Bir sosyal medya yalanı nelere gebedir?

Bir sosyal medya yalanı nelere gebedir?

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi İhsan Elhan kendisine sosyal medyadan gelen bir fotoğrafın peşine düşüp insanların dolaşıma soktuğu bazı bilgilerin nasıl kurgulandığını ortaya çıkaran titiz bir çalışma yapmış. İşte İhsan Elhan'ın kendi ağzından yaptığı çalışmanın detayları...

Bir sosyal medya yalanı nelere gebedir?

 

 

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi İhsan Elhan kendisine sosyal medyadan gelen bir fotoğrafın peşine düşüp insanların dolaşıma soktuğu bazı bilgilerin nasıl kurgulandığını ortaya çıkaran  titiz bir çalışma yapmış.

İşte İhsan Elhan'ın kendi ağzından yaptığı çalışmanın detayları...

Herşey üyesi olduğum bir Whatsapp grubunda bir arkadaşın gönderdiği bir fotoğraf ile başladı.

Fotoğraftaki mesajı okudum. Okudum ama birşey dikkatimi çekti. Bu hikaye batılı bir kalemin hikayesi gibi durmuyordu. Kullandığı imgeler, içerdiği duygusallık. Sanki tanıdığımız bildiğimiz birileri bunu bir propaganda metni olarak yazmıştı.

Ortada 3 tabur yaralı Türk askeri vardı, Halep'te bir hastanede tedavi görüyorlardı. İsmi kulağa Amerikalı gibi gelen bir bayan hemşire vardı (resimden öyle anlaşılıyor). Bu hemşire Halep Hatıralarım ismiyle bir kitap yazmıştı. Barbar Araplar hem Müslüman Türk’lerin yattığı hastaneyi basmış, hem de hastanede yatan yaralı ve çaresiz Türk askerlerini tekbirlerle süngüden geçirmişlerdi.

Vay barbarlar, vay hainler. Zaten bizi arkadan vurmuşlardı (Hemen aklınıza bu klişeler geliyor tabii).
Yüksek insani duygulara sahip batılı hemşire ise bu vahşet karşısında bir anne şefkatiyle iki damla gözyaşını içine akıtarak önce bu dayanılmaz hadisenin vuku bulduğu mekandan uzaklaşmış, sonra da günlerce bu kahraman askerlerin arkasından ağlamıştı.

Hatta cesaretleri kendisini öylesine etkilemişti ki ön yargılarından dolayı utanmıştı bile. Haza fazilet ve vicdan timsali bir koruyucu melek. Sanki askerlerin annesi. Türklerin faziletini o bile teslim ve tescil 
etmiş (Bizi batılılar bile tescil ediyor klişesi ile elinde süngü ve tekbirlerle ağzından tükürükler saçarak yaralı Türk askerini doğrayan irticacı Arap klişesini de atlamayalım bu arada).

Hikaye fazla kurgusal kokuyordu ve fazlaca tesadüfler bir araya gelmişti. Açıkçası bir Anglo-Sakson yazar için biraz fazlaca vıcık vıcıktı. Yazarın kim olduğunu merak ettim ve kitabı aslından okuyabilmek için araştırmaya başladım.

SQUIRES KİMDİ VE KİTABIN ADI NEYDİ?

Önce www.kitapyurdu.com  üzerinde W.H.T. Squires'in Türkçe'de "Halep Hatıralarım" adında bir kitabı yayınlanmış mı onu aradım. Yoktu.

Ardından www.amazon.com üzerinde Squires ve Aleppo Memoirs kelimeleri ile arama yaptım, kitap burada da çıkmadı.

Sonra dünyanın en geniş kütüphanelerinden birisi bünyesinde 48 milyon kitap, 58 milyon el yazması ve çok sayıda çeşitli malzeme içeren ABD Kongre kütüphanesidir, derleme kütüphanesi olarak yayınlanan her kitaptan koleksiyonuna alır, orada arama yapayım dedim. www.loc.gov  adresinde Squires ve Aleppo Memoirs kelimeleriyle tarama yaptım.

Allah Allah buradan da çıkmamıştı.

Sağ olsun ekşi sözlük imdadıma yetişti ve kitabın kendisine olmasa bile kitaba ait bir referansa giden ilk ipucunu bana verdi.

https://eksisozluk.com/w-h-t-squires--5521249  adresindeki makale Squires'in kadın değil erkek olduğuna dair rivayetlerden bahsediyor ve farklı bir hikaye anlatıyordu. Ancak burada da kitabın adından bahsedilmiyordu. Okurken ekşi sözlük makalesinin içerisinde bir referans buldum. Referans Tosun Saral isimli bir yazarın Düşünce ve Tarih Dergisinin Şubat 2017 sayısında yayınlanan "Kudüs'ü Nasıl Kaybettik" başlıklı bir makalesine ve onun Academia sitesi üzerinden PDF kopyasına bağlantı veriyordu. (http://www.academia.edu/31866612/Kud%C3%BCs_Nas%C4%B1l_Kaybedildi._How_We_Lost_Jerus alem_)

Dergi makalesinde geçen çok metin şöyle idi: 1921 yılında Kudüs'e giden Amerikalı Dr. W.H.T. Squires hatıratında Amerikan Hastanesinde Türk yaralı askerlere bakan bir Katolik hemşirenin Türklerin şehri terk ettiğini duyunca Türk yaralılara tedaviyi bırakarak göz yaşları içerisinde Tanrısına şükür duası ettiğini yazmaktadır.

HİKAYEDEKİ DEĞİŞİM

Tüm hikaye birdenbire değişip olay Halep'ten Kudüs' gidivermişti.
Hikayede Dr. W.H.T. Squires hemşire değil erkek bir doktor olmuş ve hikayede onun yanı sıra bir katolik hemşire peydahlanmıştı.

Ancak en önemlisi makalenin derginin 42. sayfasında yer alan bu paragrafında hikayenin kaynağı olarak 10 numaralı bir dipnota referans vardı.
Dipnotu inceleyince bir kitap referansı buldum: "The Egyptian Expeditionary Force in World War I: A History of the British-Led Campaigns in Egypt, Palestine and Syria (Nov 9, 2010 by Michael J. Mortlock)".

Yani İngiliz'lerin 1. Dünya Savaşında yürüttüğü Mısır, Filistin ve Suriye seferini anlatan bir kitap.

Ancak W.H.T. Squires'in Halep Hatıralarım adlı kitabına hala ulaşamamıştım.

Mortlock'un kitabını doğru isimle Amazon'da aratınca kolayca buldum. Kitap ilk olarak 1933 yılında yayınlanmıştı. Yazarın oğlunun adı da babası ile aynı olup bir üniversitede arşivci olarak çalışmaktaydı. Oğul Michael J. Mortlock babasının kitabını 2010 yılında tekrar yayınlatmış ve hatta e-kitap versiyonunu da ürettirmişti. Kitabı 10 USD karşılığı e-kitap olarak hemen aldım ve bilgisayarımdaki Amazon Kindle Reader e-kitap yazılımına indirip okumaya başladım.

Bu e-kitabı tarayınca Squires'in adının 5 yerde geçtiğini farkettim. Kitabın referanslar kısmını taratınca Squires'in kitabının adını ise tam olarak buldum:

Peregrine Papers: A Tale of Travel in the Orient, William Henry Tappey Squires, 1923 Baskısı ve 204 sayfa

KİTABIN GERÇEK ADI BULUNMUŞTU

Kitabı tam ismiyle kongre kütüphanesinde aratınca kaydını buldum.
(https://catalog.loc.gov/vwebv/search?searchCode=LCCN&searchArg=23010503&searchType=1&per malink=y)

Sonra adı geçen yazarın tüm kitaplarını Kongre Kütüphanesinde tarattım, Halep Hatıralarım adlı başkaca bir kitabı yoktu.
Yazarın Tüm Eserleri:
(https://catalog.loc.gov/vwebv/search?searchType=7&searchId=7916&maxResultsPerPage=25&recCo unt=25&recPointer=0&resultPointer=1&)

Yazar, adından da farkedeceğiniz gibi bayan bir hemşire değil erkek bir doktordu: William Henry Tappey Squires

Yani Squires bayan bir hemşire değil Virginia’lı gezgin ve misyoner bir doktordu.
Kitabın adı da "Halep Hatıralarım" değil "Seyahat Yazıları - Doğuda Bir Seyyahat Hikayesi" idi. Sonra kitabı tam ismiyle Amazon.com üzerinde arattım ve buldum. (https://www.amazon.com/Peregrine-Papers-Tale-Travel-Orient/dp/B01N00BKKQ)

Evet, 1923 yılında yayınlanmış kitabı Amazon üzerinde bulmuştum. Birkaç eski kitap satıcısı kitabın 1923 yılı baskısını uygun fiyata satmakta idi. 9 Mayıs 2018 tarihinde 20 USD karşılığı kitabı satın aldım ve sipariş ettim. Kitap 18 Mayıs 2018 tarihinde elime geldi. Heyecanla açtım ve baştan sona taradım. İngilizcesi bu metinlere yetmeyen okuyucular için ilgili bölümlerin tercümesini de ekledim
Yazarın 1. Dünya Savaşı sırasında ve Kudüs'ün düşmesi sonrasında kaleme alıp 1923 yılında yayınladığı bu kitapta çok ama çok ibretlik ifadeler buldum. Okuduklarım bu günümüze ve hatta şu anda içinde yaşadığımız olaylara o kadar hitap ediyor ki inanamazsınız.

Toplam 90 USD harcadım. W.H.T. Squires'in 1923'te basılmış kitabını fiziksel olarak getirttim. Mortlock'un kitabını Amazon'dan E-Kitap olarak satın aldım. Yine çoğu aynı yıllarda basılmış 300'e yakın kitabı da aylığı 10 USD olan bir sisteme abone olarak taranmış PDF olarak indirdim. Daha doğrusu sistemde bizi ilgilendiren o kadar ilginç kitaba rastladım ki, rastlamışken indirip bir kenara atayım dedim.

Misyonerlik, Malta Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri, Kudüs, İngiliz Casusu Lawrence, Siyonizm’in tarihi ve Filistin'deki faaliyetleri, 1. Dünya Savaşı ve Türkiye hakkında 1800'lerin sonu ve 1900'lü yılların başında çok azı da yakın tarihte yayınlanmış 300'e yakın kitabı nasıl göz ardı edebilirdim (Bilgi için not: Osmanlı’nın son yıllarında (1800-1918) batıda yazılan kitaplarda ülkemizden Osmanlı İmparatorluğu olarak değil genellikle Türkiye olarak bahsediliyor.)

Squires'in kitabını merkeze alarak adı dikkatimi çeken 2-3 kitaptan daha hızlı tarama ile sayfa seçerek okuma yaptım. İngilizcesi olmayan vatandaşlarımız için tercümelerini de ekleyerek bir yazı hazırladım. 300 kitabın arasından İngiliz ordusunda Allenby'nin Filistin ve Kudüs seferinde yer almış Yüzbaşı Vivian Gilbert'in hikayeleştirdiği "Allenby ile Kudüs'e Son Haçlı Seferinin Maceraları - The Romance of the Last Crusade - With Allenby to Jerusalem" kitabı ile Mortlock’un 1. Dünya Savaşında Britanya İmparatorluğu’nun Mısır, Filistin ve Suriye Seferleri’ni anlattığı kitabından birkaç görüntü aldım.
Birinci Dünya Savaşı’nın özellikle Osmanlı İmparatorluğu’na karşı olma ve İslam’ın geriletilmesi boyutu ile bir haçlı seferi olarak görüldüğünü hayretle gözlemledim.

Batılı misyoner teşkilatlarının, YMCA gibi Amerikan Hristiyan gençlik kuruluşlarının o zamanlarda Birinci Dünya Savaşını, Hristiyanlığın beşiği Kudüs’ün kurtarılması ve Batının başına bela olan İslam’ın geriletilmesi boyutu ile nasıl bir Haçlı Seferi olarak gördüklerini ve propagandasını yapmış olduklarını farkettim.

Yine bu yılın Nisan ayı içerisinde Abu Dhabi kitap fuarında dolaşırken DAEŞ üzerinden dünyada üretilen “İslam Terör Dinidir” algısı ve İslamofobi ile kitap yayınlayarak mücadele için Emirlikler tarafından kurdurulan bir teşkilatın standına uğramıştım. Stand görevlileri ile sohbet ederken DAEŞ’in İslam imajına büyük zarar verdiğini, bu maskenin nasıl olup da gölgelerden ortaya çıktığını, maskenin arkasında kimlerin olduğunu ve bunları gizlice kimin desteklediğini merak ettiğimi söyledim. Stand görevlilerinden birisi, “Ben İçişleri Bakanlığındanım, Size şunu söyleyebilirim: “DAEŞ is a business enterprise” demişti. Yani, müşterisi olan bir iş girişimi, bu işten para kazanan ve bunlara para ödeyenler var. Bunlara iş verenlerin hedefleri nedir henüz bilmiyoruz ama bir gün öğreniriz inşallah.

Ayrıca bu kadar okumadan sonra Squires’e atfedilerek Türkiye’de dolaşıma sokulan Türkçe mesajın Kudüs’e son saldırılar bağlamında İslam Dünyasını içinden bölerek saldırganların amaçlarına hizmet edeceğini düşünüyorum.

 

 

Google+ WhatsApp