BİR KADINA EN ÇOK YAKIŞAN MESLEK; ANNELİKTİR

BİR KADINA EN ÇOK YAKIŞAN MESLEK; ANNELİKTİR


BİR KADINA EN ÇOK YAKIŞAN MESLEK; ANNELİKTİR

 

 

Hayatımda en çok zorlandığım fakat tarifsiz duygular yaşayabildiğim ve bir kadına en çok yakıştığını düşündüğüm meslek; hiç şüphesiz anneliktir.

Anne olmak bir meslek değildir elbette ama bana ne iş yaptığımı sorduklarında her seferinde annelik ve vahiy talebeliği yaptığımı söylerim. Çünkü bana göre her iki iş de yoğun bir çaba gerektiren, maddi çıkarların gözetilmediği, dünyanın en önemli ve kutsal meşguliyetleridir.

Dünyayı daha iyi yönde değiştirebilmenin en önemli etkenlerinden birisi; vahiyle inşa olabilmiş hayatlar kurabilmek ve vahiyle inşa olmaya çalışanlar eliyle yeni nesiller yetiştirebilmektir.

İnsanda Allah’ın emeğini göremeyenler insanı çok kolay ziyan ederler. Vahiy insana bu gerçeği hatırlatarak insanın en güzel kıvamda (ahseni takvim) (95/tin:4) yaratıldığını bildirir. Külli iradesinden, aklından cüzi boyutlarda insana bahşeden Allah, bir annenin evladına ilgisinden çok daha fazla insanla ilgilenmekte ve insana şah damarından daha yakın (50/kaf:16) olduğunu belirtmektedir. Bu hakikatin bilincinde olan İmran’ın karısı Hanne, bu nedenle cinsiyetinden habersiz olduğu karnındaki evladını hiç düşünmeden Allah’a adayabilmişti.

Hani İmran’ın kadını demişti ki: ‘’Rabbim! Karnımdaki çocuğu, (her tür iç ve dış ayartmalardan) özgür olarak sana adadım: Benden kabul buyur! Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.

Fakat çocuğu doğurunca dedi ki: ‘’Rabbim! Onu kız doğurdum – Allah onun ne doğurduğunu ve erkeğin kız gibi olamayacağını pekala biliyordu -; ve adını Meryem koydum: imdi ben onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum!’’

Bunun üzerine Rabbi onu memnuniyetle kabul etti; dahası onu bir çiçek gibi yetiştirdi. 3/Al-i İmran:35,36,37

Hanne erkek çocuklarının mabede kabul edildiği bir toplumda kız çocuğu doğurduğu için burukluk yaşamıştı, fakat Allah’ın bu samimi adayıştaki planı bambaşkaydı. Allah’ın planı, mabette çiçek gibi yetiştirilen Meryem’den, babasız dünyaya gelen Hz. İsa’yı Risalet ile görevlendirmek ve erkek egemen toplum içinde bir peygamberi annesine atfederek göstermekti.

Günümüzde uydurulmuş dinin içinde kadına eksik rol biçenler, kadını aşağılayanlar bir annenin eliyle ve eğitimiyle peygamber yetişebileceğini göremeyenlerdir. İnsanı Rab ismiyle eğiten Allah’ın eğitim ilkesinin temelinde merhamet ve sevgi bulunmaktadır. Allah’ın özel merhametini simgeleyen rahim  vasfından sadece annelere lütfedilmiştir. Modern dünyada annelik ihmal edildikçe, kadının en öncelikli işleri arasından çekilip alındıkça, sevgisiz ve merhametsiz bir dünyayla karşılaşmamız kaçınılmaz olmuştur.

Dünyaya göz aydınlığı olabilecek, insanı insan yapan merhamete dayalı nesillerin varlığı, Hanne gibi Allah’a adayan, Meryem gibi adanan fedakar annelerin bulunduğu toplumlar eliyle inşa edilebilecektir.

Unutmamalıdır ki; bir toplumdaki en önemli görev çocukların ahlaki eğitimidir. Bunun için annelik el üstünde tutulmalı ve sadece yılda bir gün hatırlanarak değil, her gün, her zaman anneliğin kıymeti bilinerek modern dünyanın kadınlarına kaybettikleri bu kutsal görevin önemini yeniden hatırlatmalıyız, vesselam.

 

 

hilal haber

Google+ WhatsApp