Bize ‘medenî dünya’ diye sunulan ’modern barbarlar’a bir bakar mısınız?

Bize ‘medenî dünya’ diye sunulan ’modern barbarlar’a bir bakar mısınız?


Bize ‘medenî dünya’ diye sunulan ’modern barbarlar’a bir bakar mısınız?

 

 

Batı Avrupa şehirlerinden birinde, bir binanın kapısına ‘… Devleti’  tabelâsı asıp, devlet kurduğunu düşünen ve görüşlerini azımsanmayacak kitlelere de aktaran ünlü bir ‘rahmetli’, 30 yıl öncelerdeki bir tlf. görüşmesi sırasında,  Burası senin zannettiğin gibi değil.. Tam bir hürriyet var..‘ dediğinde, ‘fakir’ mütekabilen, Aman efendim, onlar özgürlükçü olduklarını göstermek için, sosyal bünyelerinde sizlere de bir çeşni olarak yer verirler; ama, sosyal yapılarını zorlayacak duruma geldiğiniz korkusuna kapıldıklarında,  değişiverirler.’ demiştim.

O dünyaya hiç gitmemiştim.. Sonra gittim-gördüm ve uzuuun yıllar oralarda kaldım da.. O dünya, tam da düşündüğüm gibiydi. Bu, tabiî idi de.. Nitekim, kendi sosyal bünyelerinin  tehdit altında olduğu vehmine kapılınca, en faşist tedbirleri almakta gecikmediler.. Bugün o dünyada olan, budur.

Hele de 11 Eylûl 2001 günü, B. Amerika’da, 3 500 kadar sivil insanın ölümüyle neticelenen korkunç saldırılardan sonra, o saldırıların, hemen, Müslümanların ve İslâm’ın üzerineatılıp, bütün dünyada, bir korkudan da öte, bir paranoia halinde, bir ‘İslam korkusu/ İslamofobia’  oluşturmak için kullanıldığını, sözün başında değinilen ‘rahmetli’ görseydi, o dünyanın ‘çok özgürlükçü bir dünya’ olduğunu yine söyler miydi?

***

Bize 100-150 yıldır ‘medenî’ diye yutturulmaya çalışılan o dünyadaki şu son barbarlıklara bir bakar mısınız?

Hele de B. Amerika’da Trump’ın İslam ve Müslüman düşmanlığı söylemleriyle siyasette sivrilip seçilmesinden sonra, o ‘çok medenî’ ülkelerin hem de en üst sorumluları ve -sözde- entellektuelleri, daha bir sınır tanımaz azgınlıklara giriftar oldular, barbarlaştılar.

Almanya, Hollanda ve Avusturya zâten iyice zıvanadan çıktılar.

Danimarka’da bir kadın Bakan, Müslümanların oruç tutmalarının‘medenî Danimarka toplumunda olumsuzluklar sergileyebileceği’  korkusuyla saçmalıyor.

Hollanda’nın Utrech şehrinde bir mescidin önünde domuz kızartması - çevirmesidüzeneği kurmaya kalkıştılar son olarak.. Belçika’da, Deurne şehrinde de ‘Ramazan Şenliği’ diyerek, aynı sahneyi sergilemişler..

Fransa’da  Müslüman ve Hristiyanların kutsallarına saldırmayı iş edinmiş bir dergi, son sayısında, örtülü Müslüman hanımlarla, örtülerinden dolayı alay eden karikatürler yayınlıyor.

***

‘Le Point(Nokta) isimli dergi, kapaktan verdiği Tayyib Erdoğan fotoğrafının yanına  ‘Le Dictateur’ yazmış.. Hemen altında da,‘Nereye kadar gidecek?’  diye sormuş..

Prof. İhsan Süreyya Sırmahocamız bu soruya karşı dün verdiği fransızca cevapta, ‘ İnşaallah, Erdoğan, Allah’ın bütün insanlar için yarattığı bu dünyada yaşama hakkının sadece sizin anladığınız şekilde olmadığını anlayacağınız zamana kadar.. ’ diyordu, özetle.. (Yazının tamamı için:  ‘islamtarihi.info’)

Emperial- kefere dünyasının yeni ‘Soğuk Savaş’ında düşman: İslâm!

Zulüm olduğu müddetçe cihad da olacaktır ve cihad oldukça da biz varız!

***

NOT:Cumartesi günkü yazımın sonunda, ‘aday adayı’ olup da listelere giremiyenlerden bazılarının, daha önce hayranı olduklarını söyledikleri liderleri hakkında nasıl yakışıksız laflar ettiklerine dair  bir örnekten sözetmiştim.

Mehmed Metinerkardeşim, ‘o ifadeleri kullananın kim olduğunu keşke yazsaydın da, listeye giremiyen herkes zann altında kalmasaydı’  hatırlatmasında bulundu. Ancak, orada değinilen, bir kişi değil, bir zihniyet idi. Yarası olanlar da gocunabilirler. Ama, Metiner gibi kardeşler, listelerde yer almadıklarını görünce asla kırgınlık duymadıklarını, çalışmalarını aynı heyecanla sürdüreceklerini gayet net olarak açıkladılar; normal olan da budur. 

 

star

Google+ WhatsApp