Bir masaldı

Bir masaldı


Bir masaldı

 

 

Bir varmış bir yokmuş… Yoksullar mahallesinde büyüyen bir genç çocukluğundan beri zengin olmanın hayallerini kurar ve kendini olmak istediği yerde görüp avunmaya çalışırmış. Varsılların yaşam dünyalarını anlayabilmek için vaktinin çoğunu internet başında geçirir ve derin derin iç geçirirmiş.

Ekranlarda boy gösteren şarkıcı ve artistlerin şaşalı yaşamları ve lüks harcamaları yoksul gencin kafasını allak bullak eder ve bu durum onu türlü türlü arayışlara sürüklermiş. Gel zaman git zaman derken genç bir restorantta bulaşıkçı olarak işe başlamış. Fakat ait olmadığı bir ortama katıldığını düşünüp işine bir türlü odaklanamamış.

Yoksul mahallenin genci, bulaşıkçı olarak çalışırken duyguları ile bu mazbut yaşantısı arasında hiçbir bağ kuramamaktan şikâyet etmeye başlamış ve hayalimdeki hayata nasıl ulaşabilirim diye düşünmeye devam etmiş. Bir akşam vakti işinden evine giderken hayallerinde bir gün önce izlediği şarkıcı gencin lüks hayatı belirivermiş. Sonra bütün cesaretini toplamış ve “benim neyim eksik, sesim pek iyi değil ama birkaç şarkı patlatır vururum paranın dibine” diye düşünüp çıkmış yola. Bütün kapıları bir bir aralamış ve nihayet “hayallerime ulaşıyorum” adlı bir kaset çıkarmış ve barlarda şarkı söylemeye başlamış. Fakat evdeki hesap çarşıdakine uymamış ve genç hayallerindeki hayata bir türlü ulaşamamış. Ne yapayım nasıl bir yol bulayım diye düşünürken zihninde hiç olmadık bir düşünce belirmiş. Sonsuz bir sahra ve hayali bir çiftlik ve hayalleri satın alınmış onlarca insan… İnsanların doğal ürünlere ulaşabilmek için fahiş paralar harcadıklarını gören genç, oluşturduğu hayali çiftlik için yalancı vaatler verip karşılığında para toplamaya başlamış. Bir deli bir kuyuya taş atar da ardından bin kişi koşar misali hayali çiftlik o kadar rağbet görmüş ki toplaman paralar fahiş boyutlara ulaşınca yoksul genç hayalleri satın alınmış insanlardan çarptığı paraları almış ve ortadan kayboluvermiş. Masalın sonunda yoksul genç hayallerine ulaşmasına ulaşmış fakat yüreğine çarpan beddua seslerini duyamayacak kadar duyarsızlaşmış. Ve masal burada sona ermiş.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp