Bre utanmazlar, 2003’te 23 Nisan’ı boykot eden siz değil misiniz?

Bre utanmazlar, 2003’te 23 Nisan’ı boykot eden siz değil misiniz?


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Olmaz.. Olamaz.. TBMM’de 23 Nisan’ın 100. yıldönümünü. ne pahasına olursa olsun, genel başkan seviyesinde gideceğiz ve kutlayacağız” diyor.

Sağlıkçılar uyarıyor.

Siyasiler hatırlatıyor..

Nafile..

“Yapmayın. Sağlığınızı tehlikeye atmayın.. Bu virüs çok tehlikeli.. Salgını atlattıktan sonra.. Bugünden itibaren bir ay, bilemediniz iki ay sonra.. Hep birlikte, 100. yılı kutlarız.. Yeter ki, sağ kalalım.. Sağlıklı kalalım” ikazları, en yetkili ağızlardan yapılıyor..

CHP’li Kemal Bey tutturmuş, gidiyor.. 

Kimseyi dinlemiyor..

“Sadece milletvekillerinin katılması yetmez. 70 yaşımızı aşmış da olsak.. Partilerin genel başkanları da, mutlaka bu toplantıya katılmalı..  Sağlık açısından riskli de olsa.. Ölümüne de olsa, ben 23 Nisan’da Meclis’teyim” diyor..

“Bir ay sonra olmaz.. İki ay sonra olmaz.. Tam da 23 Nisan günü olacak.. Ne bir gün sonra.. Ne bir gün önce.. Bu ertelenemez, ötelenemez, ihmal edilemez, sağlık sebepleri ile dahi geciktirilemez bir önemli görev” diyor..

Demeye getiriyor.. 

Şimdi siz gelin de..

2003 yılını hatırlamayın..

2003 yılında, CHP’lilerin, TBMM’nin 83. kuruluş yıldönümü davetini boykot ettiğini hatırlamayın.. Hatırlatmayın..

Ne olmuştu 2003’te?

Şu olmuştu.. 

3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti tek başına iktidara gelmiş..

Başbakanlık koltuğuna önce Abdullah Gül, ardından ara seçimle Tayyip Erdoğan oturmuş.. 

TBMM Başkanlığına, Bülent Arınç seçilmişti.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Necdet Sezer oturuyor ama..

Hem Başbakan, hem de TBMM Başkanı’nın eşi başörtülü idi..

Yasama ve yürütmenin başlarının eşleri başörtülü ama..

 Üniversitelerde başörtü yasak..

Memuriyette başörtü yasak..

Böyle bir ortamda..

AK Parti’nin iktidarda olduğu ilk 23 Nisan kutlanacak..

23 Nisan tarihi, Millet Meclisi’nin kuruluş yıldönümü olduğu için..

TBMM Başkanlığı koltuğunda oturan kişi daha da bir önem kazanıyor..

Onun için de..

23 Nisan kutlamalarında.. O günün akşamında verilecek davetlerde ev sahibi olan TBMM Başkanı’nın kendisinin kimliği kadar, eşinin kimliği, kıyafeti de çok önemli.

Öyle ki..

Laikçi azgın azınlık..

Gerçekleri bir türlü kabullenemiyorlar..

Demokrasi diye bir put yapmışlar.. 

Onun kuralları çerçevesinde, AK Parti iktidara gelmiş. Bülent Arınç da, TBMM Başkanı seçilmiş..

Ellerinden bir şey gelmemiş..

Arınç’ı TBMM Başkanı seçtirmemenin bir yolunu bulamamışlar..

Denemişler, “Bakın sizin içinizde Vecdi Gönül gibi bir saygın kişi var.. Onu TBMM Başkanı seçin” demişler..

Vecdi Gönül’ü çok sevdikleri için mi?

Yoo..

O tarihte eşi başı açık diye.. 

Vecdi Gönül’ü TBMM Başkanı seçtiremediler..

El mecbur, Bülent Arınç’ın başkanlığında 23 Nisan kutlamaları yapılacak da..

Ne yapmalı, ne yapmalı.. 

Mutlaka bir maraza yine de çıkartılmalı..

CHP; bu..

Kriz çıkartmadan durur mu?

Düşündüler, tartıştılar..

Maraza çıkartılacak yeri buldular..

Başörtü üniversitelerde yasak olduğuna göre.. TBMM Başkanı’nın eşinin katılacağı bir TBMM kutlaması, kabul edilemez.. Onun için de, 23 Nisan kutlaması için verilecek davette, “TBMM Başkanı ve eşi” ifadesi olmamalı idi..

Yıllardır davetiyelere, “TBMM başkanı ve eşi” denilmiş..

OIsun..

Bu sene TBMM Başkanı’nın eşi, başörtülü olduğuna göre, artık onlarca yıldır gelenek haline gelen eski kural da kaldırılmalı..

Ne yapılmalı?

Davetiyelere, sadece “TBMM Başkanı” imzası olmalı.. “Eşi” ifadesi olmamalı..

CHP bu kavgayı çıkarttı..

Ama davetiyeler basılmış dağıtılmıştı..

O zaman, ne yapılmalı?

TBMM Başkanı’nın eşinin de davette bulunma, misafirleri karşılama ihtimaline binaen, “kutlamaya katılmama kararı” verilmeli..

Ve bu çerçevede, 23 Nisan sebebi ile TBMM Başkanı’nın verdiği daveti boykot ettiler..

CHP milletvekilleri, 23 Nisan kutlamasına, 2003 yılında, bu boykot sebebi ile katılmadılar.

Hatırlatalım.. 

“Balyoz mu, o ne ki? Sarıkız mı? Öyle bir şey yok.. Ne darbesi, bunların hepsi FETÖ’nün uydurması.. ABD’nin, kahraman subaylarımıza kurduğu tasfiye tuzağı” diyenlere hatırlatayım.

O tarihteki Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları da.. TBMM Başkanı’nın eşinin başörtülü olması.. Ve başörtülü eşin de, davette misafirleri karşılama ihtimali olduğu için.. 

O tarihteki Genelkurmay Başkanı ile birlikte kuvvet komutanları da, milli iradenin temsil edildiği TBMM’yi boykot ediyorlar..

Hem de 23 Nisan’ın yıldönümünde bu boykotu yapıyorlar..

CHP ile birlikte.. Üst düzey komutanlar da boykot kararı veriyorlar ve TBMM Başkanı’nın, 23 Nisan 1920’nin 83. yıldönümü resepsiyonuna katılmıyorlar..

Bugünlerde CHP’ye destek vererek, “Salgın malgın bizi engelleyemez.. 23 Nisan’ın 100. yılını ölümüne kutlamalıyız.. Zaten AK Parti, bu bayramları kutlamamak için bahane arıyordu” diye yazan çizen ahlaksızların..

2003 yılındaki boykot ile ilgili teşvik edici yazılarını aktarsam..

Bu adamları tükürük yağmuruna tutarsınız.. Ama biz yine..

Şu Ramazan arefesinde..

Saldırıları sabır ile karşılayalım..

Onlar ne kadar ilkesiz, ne kadar ikircikli tavır takınsalar da..

Biz onlara, yumuşak sözlerle hitap edelim..

Ya sabır.. Ya sabır.. Ya sabır..

Not:

Dünkü yazımda, cemaatle namaz kılmanın, bireysel olarak namaz kılmaktan 40 derece efdal olduğu cümlemi düzeltiyorum: Doğrusu, 27 derece (bazı rivayetlerde 25 derece) olmalı idi..

Google+ WhatsApp