Bizdeki binlerce hainden, ABD’de bir tane bile çıkmadı!

Bizdeki binlerce hainden, ABD’de bir tane bile çıkmadı!


Bizdeki binlerce hainden, ABD’de bir tane bile çıkmadı!

 

 

Tayyip Erdoğan gerçekten çok yalnız!

Zaman zaman dillendirildi.. Gerçeği söylemek gerekirse, benim dahi bu söyleme karşı çıktığım oldu..

“Tayyip Erdoğan’ın katıldığı toplantılarda bakanlar belirleniyor, bürokratlar belirleniyor.. Erdoğan’ın katılımı ile yönetim belirlendiği halde, ‘Erdoğan yalnız’ nasıl diyebiliriz ki?” dedim..

Ama gerçek de karşımızda duruyor işte..

İki örnek vereceğim..

Birbirleri ile kıyaslama yapacağım..

Brunson isimli ABD vatandaşı bir papaz,Türkiye’de açılan bir soruşturma sonucunda 2016 yılı Aralık ayında tutuklandı..

O tarihe kadar kimse Rahip Brunson’ı tanımıyordu..

Doğrusunu söylemek gerekirse, atfedilen suçlamalar da, Türkiye’deki binlerce kişiye yapılan suçlamaların benzeri idi.. Binlerce kişi, benzer suçlama ile muhatap olmuş, 1 veya 2 yıl cezaevinde yattıktan sonra çıkıyordu..

Ama Türkiye’de yaşayıp ABD’nin avukatlığını yapan ahlaksızlar, önce “Elin papazını niye tutukluyorsunuz ki?” diye sahneye çıktılar..

Sonrasında da Tayyip Erdoğan’ın bazı açıklamalarını istismar ederek bakın nasıl algı oluşturdular..

Türkiye’yi bir sömürge ülkesi gibi gören ve içimizdeki hainlerin de desteği ile ABD vatandaşı Brunson’ın tahliyesini isteyenlerin, “Haydi, haydi.. Serbest bırakın” diye baskı yaptığı tarihlerde idi..

Tayyip Erdoğan, kendisinden bir şeyler istenildiğinde, muhatabın sahtekarlığını yüzüne vurmak için, hatırlatma yapmıştı. Tarih, 28 Eylül 2017:

“400 dönüm arazi Amerika onlara tahsis etmiş, orada beraber ‘Dünyada 160 ülkeyi buradan idare ediyoruz’ diyorlar. Ama Amerika’nın bir sesi çıkıyor mu? Çıkmıyor. Defaatle görüşmemize rağmen, 85 koli dosyayı bunlara göndermemize rağmen ses çıkıyor mu? Çıkmıyor. Burada ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Birileri bizi bir yerlerden idare etmeye çalışıyor. Birileri bizi bir yerlerden bölmeye, parçalamaya çalışıyor. Fakat bu milleti de bu ülkeyi de bölemeyecekler, parçalayamayacaklar.”

ABD’nin sahtekarlığını hatırlattıktan sonra, içimizdeki birçok hainin çarpıttığı o cümleyi söylüyor:

“Ondan sonra kalkıyorlar ‘Filanca papazı bize verin.’ Bir papaz da sizde var siz de onu bize verin. ‘Sen onu karıştırma.’ Ne demek, sizde yargı var bizde yok mu?”

Böyle bir lidere sahip olduğu için, solcusu ile sağcısı ile herkesin “Allah’ımıza şükürler olsun” demesi gerekir iken..

Fitneciler bu cümleyi alıp..

“Sizdeki papazı bize verin”i unutturup..

Erdoğan’ın 11 Ocak 2018’deki bir başka açıklamasını tahrif ederek sürekli tekrarladılar..

O konuşmasında ne diyordu Tayyip Erdoğan?

Aynen şöyle diyordu:

“Amerika teröristi vermiyor, bahaneler uyduruyor. O zaman sen de bizden hiçbir teröristi alamazsın. Bu fakir bu görevde olduğu sürece teröristi alamazsın. Çünkü Müslüman bir delikten, yılan deliğinden bir defa sokulur. İkinci defa hayır.”

Brunson tartışmaları sırasında bu cümle sarfedilmiş olabilir..

Ama direkt “Brunson” denilmiyor..

“Bizden herhangi bir teröristi istersen” deniyor ki..

Bilenler bilir, çoğunlukla El Kaide, DAEŞ vesair örgüt mensupları ABD tarafından Türkiye’den istenir. Kimi zaman onları başka işlerde kullanmak için, kimi zaman gariban insanları yıldırmak için..

“İşte o kişileri bizden alamazsın” diye hatırlatma yapıyor Erdoğan.

Sonrasında..

Tutuklanmasının yaklaşık iki yıl sonrasında, Rahip Brunson mahkeme tarafından tahliye ediliyor..

Bizdeki ABD sevdalıları bir sevindirik, bir sevindirik oluyorlar ki.

Açıktan “Brunson’ın tahliyesini sevcindik” deseler, bu millet onları tükürüğü ile boğacak. Onun için, “Erdoğan ‘Vermem’ dediği teröristi verdi, biz haklı çıktık”diye sevinmiş görüntüsü verdiler..

Son bir yıl içinde, CHP eski milletvekili, yeni milletvekili, CHP sempatizanı gazetecisi, akademisyeni, yüzlerce kişiden şu sözleri duyduk: “Hani rahip Brunson’ı vermeyecektik.. Tükürdüğümüzü yalattılar.”

Erdoğan’ın, “Brunson’ı 30 sene vermeyeceğiz. Ömrü cezaevinde geçecek”diye bir sözü yok..

Brunson’ı gayrı hukuki baskılarla istediklerinde, “Madem öyle, siz de bize Pensilvanyadaki papazı verin” diyen bir lidere..

Başka bir konuşmasında da, “Pensilvanya’daki teröristi vermiyorsanız, biz de bundan sonra, hiçbir teröristi size vermeyiz” diyen bir lidere, sabahtan akşama kadar küfrettiler..

İtibarsızlaştırmaya çalıştılar..

Geldik benzer bir yargısal süreçte, bir Türk vatandaşının ABD’de tutuklanmasına..

Mehmet Hakan Atilla, 27 Mart 2017’de New York’ta gözaltına alınıp tutuklandı..

Rahip Brunson üzerinden Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya çalışan bizdeki solcular, sözümona ABD karşıtları dahil, herkes “İşte ABD’nin gücü.. Kim olduğuna bakmadan, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı olduğuna bakmadan, bir Türk vatandaşını tutukladı. Artık Hakan Atilla’nın ömrü, cezaevinde geçecek. Çünkü istenilen ceza 100 yıldan başlıyor” dediler..

Hakan Atilla, artık Türkiye’yi sadece rüyasında görecek, cezaevi dışına ömrü boyunca çıkamayacaktı.

Hatta sadece cezaevine girmekle iş bitmeyecek, Halkbank’a da 15-20 milyar dolar para cezası verilecek, Türkiye bile iflasa sürüklenecekti..

Sonra ne oldu?

Hakan Atilla’yı suçlayanlar bile, mahkemede, “Bizden bir menfaat temin etmedi” dediler.. 

Tayyip Erdoğan’ın, bir kamu bankasına nasıl dürüst bir genel müdür yardımcısı atadığını, düşmanları bile kabullendi..

Sonra ne oldu?

“Hakan Atilla’yı, artık kimse cezaevinden çıkaramaz” denilirken, Hakan Atilla, 3 gün önce cezaevinden çıktı..

Şimdi Türkiye’ye dönecek..

Bu durumda bir bakalım..

Türkiye’de Erdoğan’ı itibarsızlaştırmak için, “Hani rahibi bırakmayacaktın?.. Ne oldu? Ne oldu?” diye nanik yapanlar gibi..

“Tükürdüğümüzü yalattılar” diyerek, ahlaksızca bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na laf saydıran yüzlerce içimizdeki hainin birkaç tanesi de, ABD içinden çıksın..

Bir tanesi desin ki, “Hani? Hani Hakan Atilla 100 yıl hapis yatacaktı.. Ne oldu? Adamı bıraktık.. Hani 15 milyar dolar ceza kesecektik?.. Ne oldu? Türkiye bize tükürdüğümüzü yalattı. Erdoğan, ABD’ye tükürdüğünü yalattı” desin..

Bir tane örnek yok..

Onun için diyorum..

Tayyip Erdoğan yalnız..

Haksız mıyım?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp