“NATO’nun en güneydoğusundaki Türkiye, kriz bölgelerine en yakın durumda, Ukrayna, Rusya, İran, Irak ve Suriye ile komşu durumda bir cephe ülkesi. Zaten bu karar Rusya’nın 2014’te Ukrayna’ya müdahalesi, Kırım’ı ilhakı ve Baltık ülkelerinin Rusya’dan artan rahatsızlığı sonrası alınmış”...

“Türkiye’yi çok ilgilendiren bir başka konu da, NATO Hazırlık Girişimi (NRI). Kriz durumunda 30 gün içinde askeri müdahalede kullanılabilecek, 30 muharip tabur, 30 savaş gemisi ve 30 savaş uçağı filosunun bir komuta altında toplanması öngörülüyor. Türkiye dahil üç ülkeden de (İspanya, Polonya) irtibat karargâhı tahsisi bekleniyor”. (‘Türkiye’ye yeni NATO görevleri’, 29/06, M. Yetkin, Hürriyet.)

Haberin tamamı bu değil. Karadeniz, karargah temiz mi, vs.’de var. Belki, Yetkin’in dış politika kavrayışı ve kaynakları üzerinden de haber okunabilir ama ben bu haberi sevmedim.

Nihayet, tüm bu gelişmelerin menzile erişip erişmeyeceği önemli değil. ‘Flood’ önemli...

İnce, Kılıçdaroğlu, Akşener, Karamollaoğlu, Demirtaş şu an ne işlerle ilgileniyorlar bir düşünün. O zaman ‘kazansalardı’ neler olacaktı Türkiye’de/Türkiye’ye anlarsınız...

 

Nedret Ersanel/Yeni Şafak

Google+ WhatsApp